Ana Sayfa        Sağlık
Bel fıtığı, sorun olmaktan çıktı
Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahi Servisi'nde bel fıtığı, bel kayması ve dar kanal ameliyatları mikro cerrahi sistemle yapılıyor.
10 Aralik 2010, Cuma  16:10 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 Beyin Cerrahi Servisinden Operatör Doktor Ahmet Turan Dağlı, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye´de bel kayması ameliyatlarının yüzde 90 makro cerrahi sistemle 15 santimlik kesiler açılarak yapıldığını belirtti.
    

Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından olan bel fıtığı, omurilik daralması ve bel kaymasının artık sorun olmaktan çıktığını ifade eden Dağlı, ´´Türkiye´de bel ve boyun fıtığı ameliyatları yüzde 90 makro cerrahi sistemle yapılıyor. Mikro cerrahi sistem yok denecek kadar az. Mikro cerrahi sistem hastaların yaşam kalitesi açısından çok önemli. Rize´de bel ve boyun fıtığı ameliyatlarını mikro cerrahi sistemle yapabiliyoruz. Bu da Rize´nin sağlık alanında geldiği noktayı gösteriyor´´ dedi.
    

Mikro cerrahi sistemin her açıdan çok kolaylık sağladığını kaydeden Dağlı, şunları söyledi:
     ´´Makro cerrahi sistemde bel kayması ve omurga kanal daralması ameliyatlarında genelde omurga çatısı kesilerek açıldığı için, birleştirmede vida kullanılıyor. Bu da omurganın yapısını bozuyor. Mikro cerrahi sistemde yaptığımız ameliyatlarda omurgayı kaldırmıyoruz. Böylece omurgada vida kullanmadığımız için hastanın vücut yapısını, omurga bütünlüğünü bozmuyoruz. Yaklaşık 1,5 santimetre çapında açtığımız bir kesi sonucu mikro cerrahi sistemle bel fıtığı ve kanal daralması ameliyatlarını, bel kayması için ise seviyeye bağlı olarak 7-8 santimetre kesi ile ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Bu ameliyat omurganın çatısını bozmadan, omurganın yapısının genişletilmesi için çok önemli. Ameliyat sonrası hastalar altı saat içerisinde kendine geliyor. Bir gün içerisinde taburcu edilebiliyor.´´
    

Rize´de bu sistemle onlarca hasta ameliyat ettiklerini vurgulayan Dağlı, şöyle devam etti:
     ´´Gerçekleştirdiğimiz omurga dar kanal ameliyatı (Key hole foraminatomi) henüz Sağlık Bakanlığı tarafından tanılanmamış. Ameliyatın bakanlıkça karşılığı yok. Bir anlamda bakanlığın bir adım önündeyiz. Bu hem hastanemiz hem de bizim için son derece memnuniyet verici. Beyin cerrahi servisi hastalıkları Rize ve bölge için çok ciddi sorun. Hastalarımız yıllarca dolaşmış. Ancak artık tedavilerini ve ameliyatlarını rahatça Rize´de olabiliyor. Gelinen nokta ve bel ameliyatlarındaki başarı hepimizi sevindiriyor.´´
    

Bel kayması ve dar kanal ameliyatı olan Meryem Çakmakçı (45) altı senedir hastalıkla mücadele ettiğini ifade ederek, şunları söyledi:
     ´´Yıllardır sağlıklı yaşayamıyordum. Ayak ve bel ağrılarım artık dayanılmaz noktaya gelmişti. Yürümekte bile zorluk çekiyordum. Bu sistemle ameliyat oldum. Bu kadar kısa sürede fayda bulacağımı hiç tahmin etmiyordum. Ameliyatımı dün oldum, bu gün ise hiçbir ağrım olmadan yürüyebiliyorum. Emeği geçenlere nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.´´
    

Osman Topçu (67) adlı vatandaş ise 15 senedir bel fıtığı sorunu yaşadığını kaydederek, şöyle konuştu:
     ´´Gitmediğim doktor kalmamıştı. Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde artık yürüyemez duruma gelince ameliyat olmaya karar verdim. Yaklaşık 20 gün önce ameliyat oldum. Artık hiçbir destek almadan kendi işimi görebiliyorum. Doktorumla ´futbol oynamama izin var mı?´ diye şakalaşıyorum.´´



Haberin Kaynağı " "

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Rize'de sigorta primlerini düzenli olarak ödeyen ilk 10 kurum arasındaki Özel Şar Hastanesi'ni plaketle ödüllendirdi.
Rize Sağlık Müdürü Mustafa Tepe, astım hastalarının hayat kalitelerini artırmak için saptanan alerjenlerden uzak kalmaları gerektiğini bildirdi.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS