Ana Sayfa        Güncel
Gemide çalışıyorlarmış
Türk Gazeteci ve Araştırmacı Şenol Şahin Çörekçi, Titanik'te hayatını kaybeden Türkler olduğunu ileri sürdü.
22 Temmuz 2011, Cuma  10:40 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Almanya´da yaşayan Türk Gazeteci ve Araştırmacı Şenol Şahin Çörekçi, bir faciayla sonuçlanan tüm zamanların en ünlü gemisi Titanik´te hayatını kaybeden Türkler olduğunu ileri sürdü. Çörekçi, bu konunun Avrupalı araştırmacılarca bilindiğini, ancak Türk bilim adamlarının bu konuyu çok fazla bilmediklerini söyledi.

Şenol Şahin Çörekçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada 1986 yılında gurbetçi olarak gittiği Almanya´da, çalışan Türkler başta olmak üzere Türk-Alman ilişkileriyle ilgili araştırmalar yaptığını söyledi.

Berlin Kreuzberg Amerikanische Gedenkbibliothek Kütüphanesi´nde bu çalışmalar kapsamında incelemelerde bulunduğu sırada Titanik adlı geminin batması sırasında ölen Türklerle ilgili yeni bilgilere ulaştığını anlatan Çörekçi, konuyla ilgili Türkçe´ye tercüme edilmemiş birçok Almanca ve İngilizce kaynağı taradığını anlattı.

Titanik´te ölen Türklerle ilgili bilgilerin yer aldığı ´´Königin der Meer´´ (Denizlerin Kraliçesi) adlı kitapta Titanik´te yolculuğa çıkan ve faciada ölen Türk uyruklu Ermeni vatandaşların listeleri ile Türk mühendis ve işçiler tarafından yapıldığı bildirilen elektrikli Türk hamamı resimlerinin yer aldığını anlatan Çörekçi, şöyle devam etti:

´´Kitapta geminin yapımı, yolculuğu ve batışıyla ilgili çok geniş bilgiler ve resimler yer alıyor. Kitapta gemi inşaatında çalışan işçilerle ilgili bilgilerin yanı sıra Türk hamamıyla ilgili detaylı resim ve açıklamalar var. Bu kitabın Türk araştırmacılar tarafından çok fazla bilindiğini sanmıyorum. Bu kaynağa ve bilgilere tesadüfen ulaştım. Titanik´te ölen Türklerle ilgili ciddi araştırmaların yapılması gerekiyor. Amacım, Titanik´te ölen Türk vatandaşları da anılsın. Her yıl Titanik´te ölen çeşitli ülke vatandaşları anılıyor.´´
TÜRK HAMAMINA GİREN KADININ GÜNLÜĞÜ    

Kitapta Türk hamamına giren ve muhtemelen faciadan kurtulan bir kadına ait günlükten bölümlerin de yer aldığını da anlatan Çörekçi, ´´1 dolarlık hamama giriş biletinde faciadan bir gün önce kadının hamama girdiği anlaşılıyor. Kadın günlüğünde ilk kez bir hamam gördüğü ve çok ilginç geldiğinden bahsediyor´´ diye konuştu.

Çörekçi, kitapta Titanik´in inşaatında 15 bin işçinin çalıştığının belirtildiğine de dikkati çekerek, ´´Bunlar arasında çalışan Türklerin isimlerin mutlaka belirlenmeli. Titanik´te ölen Türklerle ilgili ciddi araştırmaların yapılması gerekiyor´´ diye konuştu.

Kitapta yer alan belge ve resimlere göre, Türk Hamamı´nın makine dairesinin hemen üstünde ve geminin tabanındaki lüks yolcu kamaralarının bulunduğu bölümünde yer aldığını belirten Çörekçi, ´´Türklerin Titanik´in inşasında çalıştığı kamuoyunda bilinen bir durumdu. Ancak ben Titanik´in inşasında bir avuç Türk değil de yüzlercesinin çalıştığını, hatta bu Türklerin gemi içesine bir Türk hamamı inşa ettiklerini ve Türk Hamamı´nın birinci sınıf yolcular için yapıldığını yeni öğrendim´´ diye konuştu.

Hamamın yapımı için Türkiye´den o dönemde mühendis ve işçilerin İrlanda´ya gitmiş olabileceklerini belirten Çörekçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

´´1909 yılında başlanan Titanik´in inşası, 3 yıl sürdü. Burada Türklerin Titanik´in inşasında rol aldıklarını ve çalıştıklarını kesin bir şekilde öğrenmiş olduk. Titanik´te yapılan hamamın ise dünyanın ilk elektrikli Türk hamamı olduğunu öğreniyoruz. Lüks bir hamam. Burada da büyük olasılıkla Türk hamamcıların çalıştığını görüyoruz. Çünkü bu dönemde hamam kültürünü Türkler yoğun bir şekilde yaşatıyor. Kaynakta ´Das Türkishe Bad´ şeklinde bir bölüm yer alıyor. Titanik´in batmasından sonra yayınlanan ölüm listelerinde Osmanlı kimliği taşıyan yolcu isimlerine rastlıyoruz. Ermeni asıllı Türk yolcular bunlar. Benim elimde bunların 6´sının ismi var. Ancak listede yer almayan Türk çalışanlar olduğunu biliyoruz. Bunların Trabzon başta olmak üzere Türkiye´nin kıyı bölgelerinden giden Türkler oldukları sanılıyor. Ancak listede isimleri görülmüyor. Bizler ancak açıklanan listeleri biliyoruz.´´

Titanik´teki hamamın Avrupalı araştırmacılarca bilindiğine işaret eden Çörekçi, Türk bilimadamları ve araştırmacıların bu konuyu çok fazla bilmediklerini sözlerine ekledi.
    
    A.Ü TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. ORAL
    
Akdeniz Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Oral, Titanik´te bir Türk hamamı olduğu bilgisinin Türk kamuoyunca bilinmediğini söyledi. Kendisinin de Şenol Şahin Çörekçi´nin araştırmaları sonucu bunu öğrendiğini ifade eden Oral, internet ortamında konuyla ilgili bazı bilgilerin yer aldığını, ancak bunların kaynaklarının mevcut olmaması nedeniyle bilimsel olarak kabul görmediğini bildirdi.

Titanik´in yapımından batışına kadar Türklerin etkin konumda bulunduklarının bilindiğini ancak bunları gösterir belgelerin henüz ortaya çıkarılmadığını da belirten Oral, ´´Titanik´te Türk işçilerin çalıştığı biliniyordu ancak bu kayıtlı bir bilgi değildi. Adına filmler çevrilmiş, kitaplar yazılmış bir olayda Türklerin de bariz bir şekilde görülmesi bizim açımızdan sevindirici. Bu konu araştırılması gereken bir çalışma´´ dedi.
    
    ´´BATMAZ´´ DENİLEN GEMİ
    
White Star Line şirketinin sahibi olduğu Olympic sınıfı bir yolcu gemisi olan Titanik, Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretildi. 14 Nisan 1912 gecesi daha ilk seferinde bir buz dağına çarpmış ve iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik´in buzlu sularına gömülmüştü. Titanik, 1912´de yapımı tamamlandığında dünyadaki en büyük buharlı yolcu gemisiydi. Batışı bin 517 kişinin ölümüyle sonuçlandı ve dünya savaşları dışındaki en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçti.

Titanik´te, dönemin en ileri teknolojileri kullanılmıştı. Birçok insan tarafından ´´Batmaz´´ denilen geminin bu derece ileri teknoloji ve eğitimli mürettebata rağmen batışı bir çok insanı şoka sokmuştu. Titanik´in batışı ve içerisinde yer alan ünlü isimler nedeniyle medya tarafından sürekli gündeme getirilmiş ve Titanik´le ilgili çok sayıda film çekilmişti.

Amerikan donanmasından emekli Robert Ballard´ın gemi enkazını 1985´de bulması Titanik´in ününe olan ilgiyi artırmış ve bu ilginin günümüze kadar devam etmesini sağlamıştı.



Haberin Kaynağı "AA "

Rize'de yapılan Gençlik Satranç Turnuvası'nın şampiyonu Burak Uzun oldu
Bu yıl yedincisi düzenlenen 'Dünya Horon Günü' dolayısıyla Rize'de horon halkası oluşturuldu.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS