Ana Sayfa        Eğitim
Paralar geri ödensin
KTÜ Vakfı'nın öğrencilerden bağış adı altında zorla aldığı etkinlik ücretine KTÜ Öğrenci Kolektifi öğrencileri tepki gösterdi.
03 Eylul 2010, Salı  08:42 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KTÜ Vakfı’nın öğrencilerden bağış adı altında zorla aldığı etkinlik ücretine KTÜ Öğrenci Kolektifi öğrencileri tepki gösterdi.
 
TGC’de açıklama yapan Zübeyde Makar, bağışın zorla alındığının tespitini güçleştirmek için ortada belge bırakmak istemeyen yönetim parayı elden alma yoluna gitmektedir. Bu daha büyük suçtur. Kayıp paralar iade edilmelidir” dedi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörlüğü’nün öğrencilerden KTÜ Vakfı aracılığıyla topladığı ‘etkinlik ücretine’ öğrencilerden bir kez daha tepki geldi. KTÜ Öğrenci Kolektifi üyesi öğrenciler, toplanan paraların nereye harcandığının tam bir muamma olduğunu ifade ederken, "Bağışın zorla alındığının tespitini güçleştirmek için ortada belge bırakmak istemeyen yönetim; önceki yıllarda banka aracılığıyla aldığı zorunlu bağışları bu yıl yeni öğrencilerden kayıt sırasında elden alma yoluna gitmiştir" dedi.
Konuyla ilgili Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde (TGC) basın toplantısı düzenleyen grup öğrenci adına konuşan Zübeyde Makar, "KTÜ´ye kayıt için birinci işlem vezne; 100 TL’dir. Her yeni dönem başında bizlerden alınan bu zorunlu bağışların üniversitemizdeki adı "etkinlik ücreti"dir.
 
Üniversitemize yeni kayıt yaptıran arkadaşlarımızdan 100 TL, eski öğrencilerden 25 TL tutarında alınan bu paraların nereye ve nasıl kullanıldığı ise tam bir muammadır. Üniversite yönetiminin "etkinliklere harcıyoruz" dediği paralar hakkında geçen dönem Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından atanan bir müfettiş soruşturma açmıştır. Soruşturma yürüten müfettişinin tespiti şöyledir: "5072 sayılı dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları kanununa aykırı olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret ve bağış alamayacakları" hükmüne rağmen KTÜ Vakfı zorla bağış toplamaktadır.
 
Bu tespitten sonra; REKTÖR Prof. Dr. İbrahim Özen, Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, Prof. Dr. Necati Tüysüz, Prof. Dr. Hikmet Karaçam ve Prof. Dr. Kamil Yazıcı´nın yargılanması için YÖK´ten izin istenirken, Vakıf yöneticileri Hasan Melek ile Tayfun Sezeroğlu hakkında ise savcılığa suç duyurusu yapılması istenmiştir" dedi.
Makar, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Miktarı 8 trilyona ulaşan bu paraların nereye harcadıklarını açıkça söyleme cesaretinden yoksun olan üniversite yönetimi bizleri susturmak için tarafımıza defalarca soruşturmalar açtı, bizleri cezalarla yıldırmaya çalıştı. Ancak artık yapılan vurgunun pis kokuları KTÜ´den taşmıştır. Sürekli gündemde tutarak açığa çıkardığımız bu rezalet artık saklanamaz olmuştur. Bağışın zorla alındığının tespitini güçleştirmek için ortada belge bırakmak istemeyen yönetim; önceki yıllarda banka aracılığıyla aldığı zorunlu bağışları bu yıl yeni öğrencilerden kayıt sırasında elden alma yoluna gitmiştir. Kesilen ücret karşılığı hiç bir öğrenciye makbuz verilmezken bankalarda da KTÜ Vakfına ait hesaplar boşaltılmıştır. Aldıkları her 100 TL karşılığı öğrencilere bir bardak soğuk su niyetine çanta veren üniversite yönetimi sahtekârlığın daniskasını yapmaktadır. Yıllardır kayıt paralarına karşı yürüttüğümüz fiili ve hukuki mücadeleyi, vakıflar genel müdürlüğünce açılan soruşturmaları görmezden gelerek, fütursuzca bu uygulamaya devam eden KTÜ yönetimi yapmış olduğu bu hukuk dışı davranışa biran önce son vermeli, şimdiye kadar üniversitelilerden usulsüzce topladığı "kayıt" paralarını iade etmeli ve vakıf hesabından yapılan harcamaları kalem kalem kamuoyuna duyurmalıdır."


Haberin Kaynağı " "

Milli Eğitim Bakanlığı, başlayan eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı ile FATİH Projesi'ni de bugün hayata geçiriyor.
Rizeli işadamı Adnan Oflu, Rize Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Yılmaz'ı makamında ziyaret etti.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Çod dogru bir söz sayın müftüm,ama projede hoş fakat,bu noktaya nasıl getirilmelidir bu tıplum ,bu mevzuya azda olsa bir katkım olsun,fikir açması,fikir yönlenmesi açısından bu toplumda,bu günki camilerin sorunlarını bir ele alsak-nasıl olur-bırakın sahil camisini neden her mahalledeki camide olması gereken bir konu,her camide uygulanmalı -sorunu sizde gördügünüze inanıyor nedir bu kangiran sorunlar,camilerde,--1--mevcut imamlar,işini layıkıyla yapanı tenzih ederek,bazıları beden egitimi hocası gibi ,vakti saati gelince insanları idman ettirip sonra hadi herkes yoluna sonrası işte meydan işte insanlar--bu millet müslümanlıgı-islamiyeti sadece günde2,5 saatlik olarak biliyor,nedir bu 5 vakit namac,hepimizi içine alıyorum yarası olan gocusun,camiden içeri adım attıkmı herşey islama uygun olunmaya çalışılır camiden dışarı adım atınca- yaptıgımız -yaşadıgımız- ne 4 kitaba nede ilahi bir dine uygundur-herkes dogruyu bulabilecek bilgi ,birikintisinde dolu olmalı-hangi çagdayız-ilim ayaklar altında dökülüyor bilmedim,raslamadım deme lüksümüz yok,bir silkilenim bakalım-ve gerçek degerler önünde bi süzüleleim, bu noktadan bakınca sayın müftüm bir vatandaş olarak önce cami sorunlularının yani imamların yeterli olduguna inanmıyorumbazılarını konu dışına bırakarak,-imamların ciddi-egitime ihtiyaçları var-bu egitimden sonra -dogrudur vakitmamazları sonrası neederler-nemi ederler-kazda olsa kimisi şeytani işlerlede ugraşıyor-nemi yok içerlerimde-mütait-otogaleri-emlakçı-market manav-bizim imamlarala sadece bu konuda iftihar edilir ilim mesleklerinde deilde 2 ci işlerinde çok başarıdırlar,gelelim konuya sahilcamisi örne gi olabilir ama çok zor her camide belirli vakitler aralıgında sohbet-muhaabbet-bunu ortaya sunan imam yeterli olmalı
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS