Ana Sayfa        Turizm
Vali turizmi değerlendirdi.
“Merhaba Karadeniz” adlı radyo programına konuk olan Artvin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu, Artvin'in turizmini değerlendirdi.
18 Agustos 2010, Çarşamba  16:21 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yapımcılığını Özgül Kömürcü, sunuculuğunu ise  Seza Turgut’un yaptığı radyo programına telefonla bağlanan Vali Yemlihalıoğlu, son dönemlerde insanların deniz, kum ve güneş yerine doğa turizmini tercih etmeye başladıklarını söyledi.
 
Bir çok doğal güzelliği içinde barındıran Artvin’i, doğa turizmi ile ön plana çıkarmak istediklerini belirten Vali Yemlihalıoğlu; “Karadeniz dendiğinde akla doğa turizmi geliyor. Bu manada Artvin olarak bizim yoğun çalışmalarımız var. Artık insanlar deniz, kum, güneş turizmi yerine, doğa turizmini tercih etmeye başladı. Geçen hafta Rize ilinde Sayın Bakanlarımızın katılımlıyla turizmle ilgili toplantı yaptık.  Bu toplantıya Artvin ilimizde dahil edilmişti. Karadeniz bölgesinde doğa turizminin en büyük parçası olacak yayla turizmi konusunda bir atılım yaptık. Doğu Karadeniz’i düşündüğümüzde Artvin’de yaylaların sayısı oldukça fazladır. Artvin yıllardır yayla kültürünü yoğun olarak yaşamış bir kentimiz. Şöyle bir örnek vereyim. İlimizde boğa güreşleri yapılır ancak, bizim boğa güreşlerinde kan ve vahşet görüntüleri olmaz.  Bu boğa güreşleri yayla yaşamının doğal bir parçasıdır. Artvin, yaylasıyla olsun, doğasıyla olsun, bünyesinde barındırdığı 3 tane milli parkıyla, tabiat koruma alanlarıyla, UNESCO tarafından koruma altına alınan 503 bölgeden biri olan Macahel vadisiyle gezilip görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Dolayısıyla Artvin’i herkesin görmesi lazım diye düşünüyorum” dedi.
 
Küresel ısınmadan en az etkilenen bölgelerin başında Artvin’in geldiğini de söyleyen Vali Yemlihalıoğlu,” Küresel ısınmanın yaşandığı bir dünyadayız şu anda. Artvin’de coğrafyadan kaynaklanan, bitki örtüsünden kaynaklanan, yükseltisinden kaynaklanan, toprağından ve suyundan kaynaklanan bir ferah yaşam var. Belki de küresel ısınmadan en az etkilenen bölge Artvin’dir. 2010 yılının ilk 6 ayında ilimize gelen yabancı turist sayısı 100 bini geçti. Yerli turist sayımız ise 140 binlere ulaştı. Bu rakamları geçen yıla oranladığımızda ilimizi ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayınında gözle görülür bir artış var.’’ dedi.
 
Son zamanlarda doğa turizminin başta Türkiye’de olmak üzere dünyada en revaçta olan turizm haline geldiğini de ifade eden Vali  Yemlihalıoğlu,” Turizmde deniz, kum ve güneşin muhakkak büyük bir pay sahibi olduğunu ancak, son dönemlerde doğa turizmi,  artık ülkemizde olsun, dünyada olsun turizmde en revaçta olan turizm haline geldi. Artvin olarak bizim en büyük sermayemiz doğamız. Buradaki insanımız yakın bir gelecekte doğa turizminden ekmek yiyecek hale gelecek. Sokaktaki çocuğumuz buna inanmaya başladığı an iş bitmiş demektir. Doğamızı korumamız lazım çünkü elimizdeki tek sermaye doğa. Doğamızı bozduğumuz takdirde insanları buraya getirme şansımız yok. Bu manada il özel idaresi olarak, valilik olarak çalışmalarımız var. Zaten bizim yayla kültürümüz çok eskiye dayanır. Osmanlı dönemine gittiğimizde Batum şehir, yaylası Artvin imiş. Artvin’in yayla kültürü çok eskilere gidiyor. Artvin’in % 51’i yayla. Mimari yapılarımız ahşaptır. İlimizde yaklaşık 200 yıllık ahşap yayla evlerimiz var. Örneğin Macahel bölgemizde 150 yıllık ahşap yapılmış camimiz var. Yani ahşap mimari kültürü ilimizde var.”
 
İl genelinde ev pansiyonculuğunu geliştirmek için Valilik olarak özellikle ev hanımlarına yönelik kurslar açtıklarını da belirten Vali Yemlihalıoğlu, “İlimizde 130 kişiye sertifikalı ev pansiyonculuğu belgesi verdik. Ev pansiyonculuğunu çok önemsiyoruz. İlimizde 5 yıldızlı otelleri yapma şansımızı yok. İlçelerimizde, köylerimizde ev pansiyonculuğunu önemsiyor ve kurslar açıyoruz. Bu kursları yöre halkı çok önemsiyor. Bundan sonrada bu kursları daha da artıracağız” dedi.


Haberin Kaynağı "Gazete Rize "

Diyarbakır Çınar Lisesi ve Çınar Anadolu Lisesi öğrencilerinden Rize Belediye Başkan Vekili İrfan Kandil'e ziyaret.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Rize ziyaretinin 2. gününde yaylaları gezdi.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS