Ana Sayfa        Ekonomi
Yüce sektörü değerlendirdi
Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce organik üretimden çayın heyelana etkisine iklimden çaykotik köpeklere değerlendirme yaptı.
27 Eylul 2010, Pazartesi  15:14 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, Türkiye´nin bulunduğu enlemin getirdiği iklimsel avantajlar nedeniyle, bugüne kadar çayda toprak veya bitki zararlısına, herhangi bir bitki hastalığına rast gelmediklerini söyledi.
Yüce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rize denince akla çay geldiğini belirterek, ´´Çay, Doğu Karadeniz Bölgesinde Rize dışında Artvin, Trabzon ve Giresun illerinde 400 kilometrelik kıyı şeridinde üretiliyor. Çay yetişen alanlar sahilden 30 kilometre kadar derinliğe, 800 metre de yüksekliğe çıkabiliyor´´ dedi. 
    
Çay hasadının 767 bin dekar alanda yapıldığını ve 1 milyondan fazla insanı ilgilendirdiğini vurgulayan Yüce, ´´ÇAYKUR´un dışında sektörde 200 civarında özel sektör firması da faaliyet gösteriyor. ÇAYKUR ise 51 fabrika ve araştırma enstitüsü ile hizmet veriyor. Sektörde yüzde 60 civarında yaş çay alımı ve kuru çay satışında payımız bulunuyor´´ diye konuştu. 
    
Rize´nin belki de dünyada nadir olan bir şekilde tarım alanlarının tamamına yakınında tek bir ürünün yetiştiği il konumunda olduğunu, bu şekilde başka bir ili dünyada duymadığını anlatan Yüce, kentteki tarım alanlarının yüzde 95´e yakın kısmında yaş çay yetiştirildiğini, geri kalan tarım topraklarında ise kivi, fındık, kara lahana gibi ürünler yetiştirildiğini söyledi. 
    
Dünya genelinde 3 milyon 80 bin ton kuru çay üretildiğini, çayın sudan sonra en fazla içilen içecek konumunda olduğunu ifade eden Yüce, Türkiye´de ise yılda kişi başına ortalama 3 kilogram civarında çay tüketimi olduğunu, bunun 2 kilogram civarındaki kısmının da ÇAYKUR tarafından karşılandığını anlattı.
    
     -TÜRKİYE´DEKİ İKLİMİN ÇAY ÜRETİMİNE GETİRDİĞİ AVANTAJLAR- 
Genel Müdür Yüce, çay yetişen ülkelerin genellikle 27 derece güney enlemi üzerinde Ekvator kuşağında bulunduklarını, ancak Türkiye´nin çay yetişen ülkeler arasında farklı bir konumunun bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: ´´Dünyada 30´a yakın ülkede çay yetiştiriliyor. Ancak bu ülkelerin Türkiye haricindeki tümü Ekvator kuşağında. Türkiye ise 42 derece kuzey enleminde yer alıyor. Yani Ekvator kuşağı dışında çay yetiştiren tek ülke Türkiye´dir. Ekvator kuşağındaki ülkelerin yaş çay bitkisinde ve toprağında, iklimsel özellikler nedeniyle çeşitli bitki ve toprak hastalıkları görülüyor. Bu ülkeler bu hastalıklarla biyolojik mücadele pahalı olduğu için kimyasal mücadele yapıyorlar. Yani kimyasal ilaç kullanıyorlar. Ülkemizde ise bulunduğumuz enlemin getirdiği iklimsel avantajlar nedeniyle bugüne kadar çayda toprak veya bitki zararlısına, herhangi bir bitki hastalığına rast gelmedik. Dolayısıyla herhangi bir kimyasal mücadeleye gerek duyulacak bir konu olmuyor. Bu da Türk çayını organiğe en yakın çay yapıyor. Türk çayı, dünyada tamamen doğal ortamda yetişen tek çaydır. ÇAYKUR kesinlikle herhangi bir katkı maddesi de kullanmıyor.´´ 
    
ÇAYKUR olarak yılda ortalama 110 bin ton kuru çay ürettiklerini, 24 farklı ülkeye de ihracat yaptıklarını anlatan Yüce, ´´Dünyada şu anda yeşil çay üretimi, tüm çay üretiminin yüzde 35´i civarında. Türkiye´de ise 2004 yılında üretimine başladığımız yeşil çayda başarı sağladık. Tüketicilerimize çeşitli aromalarda yeşil çay sunuyoruz. Ancak henüz diğer ülkelerdeki tüketim seviyesinde değiliz´´ dedi.
    
     -ORGANİK ÜRETİMİN TÜM ÇAYLIK ALANLARA YAYILMASI HEDEFLENİYOR- 
Yaptıkları çalışmalarının ardından Hemşin ilçesindeki 3 bin 50 dekar alanda organik çay üretmeye başladıklarını, 3 yıllık geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından bu yıl ilk organik çay ürünlerini piyasaya sürdüklerini anımsatan Ekrem Yüce, ´´Organik üretimi önce Rize geneline yaygınlaştırmayı, daha sonra da tüm çaylık alanlarımızın organik üretime geçmesini hedefliyoruz. Böylece dünyada ´organik çay´ denilince akla Rize´nin, Doğu Karadeniz´in gelmesini istiyoruz. Organik üretimi çok önemsiyoruz. Çünkü dünyada organik ürünlere talep yüzde 20 seviyelerine çıktı. Giderek de artıyor´´ diye konuştu.
    
     -ÇAYIN HEYELANA ETKİSİ ARAŞTIRILACAK-
Ekrem Yüce, bölgede sık yaşanan heyelanlarla ilgili olarak araştırma çalışması başlattıklarını bildirerek, ´´Gübrenin, çay bitkisinin ve çaylık arazilerin bulunduğu meyillerin heyelana etkilerini araştırmak için çalışma başlattık. Bu konuda çeşitli söylemler var. Ancak bir araştırma yapılmamış. Bu nedenle bu etmenlerin heyelana etkisi olup olmadığını veya ne kadar etkisi olduğunu araştıracağız´´ dedi. 
    
HES´lerin çay tarımına etkisinin de bazen dillendirildiğini, ancak bölgede yapılan HES´ler baraj şeklinde olmadığı için bir etkisi olduğunu sanmadığını ifade eden Yüce, bu konuda kesin bir araştırma yapılmadığını, dolayısıyla bilimsel bir veri bulunmadığını söyledi.
    
     -KAÇAK ÇAYLA MÜCADELEDE ´´ÇAYKOLİK KÖPEKLER´´ KULLANILACAK-
Genel Müdür Yüce, kaçak çayın sektörün en önemli sorunu olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: ´´Dünyada çay üretiminde 5, tüketiminde 4. sıradayız. Ülkemizde kişi başına yılda ortalama 3 kilogram çay tüketilmesine rağmen, yaptırdığımız bir araştırmada Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde bazı illerimizde kişi başına çay tüketimi 200 ile 500 gram arasında görülüyor. ÇAYKUR olarak bölgeye yılda ortalama 4-5 bin ton çay gönderiyoruz. Özel sektör firmaları bölgede bizden çok daha aşağıdadır. 5 bin ton çay da yasal yollardan ülkemize giriyor. Ancak bölgede yılda ortalama içilen çayın 30 bin tona yakın olduğunu tahmin ediyoruz. Dolayısıyla bölgede 20 bin ton civarında bir açık söz konusu. Bu çay kaçak yollardan ülkemize sokulan çaylarla karşılanıyor. Ancak bu bu durum ekonomik açıdan kayba neden olduğu gibi kaçak çay sağlık açısından da pek çok soruna neden olabilir.
 
Kaçak çayla mücadele için sınır kapılarında etkili mücadele yöntemleri yapıyoruz. Ancak yine de gözden kaçabiliyor. Yanlış beyanda bulunanlar olabiliyor. Ayrıca Ramazan ve Kurban bayramlarında yapılan sınır ötesi geçişler, kaçak şeker ve çay ticareti yapanlar tarafından yoğun şekilde suiistimal ediliyor. Bu sorunları da çözmek için çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalarımız kapsamında narkotik köpekleri gibi ´çaykolik´ köpekler kullanacağız. Satın aldığımız ilk köpeğin eğitimi şu anda İskenderun´da devam ediyor.´´
 
ÇAYKUR´un ürünlerini taklit eden firmalarla ilgili de yoğun bir mücadele yaptıklarını vurgulayan Yüce, ´´Vatandaşımıza kalitesiz çayı, ÇAYKUR´un paketlerini taklit ederek kaliteli ÇAYKUR çayı gibi sunan pek çok firmayı dava ettik. En önemli mücadelelerimizden birisi de bu alanda. Şu anda 500´e yakın firma ile ürünlerimize taklit ettikleri için mahkemeliğiz´´ diye konuştu.


Haberin Kaynağı "AA "

Yaş Çay alım taban fiyatı belli oldu.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da çayın tüm bölgelerde aynı anda başlamasıyla yaşanan izdiham sonrası ÇAYKUR'dan açıklma geldi.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS