Alman arkeolog Schmidt için Şanlıurfa'da 'Anı evi'

Ali LEYLAK- Ömer ŞULUL/ŞANLIURFA, ()- ŞANLIURFA'da yer alan ve dünya çapında bilinen en eski anıtsal tapınak olan Göbeklitepe'nin kazı başlatıcısı olan ve 20 yıl boyunca kazıları yürüterek bölgenin UNESCO Dünya Mirası listesine girmesini...

Alman arkeolog Schmidt için Şanlıurfa'da 'Anı evi'

Ali LEYLAK- Ömer ŞULUL/ŞANLIURFA, ()- ŞANLIURFA'da yer alan ve dünya çapında bilinen en eski anıtsal tapınak olan Göbeklitepe'nin kazı başlatıcısı olan ve 20 yıl boyunca kazıları yürüterek bölgenin UNESCO Dünya Mirası listesine girmesini...

23 Eylül 2018 Pazar 11:26
Alman arkeolog Schmidt için Şanlıurfa'da 'Anı evi'

Ali LEYLAK- Ömer ŞULUL/ŞANLIURFA, ()- ŞANLIURFA'da yer alan ve dünya çapında bilinen en eski anıtsal tapınak olan Göbeklitepe'nin kazı başlatıcısı olan ve 20 yıl boyunca kazıları yürüterek bölgenin UNESCO Dünya Mirası listesine girmesini sağlayan Alman arkeolog Klaus Schmidt’in anısını, eşi Çiğdem Schmidt yaşatıyor. Çiğdem Schmidt, eşinin ve kazı ekibinin konakladığı yöresel mimariyle yapılmış taş konağı, 'Anı evi'ne dönüştürdü.
Tarihin başlangıç noktası olarak nitelendirilen Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'de 15 mega anıtsal tapınak ile 200'den fazla dikili taşın gün yüzüne çıkması için 20 yıldır bölgede kazı çalışması yürütüp, 2014 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Alman arkeolog Klaus Schmidt’in 1994-2014 yılları arasında Şanlıurfa'da kullandığı yöresel beyaz taş mimarili evi, eşi Çiğdem Köksal Schmidt tarafından 'Anı evi' olarak hazırlandı.
200 yıllık geçmişi olan Urfa'nın eski mimarisi ile yapılan taş evin 20 yıl boyunca Göbeklitepe kazı ve araştırma çalışmalarının merkezi olduğunu belirten Çiğdem Schmidt, 1994 yılında eşi Klaus Schmidt’in kazı ekibinin konaklaması için bu evi satın aldığını söyledi. Eşinin Şanlıurfa hayranı olduğunu, hayatının en önemli yıllarını bu topraklarda geçirdiğini anlatan Çiğdem Schmidt, her yıl olduğu gibi kazı dönemlerinde Almanya’dan Türkiye’ye geldiklerini ancak bu yıl uzun süren bir çalışmanın ardından konakladıkları evde Klaus’un hatıralarını yaşatmak ve onu anlamak için anı evinin kapılarını ziyaretçilere açtığını belirtti.
Geleneksel Urfa taş mimarisinin izlerinin taşındığı avlulu konak evinin kapılarını ziyaretçilere açtığını belirten Çiğdem Schmidt, Göbeklitepe’yi anlamak isteyen herkesin bu evi ziyaret edebileceğini ifade ederek şunları söyledi:
"1994 yılında Göbeklitepe’deki kazı çalışmaları için çoğunluğu Almanya’dan olmak üzere kalabalık bir ekip olarak Şanlıurfa’ya gelmiştik. O dönemler bölgede uzun konaklayacağımız için 5 yıldızlı bir otelde konaklama imkanımız varken bizler, kazı ekibine uygun olan bu evi görüp Klaus Schmidt burayı satın aldıktan sonra ekip olarak burada kaldık. Oldukça güzel zamanlar geçirdik. Çok uzun yıllar bu evi kazı evi olarak kullandık. 20 yıl boyunca kazı alanında ve bu evde çekilen fotoğraflardan oluşan bir sergi açıp avluyu bu fotoğraflarla süsledik. Eşim Klaus Schmidt’in hayatı ve Göbeklitepe kazı çalışmalarını anlatan resim ve enstalasyonları bu evde sergilemeye başladım. Göbeklitepe'nin UNESCO'ya girmesi için mücadele veren Schmidt'in hatırasını yaşatmak onu anlamak için böyle bir projeyi hayattı geçirdim. Artık herkes bu anı evini ziyaret edebilecek. Her gün 10.00 ile 18.00 arası Anı Evi'nin kapısı açık olacak. Ben burada olmasam dahi bu sergi sürekli gezilebilecek. Burası Urfa'nın çok karakteristik eski taş evlerinden biri. Büyük bir avlusu var. Avlu içinde fotoğraf ve resim sergisi gezilebilir. Fotoğraf sergisinde 3 farklı tema var. Biri eşim Klaus'un çocukluğu. Arkeoloji eğitiminden Göbekli Tepe'ye gelen yolunu anlatıyor. Bir diğeri Göbekli Tepe kazı çalışmalarından fotoğrafların olduğu bölüm. Bir de evin kendi hikayesine ait bir kaç fotoğraf olacak. Bu ev 20'nci yüzyılın başlarında hastane olarak kullanılmış. O zamandan elimize ulaşan bazı görseller var."
UNESCO 'DÜNYA MİRAS LİSTESİNDE
Şanlıurfa'nın merkez Haliliye ilçesinin, kent merkezine 18 kilometre mesafedeki Örencik Mahallesi yakınlarında bulunan ve ilk kez 1963'te İstanbul ve Chicago üniversitelerinden araştırmacıların yüzey çalışmaları sırasında fark edilen ören yerindeki kazılar yıllardır devam ediyor. Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesince 1995'ten beri ortaklaşa yürütülen çalışmalarda, Neolitik döneme ait boyları 3-6 metre, ağırlıkları da 40-60 ton olan, yabani hayvan figürlü 'T' biçimli dikili taşlar bulundu.Kazılarda aynı zamanda, 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli dünyanın en eski tapınak kalıntıları ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli gibi çeşitli tarihi eserler de gün yüzüne çıkarıldı. Göbeklitepe, yaklaşık 6 yıl önce UNESCO Dünya Miras geçici listesine, 1 Temmuz 2018'de düzenlenen 42'nci Dünya Miras Komitesi Toplantısı'nda ise Dünya Miras listesine alındı.

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner428

User-agent: * Allow: / Disallow: /?ref= Disallow: /?q= Disallow: /?arama= Disallow: /*?ref= Disallow: /advertorial/* Disallow: /bakim.php Disallow: /?utm_source= Disallow: /*page/* Disallow: /*sayfa/* Disallow: /?p=* Disallow: /?p* Disallow: /ara?s=* Disallow: /index.php?page=* Disallow: /?id=* Sitemap: http://www.gazeterize.com/sitemap_index.xml Sitemap: http://www.gazeterize.com/sitemap_news.xml Sitemap: http://www.gazeterize.com/yandex_news.xml