Ana Sayfa        Yöremizden
Dere yamacında balık keyfi
Rize'nin Fındıklı ilçesinde bir girişimci, balık tesisini yamaç kenarında kayaların üzerine kurdu.
24 Aralik 2011, Cumartesi  14:46 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fındıklı´nın Arılı köyü Arılı Deresi üzerinde yamaçta bulunan büyük bir kaya kütlesi üzerine, Ergin Özdemir (51) tarafından 2 katlı 25 metrekare büyüklüğünde bina yapıldı. Özdemir, daha sonra yaptığı binanın yanında yine kaya üzerine oturma yerleri ve yöresel yapı serender de ilave ederek alabalık tesisi kurdu.

Tesise gelen müşteriler, yamacın kenarında balık yerken, bir yandan kayalar arasında akan dereyi izleme imkanı buluyor.

Özdemir, gazetecilere yaptığı açıklamada, binayı yaparken amacının, burada ürettiği balığı satmak olduğunu, ancak daha sonra müşterilerin tavsiyesi üzerine ek yapılar yaparak binayı alabalık tesisine dönüştürdüğünü ve bir restoran yaptığını söyledi.

İlk etapta 10 kişiye hizmet verebilecek bir tesis yaptığını anlatan Özdemir, ´´Zamanla kapasiteyi 70 kişiye kadar çıkarttım. Buradaki yamaç oldukça meyilli, kayalık ve ormanlık bir alandı. Bu yamaçta küçük bir şelale, şelalenin altında da doğal bir küçük havuz vardı. Önce ırmaktaki suyun yönünü yamaca çevirdim. Kaya üzerindeki toprakları, yosunları temizledik. Yamaç dibine küçük bir yapay havuz vardı. Burada daha büyük yapay bir havuz yaptım. Sonra 2 katlı bina ardından da yamaçta oturma yerleri ve serender ekledim´´ dedi.
 

Yapının görenlerin ilgisini çektiğini dile getiren Özdemir, ´´Tesisimiz Sümela Manastırı gibi kayalar üzerine kurulu. Ailemle 24 saat burada kalıyoruz. Sağlamlığı konusunda hiç bir sorun yok. Dere taştığında daha da güzel bir görüntü oluşuyor. Buradan dere akışını izleyenler oldukça etkileniyor. Yazın tesisimize gelen ziyaretçiler, derede yüzme imkanı da buluyor´´ diye konuştu.



Haberin Kaynağı "AA "

13 ile büyükşehir müjdesi geldi ancak Trabzon ve Ordu bu şansı kaçıracağa benziyor.
Ordu'da emekli öğretmen Atatürk rozetiyle camiye gitti. Rozeti gören imam ise...
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS