Ana Sayfa        Yöremizden
Atmaca siyasetçilerin gözdesi oldu
''2. Rize Günleri''nde, Ardeşen Atmaca Derneği standına siyasilerden, işadamlarına kadar bir çok Başkentli büyük ilgi gösterdi
04 Mart 2011, Çarşamba  16:27 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

´´Çayın Başkenti Başkent´te´´ sloganıyla Atatürk Kültür Merkezi´nde 25-28 Şubat tarihleri arasında düzenlenen ´´2. Rize Günleri´´nde, Ardeşen Atmaca Derneği standına siyasilerden, işadamlarına kadar bir çok Başkentli büyük ilgi gösterdi.

2. Rize Günleri´nde tulum ve kemençe ezgileriyle kimi zaman horon oynayan kimi zaman da söylenen ağıtlarla hüzünlenen Karadenizliler, kısa bir süreliğine de olsa kurulan stantlarla memleket hasretini gidermeye çalıştı.

Rizeliler tarafından oluşturulan stantlar arasında en fazla ilgiyi Ardeşen Atmaca Derneği standı gördü.
 

Ardeşen Atmaca Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tuncay Tekeşin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karadenizlilerin atmaca serüvenini anlatmak için Ankara´ya geldiklerini söyledi.
     ´´Atmaca avı´ denildiğinde atmacanın vurulduğu, katledildiği anlaşılıyor, bunun tam aksine atmaca, Karadenizliler için bir tutkudur´´ diyen Tekeşin, bu düşüncenin yıkılması için 2 yıldır Ankara´daki Rize Günlerine katıldıklarını belirtti.
     Tekeşin, atmacanın, Karadenizliler için büyük bir tutku olduğunu belirterek, atmacaların göç yolunun bir bölümünün Rize-Sarp arasından geçtiğini, milattan önce 7. yüzyıldan bu yana atmaca avının yapıldığını söyledi.

Tekeşin, şöyle konuştu:
     ´´Atmaca kesinlikle avlanmaz. Bizim için bir tutkudur. Bu tutkular da saklama, barındırma, tutma, kışlatma olarak ayrılır. Kışlatma saklama anlamındadır. Atmacayı yakalamak için kullandığımız örümcek kuşu var. Bu kuşun özelliği uçar tekrar çubuğuna konar, oradan atmaca süzülerek kuşu almak için gelir ve bu ağa takılır. Böylece atmacayı yakalamış oluruz. Daha sonra eğitimin ardından atmacayla avlanırız. Amaç, burada bıldırcını avlama olayı değil. Bu bir spor.´´


    
´ATMACAYI VURSANIZ İŞ DEĞİŞİK BOYUTLARA GİDER´´-
    
Tekeşin, Karadenizliler için atmacanın bir tutku olduğunu belirterek, ´´Bir adamın atmacasını vursanız iş değişik boyutlara gider´´ dedi.

Karadenizde atmaca sezonunun ağustos ayında başladığını belirten Tekeşin, ´´Eylül-ekim ayı sonuna kadar geçen bir serüvendir. Bu serüvenin içinde atmaca tutma yerleri dağın eteklerinde göç yolları üzerinde kuruluyor. Günlerce aylarca, dağda çadırın içinde kalınmaz. Karadenizli atmaca için çadırda kalır´´ diye konuştu.

Kurmuş oldukları standa ilginin, beklenilenden daha büyük olduğunu, bu ilgiden oldukça memnun kaldıklarını anlatan Tekeşin, ´´Standımıza korkunç boyutta ilgi var. Atmacanın yanısıra, danaburnuna da çok büyük ilgi var. Danaburnu, atmaca serüveninin ilk adımı. Danaburnu böceğiyle örümcek kuşunu yakalıyoruz, örümcek kuşuyla atmacayı yakalıyoruz, atmacayla bıldırcın avlıyoruz. Bu meşakkati çıkar amaçlı yapmanız mümkün değil´´ dedi.
 

Atmacanın alım satımına karşı olduklarına dikkati çeken Tekeşin, ´´Alım satım işin içine girdiği zaman ticaret olur. Ticaretin olduğu her yerde de katliam vardır. Sertifikalı avcı, kaç tane avlanacağını, hangi kurallar içinde avlanacağını bilir. Sezon sonunda kuşlar tekrar kendi doğasına bırakılıyor´´ diye konuştu.




Haberin Kaynağı " "

13 ile büyükşehir müjdesi geldi ancak Trabzon ve Ordu bu şansı kaçıracağa benziyor.
Ordu'da emekli öğretmen Atatürk rozetiyle camiye gitti. Rozeti gören imam ise...
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS