Ana Sayfa        Eğitim
Kırtasiye alırken aman dikkat edin!...
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur'dan kırtasiye alımında önemli uyarılar...
11 Eylul 2011, Pazar  17:41 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, kokulu kırtasiye malzemelerinin çocuklarda madde bağımlılığına yol açtığını ifade ederken, "Bu sebeple anne ve babalar çocuklarına kesinlikle kokulu kalem, silgi ve defter satın almamalı ve kullandırtmamalıdır" dedi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, kokulu kırtasiye malzemelerinin çocuklarda madde bağımlılığına yol açtığını ifade ederken, "Bu sebeple anne ve babalar çocuklarına kesinlikle kokulu kalem, silgi ve defter satın almamalı ve kullandırtmamalıdır" dedi.

Konuyla ilgili konuşan Prof. Dr. Akdur, organik çözücü içeren kırtasiye malzemelerinin çocuklar tarafından kullanımının onlarda geri dönüşü mümkün olmayan hastalıklara neden olabildiğini belirtti.

Öğretmenlerin öğrencilerini bu konularda bilgilendirmesi gerektiğine vurgu yapan Akdur, "Öğretmenler, öğrencilerin kullandığı kırtasiye malzemelerine dikkat ederek, bu tür malzeme kullanmalarına müsaade etmemelidir" dedi. Kırtasiye malzemesi alırken ve kullanırken mutlaka ambalajlar ve etiketler üzerindeki bilgilerin dikkatlice okunması gerektiğine dikkat çeken Akdur, "Zararlı kırtasiye maddeleri konusunda TBMM ve Sağlık Bakanlığı üzerine düşen görevi yerine getirmiştir. TBMM´de kabul edilen 5898 Sayılı Uçucu Maddelerin Zararlarından İnsan Sağlığının Korunmasına Dair Kanunun ve Ağustos 2010’da Sağlık Bakanlığınca yayımlanan ´Uçucu Maddelerin Zararlarından İnsan Sağlığının Korunması Hakkında Yönetmelik´ ile uçucu maddeler içeren kırtasiye malzemesinin 18 yaşından küçüklere satışı yasaklandı” şeklinde konuştu.

"KOKULU KALEM VE SİLGİLER KANSEROJENDİR"

Çocukların çok sevdiği kokulu kalem, silgi ve defterdeki organik çözücülerin sağlığa zararlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akdur, "Bu maddeler çocuklarda hem madde bağımlılığı yapar hem de kanserojendir. Bu sebeple anne ve babalar çocuklarına kesinlikle kokulu kalem, silgi ve defter satın almamalı ve kullandırtmamalıdır. Aynı şekilde öğretmenlerde öğrencilerini bu konuda bilgilendirmeli ve bu tür malzeme kullanmasına müsaade etmemelidir. İçinde çözücü olarak etilasetat ve ksilen (xylene) bulunan beyaz tahta kalemlerinin kullanılması hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin sağlığına zararlıdır. Etilasetat ve ksilende çözülmüş boyalardan yapılmış beyaz tahta kalemleri kesinlikle kullanılmamalıdır” dedi.

"SU BAZLI YAPIŞTIRICILAR TERCİH EDİLMELİ"

İçinde xylol, toluol, hexol ve tiner gibi organik çözücü bulunduran “solvent bazlı” yapıştırıcıların da sağlığa zararlı olduğuna işaret eden Akdur, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Solvent bazlı yapıştırıcılar madde bağımlılığı yapar. Çocuklara yapıştırıcı alırken suda çözünen maddelerden yapılmış ‘su bazlı’ yapıştırıcılar tercih edilmelidir. Su bazlı yapıştırıcıların en önemli özelliği ellerdeki kalıntılarının suyla yıkayınca temizlenebilmesidir. Resim boyaları ve renkli kalemlerin üretiminde kullanılan azo boyaları kanserojendir. Aynı şeklide çanta kalemlik ve benzeri vinileks ya da kumaş kırtasiye malzemelerinin boyanmasında da azo boyaları kullanılabilmektedir. Çocuklara boyasız ya da olabildiğince az boyalı kırtasiye malzemesi alınmalıdır.”



Haberin Kaynağı "Hürriyet "

Hopa'da İlköğretim Okulu'nda müstehcen fıkra kitabı krizi neden oldu.
Okul Sütü Projesi'' kapsamında Rize'deki ilk uygulama Doğuşçay İlköğretim Okulu'nda başladı.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS