Ana Sayfa        Ekonomi
Türk Çayının en büyük düşmanı
Mehmet Erdoğan, ''Geçen yıl ülkemize giren kaçak çay konusunda 50 bin ton, abartılmamış bir rakam olur'' dedi.
17 Subat 2011, Perşembe  11:46 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rize Ticaret Borsası (RTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, ´´Geçen yıl ülkemize giren kaçak çay konusunda 50 bin ton, abartılmamış bir rakam olur´´ dedi. 
    
Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, borsa olarak en çok rahatsız oldukları ve mutlaka çözüme kavuşturmak için çalıştıkları konuların başında kaçak çay sorununun geldiğini vurguladı. 
    
Geçtiğimiz aylarda bu konuda ilgili bakanlıklar ve müsteşarlıklarla görüştüklerini anlatan Erdoğan, şöyle dedi:
     ´´Gelecek hafta da Ankara´da Hazine Müsteşarlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarlığı ve diğer ilgili kurumları ilimizdeki ziraat odaları, ticaret borsası, ticaret ve sanayi odası, Ulusal Çay Konseyi, sivil toplum kuruluşları ve basın temsilcileriyle ziyaret edeceğiz. Daha önceki görüşmelerimizde ve toplantılarımızda prensip olarak kabul edilen, gümrüklerde teftişlerin artırılması, TASİŞ´lerden çay satışı yapılmayıp yakalanan kaçak çayların ÇAYKUR´a devredilmesi, destekleme priminin alan bazından çıkarılıp kilo bazlı destekleme primine dönüştürülmesi gibi konularda ilerleme sağlanamamasının nedenlerini görüşeceğiz. Bu konularda daha önce yapılan toplantılarda prensip kararları alm
ıştık, ancak bu kararlar bir türlü yürürlüğe girmiyor.´´ 
    
Ziyarette kaçak çay ve diğer konulardaki sıkıntılarını da anlatacaklarını dile getiren Erdoğan, ´´Şu an çay sektöründe görüştüğüm bütün üyelerim sıkıntılı olduklarını ifade ediyor. Bunda bu yıl üretilen çayın ortalama üretimden biraz fazla olmasının rolü var, ancak sektördeki sorunların oluşmasından en büyük etken kaçak çay. Kaçak çay olmasaydı, geçmiş yıllara göre biraz daha fazla üretilen kuru çay hiç sorun olmayacak, sektör çok rahat edecekti´´ diye konuştu. 
     
  ´´SİGARA KAÇAKÇILIĞINI BIRAKIP ÇAYA YÖNELDİLER´´- 
Erdoğan, 2008-2009 yıllarında yapılan mücadele ile kaçak çay girişinin bir miktar önlenebildiğini ifade ederek, şunları söyledi:
     ´´Gümrüklerde oluşturulan kurullar ve verilen mücadele ile söz konusu yıllarda kaçak çay girişi biraz azaltılmıştı. BU kez sınır kapıları yerine, farklı yollar deneyen kaçakçılar, kaçak çayları tenha yerlerden katır ve eşek sırtında yurda sokmaya başladı. Kaçak çay işini, Doğu bölgelerinde bazı insanlar meslek haline getirdiler. Son yıllarda kaçak sigaranın üzerine çok gidilince bu işi yapanlar da kaçak çaya yöneldiler. Sınırımızın diğer tarafından kilosunu 60 cente aldıkları kaçak çayı, ülkemizde 3 liraya satabiliyorlar. Dolayısıyla oldukça karlı bir sektör haline geldi. Bu da önceki yıllarda bir miktar azalan kaçak çay girişinin geçen yıl oldukça artmasına neden oldu. 
    
Geçen yıl ülkemize giren kaçak çay konusunda 50 bin ton, abartılmamış bir rakam olur. Çünkü 2009 yılında toplam resmi çay ithalatımız 4 bin 300 ton idi. 2010 yılında ise bu rakam 11 bin tona yaklaştı. Resmi olarak giren miktarın en az 5 katı kaçak olarak giriyor.´´ 
    
Çay sektöründeki iyi gidişatın devam etmesi için çabaladıklarını vurgulayan Erdoğan, ´´Ekmeğimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. İran´da üretilen çayın ülkemize girişi bu kadar kolay olursa yarınımız çok karanlık olur, bugünü bile ararız. Bu nedenle büyük uğraş veriyoruz. Rize ekonomisinin yüzde 82,5´u çaya bağlı. Çay olmazsa Rize´de yaşayan kalmaz. Bugün mücadelemizi vermezsek, yarın çok kötü günler bizi bekliyor olacak´´ diye konuştu. 
    
Kaçak çay konusunda daha önce 6-7 bakana rapor sunduklarını, son olarak geçtiğimiz haftalarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´a da bu konuda bir rapor verdiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
     ´´Bu konuda ulaşabildiğimiz herkese kaçak çayla mücadelenin önemini anlatıyoruz. Devletin kurumlarının kaçak çaya bakış açısı ise genellikle miktarın abartıldığı şeklinde. Önceki yıllarda yetkililer, ´ancak 1-2 bin ton kaçak çay giriyordur´ diye düşünüyorlardı. Ama yaptığımız çalışmalar sonucunda bugün ´en azından 15 bin ton olabilir´ düşüncesine geldiler. Bu da konunun araştırıldığı, üzerinde çalışma yapıldığını gösteriyor.´´ 
    
Mehmet Erdoğan, çayın 2 milyar dolarlık bir sektör olduğunu, bu kadar büyük bir sektörün yok edilmemesi gerektiğini belirterek, ´´Sektörün düzene girmesi şart. Bunun için de en önemli konu kaçak çayın önlenmesi. Çay sektöründeki para kadar ülkemize döviz kazandırmak için büyük çaba sarf ediyoruz. Bu nedenle böyle bir sektörün yok olmasına seyirci kalamayız. Yetkililer nezdinde yaptığımız çalışmalardan bir sonuç alamazsak başka arayışlara gireceğiz. Belki medya ve televizyon programları ile soruna çözüm arayacağız´´ diye konuştu.


Haberin Kaynağı " "

kaçak çay
Gönderen: candarma
özel çay fabrikasının sahiplerini millet vekili yaparsan bu ülkede kaçak çayı önleyemezsin
17 Subat 2011, Perşembe 18:33
kaçakçay,yasalçay olmuş
Gönderen: garip
sayın memet erdogan tespitleriniz dogru,bu çay kaçakçılıgın altında demirci dogramacı çıksada ucu özel sektöre dayanıyor-nasıl olacak buiş,üreticinin gönlünüal,yandan ticarete parakazanmak helal oylemi,bu işler çay piyasası olan küçük deil büyük işletmeler bu kaçaklarla,yeterli ograşmadıgı gibi biraz sanki nemalanıyor,vatandaş olarak benim bildigim bu gelçi sizler bizlerden daha iyibilirsiniz ya,bizde iş olsun diye konuşuyoruz zati,bulundugunuz makamı vede,oluşturdugunuz köprüyü hakkına layık biçimde yaparsanız bu işler minimize olur,rizede çay sorunu,kar hesaba koyularak yola çıkarsan asla çözülmez,biraz vicdan gerekiyor,bunu başara bilirsek rizenin çayla ilgili sorunuda çözülür.
17 Subat 2011, Perşembe 18:13
Yaş Çay alım taban fiyatı belli oldu.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da çayın tüm bölgelerde aynı anda başlamasıyla yaşanan izdiham sonrası ÇAYKUR'dan açıklma geldi.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS