Erdoğan Pavlopoulos ve Çipras’la görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ı kabul etti.

Erdoğan, Yunanistan’da mevkidaşı Prokopis Pavlopoulos ile bir araya geldi. Görüşmede ilk sözü alan ev sahibi Cumhurbaşkanı Pavlopoulos, 65 yıl sonra Yunanistan’a cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleştirilen resmi ziyaretin tarihi niteliklere sahip bir ziyaret olduğuna inandığını, hem ikili ilişkiler açısından tarihi bir ziyaret olacağını hem de geniş bölgede barış ve güvenli adımları birlikte atma mahiyetinde bir ziyaret olacağını kaydetti.

Erdoğan ise, Yunan mevkidaşına teşekkür ederek, “65 yıl aradan sonra rahmetli Celal Bayar’ın ziyaretinin ardından ilk defa böyle bir resmi ziyareti gerçekleştiriyoruz. Bunun bana nasip olması nedeniyle de mutluyum. Bu anlamlı ziyaretin iki ülke arasında yeni bir döneme, yeni başlangıca vesile olmasını diliyorum. Bazı gerçekleri açık, net ortaya koydunuz, ben de açık net olarak ortaya koyacağım. Özellikle Lozan konusunda zannediyorum hala anlaşılmayan bazı incelikler var. 94 yıl önce yapılmış bir anlaşma ve bu anlaşma sadece Yunanistan ile Türkiye arasında yapılmış bir anlaşma değildir. Bu anlaşmanın 11 taraf ülkesi vardır. Düşünün ki Lozan Anlaşması’nda Japonya bile var, İngiltere var, Portekiz var. Bütün bu ülkelerle beraber hepsini kapsayan bir anlaşma. Bunu konuşuyoruz. 94 yıl içinde dünya adeta yeniden inşa ediliyor, yeniden kuruluyor. Türkiye ile Yunanistan arasında çok şeyler gelişti. Mesela Lozan’da buradaki Türklerle ilgili Müslüman azınlık ifadesinin geçtiğinden bahsediyorsunuz. Doğrudur ama aynı zamanda AİHM’de Türk ifadesi geçmektedir. Bu kararlarıyla da orada vardır. Oradaki insanların yaşam koşullarının ne durumda olduğunu değerlendirme noktasında buraya iyice bir göz atmak lazım” dedi.

“BATI TRAKYA’DA YAŞAYAN MÜSLÜMANLAR İNANDIKLARINI LOZAN’A GÖRE YAŞAYABİLİYORLAR MI?”

Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar’ın haklarına değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar inandıklarını Lozan’a göre yaşayabiliyorlar mı? Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar baş müftülerini, kendi seçtikleri baş müftü değil, atanan baş müftü ile yönetilme gayretleri var. Türkiye’de patrik atanan bir patrik değildir. Patrik, Sen Sinod Meclisinin seçmiş olduğu bir patriktir. Lozan’a göre de malum belli bir sayıda Sen Sinod Meclisi oluşur. Bunların da Türk vatandaşı olması lazım. Sen Sinod Meclisindeki bu sayı azaldığı için Patriğe demişimdir ki ‘Bize isimler verin. Bunları Türk vatandaşlığına alalım ve mecliste bu sayıyı dolduralım.’ Bize verilen bu isimleri vatandaş yaptık. Bunlar, Sen Sinod Meclisinin üyeleri oldular. Şuanda 17 kadar mecliste üye var. Patriği kim seçiyor, seçecekse 17 kişi seçiyor. Ama Yunanistan’a gerek başbakanlığım döneminde, gerek cumhurbaşkanlığım döneminde biz Batı Trakya’da maalesef oradaki Müslümanların baş müftüsünü, oradaki imamlar, din adamları seçememiştir. Bu nasıl oluyor da Lozan Anlaşması’nın uygulamada olduğunu söylüyoruz? Demek ki Lozan uygulamada değil. Lozan’ın uygulanabilirliğini bu şekilde ortaya koymamız lazım. Bugüne kadar görüştüğüm, tanıştığım birçok başbakan arkadaşımızla görüşmüşümdür ama netice alamadık. İşin ekonomi boyutuna baktığımız zaman da AB veya Yunanistan’ın kişi başına milli gelirine baktığınız zaman 18 milyon dolar civarındadır. Batı Trakya’nın kişi başına milli geliri 2 bin 200 dolar civarındadır. Yatırım noktasında atılması gereken adımlar noktasında gerekli olan destekler onlara verilmemektedir. Bir ayrımcılık söz konusudur. Türkiye’de Rum vatandaşlarına yönelik böyle bir uygulama göremezsiniz. İbadethaneleri noktasında en ufak bir ayrımcılık göremezsiniz.”

“TEKRAR NATO’YA GİRİŞİNİZİ BİZ SAĞLADIK”

“Batı Trakya’da bırakın bunları Türk kelimesinin yazılmasını hazmetmek mümkün değil” diyen Erdoğan, “Bir okulda, bir dernekte eğer Türk yazıyorsa bunu bile hazmedemiyorlar. Bunları bir defa aşmamız lazım. Benim güncellenmesi gerekir dediğim konu bunlardır. Özellikle askeri konularda sıkıntılar yaşanıyor. Biz NATO’dan siz çıktınız, tekrar NATO’ya girişinizi biz sağladık. Biz engel olsaydık siz NATO’ya giremezdiniz. Bir ülkenin muhalefeti NATO’ya girmenizi engelleyebilirdi. Biz öyle bakmadık, biz komşu diye baktık. Bugün de öyle bakıyoruz. Aynı şekilde Kıbrıs ile ilgili yaklaşımınız, görüşmelerin içinde olmadınız. Görüşmelerin bizzat içindeyim. Yunanistan garantör ülke olduğu gibi Türkiye de garantör ülkedir. Kofi Annan ile o süreci birlikte yürüttük. Oradaki görüşmeler neticesinde işin çözüme kavuşması gerekirken, orada alınan kararlar uygulamaya girmiyor. Kıbrıs’taki Türkler referandumda yüzde 60’ın üzerinde evet oyu verdiler, Güney’de ne yazık ki Rumlar ‘hayır’ oyu verdiler. AB’nin verdiği sözler de yerine gelmedi. Mali noktada verecekleri desteklerin hiçbirini uygulamaya sokmadılar. Bugün bile bunlar hala yerine gelmiş değil. Bizler bu noktadaki sadakatimizi aynen sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz Kıbrıs’ta kalıcı, adil bir çözüm bulalım. Aynı şeyi Ege’de bulalım. Biz olması gerekenleri şöyle bir an önce yapalım” dedi.

“65 YIL ARADAN SONRA BUGÜN ÇOK FARKLI BİR HEYECAN İLE BURAYA GELDİK”

Aradan 94 yıl geçtiğini kaydeden Erdoğan, “Arzu ettiğimiz şeylerin başında Batı Trakya’daki soydaşlarımızın oradaki haklarının kullanılması geliyor. 65 yıl aradan sonra bugün çok farklı bir heyecan ile buraya geldik. Batı Trakya’da soydaşlarımıza ziyaret yapmayı da arzu ettim ama birileri de bu ziyareti provoke ediyor. Dağıtılan broşürlerden tutunuz, oradaki binaların kapılarına çizilen işaretlere kadar. Her toplumun içinde artılar eksiler vardır. O ayrı bir konu. Ama bunların 65 yıl sonra böyle bir cesareti ortaya koyarak, buraya bir cumhurbaşkanı geliyorsa bunun kontrol altında tutulması gerekir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Siyasi, askeri, ticari, ekonomik, kültürel ilişkilerin süratle arttırılması gerektiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye’den Yunanistan’a karşılıklı turist akışının hızlandığını dile getirdi. Erdoğan, “Cumhurbaşkanı olarak arzum şudur; bardağın boş tarafıyla uğraşmayalım. Bardağın dolu tarafına bakalım ve münasebetlerimizi güçlendirelim. Bu ziyaretimizin de inanıyorum ki 65 yılı bir kenara koyup artık ileriye bakacak bir ziyaret olması temennisindeyim” açıklamasını yaptı.

ÇİPRAS’LA GÖRÜŞME

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,daha sonra Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ı kabul etti. İlk sözü alan Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, “65 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleşen ilk ziyaret. İki ülke ilişkilerinin her zaman iyi olmasına inanan bir insanım. Başbakanlığım döneminde de bunu kanıtladığıma inanıyorum. Son dönemlerde bizim bölgemizde ve özellikle göçmen konusu, Suriye konusu ile ilgili AB-Türkiye ilişkileri alanında ciddi gerginlikler, meydan okumalar söz konusu sizin de bildiğiniz gibi. Bir köprü inşa ederken o köprünün inşa edileceği zeminin de sağlam olması gerekir. Aramızdaki anlaşmazlıklardan ziyade ortak noktalarımıza yoğunlaşmak durumundayız. Fikir ayrılıklarında da karşılıklı saygı çerçevesinde tahriklerden uzak bir şekilde ortaya koymak gerektiğini düşünüyorum. Bugün bunu başarabilirsek sizin ziyaretiniz tarihi olmaktan öte iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfanın açılmasına vesile olacaktır” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmede de söyledim. Artık Türkiye ile Yunanistan bir şeye inanmalıdır. Bardağın boş tarafını bir kenara koyup dolu tarafına yönelmeliyiz. Müzakerelerimizi onun üzerine oluşturmalıyız. Aslında halklarımızın birbiriyle ortak yanları çok. Yeter ki ideolojik saplantısı olanları bir kenara koyalım. Bizim Türkiye olarak hiçbir komşu ülkenin toprak bütünlüğü noktasında herhangi bir gözümüz yok. Biz geçmişte iç içe olmuş ülkeleriz. Burada soydaşlarımız var. Sizin bizde soydaşlarınız var. Keşke geçmişteki bazı yanlışlar olmasa bir kısım Rum vatandaşlarımız da ülkemizden ayrılmasaydı. Bu yanlışlıkları artık tarihe bırakıyoruz. Geleceği çok daha sağlam şekilde inşa etmeliyiz. Bunun için yapabileceğimiz çok şeyler var. Eğer gerçekten ortak akıl oluşturabilirsek bunları çözeriz.”

(İHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.