Recep Ali AKSOYLU
Kazanma Hırsı Umut Verici
31 Ekim 2011, Pazartesi  17:36 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TRT sayesinde bu sezon tüm maçları canlı izleyebiliyoruz ama ne hikmetse Rizesporu hiç yazmadım. Açıkçası kalemim yazmaya yönelmiyordu. Zira izlemeye değer bulduğum ikinci maç, Konyaspor karşılaşması oldu. Konyaspor karşısında da öyle ahım şahımda oynamadı Rizespor... Maçın henüz 8. dakikasında Konyasporun ilk atağında durduk yerde Osman Fırat penaltıya neden olunca adeta maça 1-0 yenikte başladı sayılır. Ama Hüseyin Kalpar’ın antrene ettiği Çaykur Rizesporun sahadaki mücadele, kazanma arzusu net görülüyordu. Her an beraberlik golü gelebilir beklentisi yaşanırken Konya, ikinci atağında yine Gökhanla kazandığı penaltıyı yine Robak’ın vuruşuyla gole çeviriyor ve 39. dakikada 2-0 yenik duruma düşüyordu yeşil mavililer.
 
Rizespor defans oyuncusu kaleye inen Konyasporlu Gökhan’ın ayağındaki topa müdahale yerine rakibine basınca hakemde tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi. Hareket fauldü, penaltı kararı doğruydu. Ancak kalecinin dışında sağ bek mevkiinden gelip çizgi üzerinde pozisyon almış bir yeşil mavili oyuncu daha vardı pozisyon içersinde. Yanı kırmızı kartı gerektirecek son adam, bariz gol şansı denebilecek bir pozisyon söz konusu değildi. Son dilimde de akem Serkan Çınar hRizespor kalecisinin ceza sahası içerisindeki tehlikeli hamlesini de es geçti. Elbette futbolda bir yanlışı bir başka yanlışla düzeltmek mümkün ve doğru değil. Üstelik Rizespor nerdeyse maçın üçte birini bir eksikle oynamamış olsa, maçın sonunda daha diri kalabilecek, sahadan galibiyetle ayrılabilmesi hiç de sürpriz olmayacaktı. 
 
Çoğu zaman 10 kişi kalan futbol takımlarının daha bir motive olduklarını, rakiplerini daha bir ısırdıklarına şahit oluruz. Bugün Çaykur Rizespor da bir kişi eksik olmasına ve daha maçın başında iki farklı yenik duruma düşmesine rağmen maçın kontrolünü hiç elden bırakmadı, sürekli rakip kale önünde oynadı. Ancak yeşil mavili takım kontra golleri yemeden önce de bugün kazanma arzusunu, hırsını izleyenlere yansıtabiliyordu. İkinci penaltıdan sonra takım demoralizede olabilirdi. Olmadı, oynadığı oyunla veya gösterdiği kazanma hırsıyla en azından beraberliği kurtaracağı duygusunu hissettirdi taraftarına. 82. dakikada beraberlik yakalandıktan sonra, takım birden durdu. Bunda da haklıydılar, belki galibiyet golü de gelebilirdi ama 51 dakika bir kişi eksik oynamanın dezavantajıyla iyice yorulmuşlardı. Hüseyin Kaplar da böylesi şansız bir maçta beraberliği yeterli görmüştü. Konyaspor’da maça başlarken bir puana razı olabilecekleri bir müsabakayı 3 puanla tamamlayamamanın belki üzüntüsüyle memleketlerine döneceklerdi ama beraberlik onlar içinde iyi bir sonuçtu. Fotoğraf böyle olunca son 10 dakikayı her iki takımda rölantide geçirdi. . 
 
Nerdeyse tamamıyla yenilenmiş bir takım Rizespor. Bugün son vuruşlarda becerili değillerdi ama takımın yabancıları iyi. Yerlilerde öyle pahalı, tanınmış oyuncular değil. Ama geçen yıldan çok daha iyi bir görüntü var. Takım olgusu var. Herhalde bu da Sayın Ümit Kayıhan ile Sayın Hüseyin Kaplar arasındaki fark. Kaleci Ramazanın takıma dönecek olması kale konusunda daha güven duyulmasını sağlayacak ama bu maçta stoperlerimiz bana güven vermedi. Biz görüyorsak, Sayın Kalpar’da görüyordur diye düşünüyorum.
Bu haber 1170 kez okunmuştur.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Sn.Cem bey yazınızı tam bir araştırmacı gazeteci kimliği ile doğru tespitler yaptığınız ortada sizi bundan dolayı tebrik ediyorum.Çayla ilgili sıkıntılar belli ve bugün Müdürleri görevden aldığını basına açıklamış Sn.Genel Müdür, bu görevden almalar bile bazı yandaşlara görev vermek için yapılan bir eylemdir.Çaykur yılardır aynı kadro ile göreve devam ediyor,kapasite belli, sadece genel müdürler değişiyor, kadro ile diyalog içerisinde olup motive edersen kadroyu çalıştırırsın, ama sanırım bu diyalog ortamı yok, emrivakı yaparak işler yürütülmeye çalışılıyor yanı kimin ne yaptığı belli değil.Sn.İmdat Sütlüoğlu göreve geldiği günden beri ayın 15-20 gününü yurt dışı gezilerinde geçirdi, Çaykurla çok fazla ilgilenemedi, geçen yıl göreve Nisan ayında geldi fabrikaları hazır bakımı yapılmış bir şekilde teslim aldı ve sezona girdi.geçen yıl bir önceki yıla göre 20.000 ton eksik kuru çay satışı yapabıldı, çünkü çayı satan bayilere de emrivaki ve yazı yazmak süretiyle baskı yapmaya çalıştı, hiç bir zaman muhatap alıp satışla ilgili çalışmalarda bulunmadı, buda yetmez gibi bayilerin kendi bünyesinde oluşturdukları profesyonel kadro ve organizasyonlarıda ortadan kaldırıp, kendi kontrollerinde Bölge Koordinatörü adı altında 50 ye yakın işi bilmeyen kendi yeğenleri,çocukları ve akrabalarını,bunlara bağlı 400'e yakın tanzim teşhir elemanını işe aldılar. bu işler önceden profesyonel olarak 10-15 Süpervizor ve 200 civarında tanzim teşhir elemanı ile yapılabiliyordu. Bu çalışanlar önceden bayilerle birlikte onların kontrolünde çalışırken şimdi kontrol Çaykurda; Van da Edirnede Çanakkalede görev yapan bir elemanın kontrolu Çaykur tarafından ne kadar yapılabilir. Aldıkları ücretlerde çaykur üst düzey bürokratların yakınlarına yakışacak şekilde verilmektedir.Geçen seneden beri yapılan hatalar bu sezon patlama noktasına geldi ve biz üreticileri özel sektörün kucağına atıverdi. Hep bir korku var içimizde çaykur eldenmi gidiyor, bu bir oyunun parçasımı. İnşallah korkulan olmaz.
Röportaj
Türk futbolunun efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis Rize ve Rizeliyi yazarımız Fatih Sultan KAR'a anlatmıştı.
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS