Oyuncaklarını geri dönüşümle tasarladılar, 1 bavula 10 oyun sığdırdılar

Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencisi gençler, bir dönem boyunca aldıkları "Oyun ve Oyuncak Tasarımı" dersi ile plastik bardaklardan, mandallardan, kağıtlardan oyun ve oyuncaklar üretti. Teoriyle pratiği bir araya getiren öğretmen adayları,...

Oyuncaklarını geri dönüşümle tasarladılar, 1 bavula 10 oyun sığdırdılar

Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencisi gençler, bir dönem boyunca aldıkları "Oyun ve Oyuncak Tasarımı" dersi ile plastik bardaklardan, mandallardan, kağıtlardan oyun ve oyuncaklar üretti. Teoriyle pratiği bir araya getiren öğretmen adayları,...

09 Mayıs 2018 Çarşamba 09:57
Oyuncaklarını geri dönüşümle tasarladılar, 1 bavula 10 oyun sığdırdılar
Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencisi gençler, bir dönem boyunca aldıkları "Oyun ve Oyuncak Tasarımı" dersi ile plastik bardaklardan, mandallardan, kağıtlardan oyun ve oyuncaklar üretti. Teoriyle pratiği bir araya getiren öğretmen adayları, "1 Bavul 10 Oyun 100 Lego" adını verdikleri projeleriyle ürettikleri eserleri sergiledi.

İstanbul Kültür Üniversitesi'nde eğitim gören 100’e yakın öğrencinin ürettiği oyun ve oyuncakların sergilendiği etkinlikte projenin ayrıntıları ve dersin amacı hakkında bilgi veren İKÜ Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Toran, "Oyun ve Oyuncak Tasarımı dersi, Türkiye’de yalnızca İstanbul Kültür Üniversitesi’nde veriliyor. Biz, okul öncesi öğretmenlerini yetiştirirken temel derdimiz sadece öğretmenlik yapmaları değil aynı zamanda öğretim sürecinin araçlarını da geliştirebilecek şekilde rol almalarını da sağlamak" diye konuştu.

OYUNCAK SEÇİMİ KONUSUNDA BİREYSEL FARKLILIKLARA DİKKAT

Oyuncakların çocuğun gelişimine uygun olması gerektiğine dikkat çeken Dr. Toran, farklı yaştaki çocuklara benzer oyuncakların verilmesinin doğru olmadığını belirtti. Oyuncak seçimi konusunda bireysel farklılıkların önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Toran, "Öğrencilerimizin çocukların bireysel farklılıklarının bilincinde olarak ona uygun oyuncaklar ve oyun üretmelerini istiyoruz" dedi. 

"STAJ YAPTIKLARI OKULLARDA ÜRETTİKLERİ OYUNCAKLARI ÇOCUKLARA SUNUYORLAR"

Öğretmen adaylarının staj yaptıkları okullarda bu oyuncakların büyük bir bölümünü çocuklara sunduğunu dile gtiren Dr. Toran, "Öğrenciler sergiledikleri, bavullarına doldurdukları oyuncakların neredeyse hepsini uyguladılar. Bu oyuncaklar, Türkiye'nin hemen hemen her yerinde uygulanabilecek yeterlilikteler" dedi.

"GELENEKSEL OYUNCAKLARDAN KOPMAMAK LAZIM" 

Öğretmen adaylarının "dijital doğanlar" adı verilen gruba eğitim vereceğini söyleyen İKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Hacıfazlıoğlu, "Yaşadığımız bazı ikilemler var. Ütopyalar yaratalım derken bazen karşı ütopyalarla karşılaşabiliyoruz. Dijital oyunlar, kodlama, robotik hepsi çok önemli ama belli bir noktada geleneksel oyunlarımızdan da ödün vermemiz gerekiyor. Bu oyunlarla beraber biz istedik ki öğrencilerimizin öğretmen adayı olarak yaratıcılıklarını destekleyelim ve adaylarımız kuramla uygulamayı bu ders kapsamında birleştirebilsinler. Bu dersle geleneksel oyunlarla beraber öğrencilerin materyal geliştirmesini, kendi oyununu kendisinin üretmesini istedik. Bu kapsamda öğretmen adayımız Türkiye'nin herhangi bir yerinde göreve gittiği zaman kendi başına, sınırlı imkanları da olsa oyuncak tasarlayabilecek. Bu dersle beraber öğrencilerimizde bu farkındalığın oluştuğuna inanıyoruz" dedi.

"YAPARAK, YAŞAYARAK ÖĞRENİYORLAR"

Çocukların yaparak, yaşayarak öğrenmek istediklerini söyleyen erken çocukluk dönemi eğitimcisi Prof. Dr. Belma Tuğrul, "Oyunun doğasında da zaten bu var. Aslında bu dersin özü de öğretmen adaylarına yaparak, yaşayarak öğretmek. Öğrenciler hazır materyalleri kullanmanın ötesinde kendi geliştirebilecekleri materyalleri de kullanıyor. Örneğin bir bardaktan, kağıttan, mandaldan, legodan eğitsel fırsatlar yaratmaya çalışıyor. Aslında yokluktan varlık çıkarmaya çalışıyor. Proje kapsamında herkesin bir bavulu var ve her birinin içlerinde 10 tane oyun var. Burada yüz öğrenci olduğunu düşünürsek onlarca oyundan söz etmek mümkün. Dersi bütünsel olarak incelediğimizde ise öğretmen adayı kendisini geliştiriyor. Mezun olmuş ama dezavantajlı koşulda yaşayan meslektaşına bir kaynak yaratıyor. Aynı zamanda burada yaptığımız materyalleri, İstanbul içerisinde de dezavantajlı okullarla paylaşabildik. Çünkü öğrencilerimiz uygulamalara gidiyorlar ve bu materyalleri kullanıyorlar. Sürekli kendini zenginleştiren bir döngü var" diye konuştu.

(FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.