Ana Sayfa        Sağlık
Haberal'ın babası vefat etti
Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın babası, Yaşar Ali Haberal vefat etti.
21 Ocak 2010, Perşembe  20:30 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan Başkent Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal´ın babası Yaşar Ali Haberal (81) yaşamını yitirdi.

Kalp rahatsızlığı nedeniyle bir süredir Ankara´da tedavi gören Haberal, dün Zonguldak´taki evine dönerken yolda yeniden rahatsızlanınca Ankara´nın Kızılcahamam ilçesindeki Patalya Oteli´ne yerleşti. Geceyi otelde geçiren Haberal, sabaha karşı fenalaştı. Otel görevlilerinin haber vermesi üzerine otele gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Yaşar Ali Haberal´ın öldüğü belirlendi.

Cenazesi Zonguldak´a getirilen Haberal´ın cumartesi günü toprağa verileceği bildirildi.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gören Prof. Dr. Mehmet Haberal´
ın da Cumhuriyet Savcısı´ndan izin alması durumunda babasının cenazesine katılabileceği iddia edildi.

Yaşar Ali Haberal, 1988-1995 yılları arasında Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı görevinde bulunmuştu.



Haberin Kaynağı " "

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Rize'de sigorta primlerini düzenli olarak ödeyen ilk 10 kurum arasındaki Özel Şar Hastanesi'ni plaketle ödüllendirdi.
Rize Sağlık Müdürü Mustafa Tepe, astım hastalarının hayat kalitelerini artırmak için saptanan alerjenlerden uzak kalmaları gerektiğini bildirdi.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS