Ana Sayfa        Güncel
GÜL-DER'den Ortadoğu yorumu
Gül Yetiştiren İnsanlar Derneği Ortadoğu konulu bir konferans düzenledi.
01 Mart 2011, Pazar  14:07 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kısa adı Gül-Der olan, Gül Yetiştiren İnsanlar Derneği tarafından tertip edilen. Türkiye ve Ortadoğu da çok iyi tanınan, gazeteci, yazar Mustafa ÖZCAN’ın konuşmacı olarak katıldığı, “İslam Dünyasında Değişim Sancıları ve Türkiye’nin Yeri” konulu konferans düzenlendi. İsmail Kahraman Kültür Merkezinde gerçekleşen konferansa Rize’de görev yapan yöneticiler, Siyasetçiler, eğitimciler, aileler ve halk yoğun ilgi gösterdiler.

Türkiye ve dünyayı yakından ilgilendiren Ortadoğu ülkelerinden Tunus’ta başlayıp Mısır ve Libya’yı saran ve birçok İslam ülkesinin halklarını harekete geçiren değişim hareketlerini, akıcı üslubu ve konuya derin vakıf olan hitabetiyle dinleyicileri detaylı bir şekilde bilgilendirdi.

Dünyadaki değişimlere beş ana devredeki yıllarda meydana gelen olayların vesile olduğunu; bunların 1789–1914–1979–1989-ve 2011 meydana gelen olayların oluşturduğuna değindi. Bunlar, 1789 da Fransız İhtilal, 1914 Birinci Dünya savaşı, 1979 da İran Devrimi, Sovyetlerin Afganistan’ı işgali ve meşhur kanlı Kâbe baskını ve sonuncu olarak da 2011 Ortadoğu’da halen süren halk ayaklanmalarının olduğunu vurguladı.

Dünyaya geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi önümüzdeki yüzyılda da Ortadoğu coğrafyasının yön vereceğine dikkatleri çekti. Geçmiş yıllarda Mutla ki Monarşilerle yönetilen Ortadoğu ülkelerinin Yerlerine Cumhuri Monarşilerin yerini aldığını, neticede bir şeylerin değişmeyip daha da dikta ve zorba yönetimlerin hüküm sürdüğüne değindi. Şu andaki halk hareketlerinin ekonomik, sosyolojik ve özgürlük taleplerinin alt yapısı olduğunu vurgulayan Yazar ÖZCAN, Bu olayların arkasında ABD ve batılı güçlerin olmadığını, fakat bu olayları kendi üstünlükler kontrol altına almaya çalıştığına değindi. Önümüzdeki yüzyılın İslam’ın yüzyılı olacağını, bununda Türkiye’nin Öncülüğünde tarihi amaç ile diğer İslam ülkelerine nazaran var olan mevcut potansiyeli ile gerçekleşeceğine değindi. Bundan sonraki yönetimlerin daha katılımcı yönetimler olacağını eski yönetimlerin daha geri gelmeyeceğini dile getirdi. Bir dinleyicinin üçüncü dünya savaşının gerçekleşme ihtimali sorusu üzerine, Böyle bir şeyin uzak olduğunu, fakat İsrail’le Müslümanların Türkiye’n in’de yer alacağı sert bir savaş ile İsrail’in aleyhine neticeleneceğini öngördü.

İslam dünyasının dünü bugünü yarını, Ortadoğu’da neler oluyor? Zorba diktatörlerin yerine uyumlu diktatörler mi? Değişim mi? Eşitlik adalet özgürlük ve İnsanca yaşama talepleri mi? Ve Türkiye tarihten gelen mirasını sahiplenip yeniden dünyaya yön veren, İslam Alemine öncü ve mazlumların umudu olabilecek mi? Gibi sorulara Yazar Mustafa ÖZCAN dopdolu geçen anlatımıyla cevap vermiş oldu.

2007 yılında kurulan genç ve eğitimli ekibiyle kısa sürede adından verdiği konferanslarla ve yaptığı faaliyetlerle yöre halkının teveccühünü kazanıp, takdir toplayan Gül-Der’in önümüzdeki aylarda da birbirinden önemli yazarlarla konferans silsilesine devam edecektir. Gül-Der Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin KANBUR, Bunlardan bazılarının; Mümtaz’er TÜRKÖNE, Ali BULAÇ, Ahmet TAŞGETİREN, Rasim ÖZDENÖREN ve Beşir ERYARSOY olduğunu belirtti. Mümtaz’er TÜRKÖNE’nin 10 Nisan 2011 tarihi Saat 19.00 da İsmail Kahraman Kültür Merkezinde büyük salonda olacağı ve diğer yazarların ise kesin tarihlerinin ileriki günlerde netleşeceği bilgisini verdi.



Haberin Kaynağı "Bayram Ali Kavalcı "

Rize'de yapılan Gençlik Satranç Turnuvası'nın şampiyonu Burak Uzun oldu
Bu yıl yedincisi düzenlenen 'Dünya Horon Günü' dolayısıyla Rize'de horon halkası oluşturuldu.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS