Ana Sayfa        Yöremizden
Kardeş dereler Rize'de buluştu
Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Gürkan,cennet vadileri yok edenlere karşı olduklarını ve her zaman da karşı olmaya devam edeceklerini söyledi.
07 Aralik 2010, Cumartesi  20:34 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Gürkan, yaşam alanlarına tecavüz edenlere, cennet vadileri yok edenlere karşı olduklarını ve her zaman da karşı olmaya devam edeceklerini söyledi. 
    
Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi´nde düzenlenen ´´Kardeş Dereler Buluşuyor´´ toplantısına Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Gürkan, Dönem Sözcüsü Ömer Şan, Rize, Giresun, Artvin, Konya, Trabzon, Gümüşhane, Sinop, Amasya, Tokat, Sivas ve Samsun´daki çevre platformlarının üyeleri katıldı. 
    
Gürkan, toplantıda yaptığı konuşmada, çevrecilerin ´´çapulcu´´ diye adlandırıldıklarını savunarak, ´´Çapulcu değil, çevreciyiz biz. Yüzyıllardır üzerinde yaşadığımız topraklarımıza, doğamıza, derelerimize sahip çıkmayı kendimize borç biliyoruz. Mücadelelerimiz kapsamında Fındıklı´da yapılan 22 HES projesinin hiçbirine izin vermedik. Türkiye´de HES´lerle sularımızın, doğamızın yok edilmemesi için mücadele ettik. Yaşam alanlarına tecavüz edenlere, cennet vadilerimizi yok edenlere karşıyız, her zaman karşılarında olacağız´´ dedi. 
    
Çevre ve Orman Bakanlığı´nca hazırlanan Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısının bütün sit kapsamlarını kaldıracağını iddia eden Gürkan, şunları söyledi:
     ´´Avrupa ülkelerinde yüzde 20´lik alan koruma altındayken Türkiye´de sadece yüzde 3´lük bir alan korunuyor. Türkiye´de mevcut yasalarla koruma altında bulunan yüzde 3´lük topraklarımız, sularımız ve yeşil alanlarımız siyasi iktidar tarafından yok edilmek isteniyor. Bütün SİT kapsamları kaldırılacak. Biz bu yasanın geçmemesi için gerekli çalışmaları yapalım ve halkı bilgilendirelim. Atalarımızdan devraldığımız havamızı, suyumuzu ve toprağımızı çocuklarımıza ve torunlarımıza mutlaka emanet etmeliyiz. Aksi halde yarın çocuklarımız bize hesap soracak. Hukukla bir yere kadar gidiyoruz. Siyasi iktidar hukukun arkasından dolanıyor. Hukukun aldığı kararları siyasi iktidar uygulamıyor. Bir başka yerden deşmeye çalışıyor. Ama bizi geçemeyecekler.´´ 
    
Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan ise HES´lerle enerjide dışa bağımlılıktan kurtulunacağı yalanının sürekli tekrarlandığını öne sürerek, ´´Yabancı firmalara santralleri yaptırdığımızda nasıl dışa bağımlılıktan kurtuluyoruz? Ya da bunların işletim haklarını bu firmalara 49 yıllığına vererek nasıl dışa bağımlı sayılmıyoruz? Bunun bir açıklaması, izahatı yok mu? Bizler mi anlamıyoruz? Bizleri çapulcu diye aşağılayan, bir taraftan vatan haini olarak gören bu insanları ne olarak görüyorsunuz? Biz bu toprakların insanlarıyız. Toprağımızı, vatanımızı, yaşam alanlarımızı savunuyoruz. Aynı zamanda yaşam alanlarımızı savunurken yaşamı da savunuyoruz. Bizleri enerji karşıtı olarak görmeye kimsenin hakkı yok.´´ 
    
Konuşmaların ardından katılımcılar, ´´sitleri değil, HES´leri kaldır´´, ´´vadime dokunma´´, ´´Dereler özgürdür, özgür akacak´´ şeklinde slogan attı. 
    
Program sonunda Çevre ve Orman Bakanlığı´nca hazırlanan, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına karşı imza kampanyası başlatıldı. Toplantıya katılan çevreci kuruluşların temsilcileri, yasa tasarısına karşı başlatılan imza kampanyasına katılarak destek verdi.


Haberin Kaynağı " "

Ordu'da emekli öğretmen Atatürk rozetiyle camiye gitti. Rozeti gören imam ise...
Doğu Karadeniz'de yaban domuzu avcılığına izin çıktı.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS