Kılıçdaroğlu’nu fena köşeye sıkıştırdı

Başbakan Binali Yıldırım, milletvekili sayısının artmasını öngören değişikliği eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu’nu, "Partisi 1995’te Türkiye’nin nüfusu 59 milyonken milletvekili sayısını 100 milletvekili birden arttırdılar" diye eleştirdi.

Kılıçdaroğlu’nu fena köşeye sıkıştırdı

Başbakan Binali Yıldırım, milletvekili sayısının artmasını öngören değişikliği eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu’nu, "Partisi 1995’te Türkiye’nin nüfusu 59 milyonken milletvekili sayısını 100 milletvekili birden arttırdılar" diye eleştirdi.

26 Şubat 2017 Pazar 16:46
Kılıçdaroğlu’nu fena köşeye sıkıştırdı

Başbakan Binali Yıldırım, milletvekili sayısının artmasını öngören değişikliği eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu’nu, "Partisi 1995’te Türkiye’nin nüfusu 59 milyonken milletvekili sayısını 100 milletvekili birden arttırdılar" diye eleştirdi.

Başbakan Yıldırım, Kahramankazan’da düzenlenen referandum mitinginde konuştu. 15 Temmuz darbe girişiminde Kahramankazan halkının verdiği mücadeleyi aktaran Yıldırım, “15 Temmuz gecesiydi. Devletin içine çöreklenen ve ihanet edeceği günü bekleyen bir grup azılı terörist doğru zaman diyerek işe koyuldu. Kahramankazanlılar, Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi ’zaman bendedir, mekan bendedir’ dediniz. Darbecilere canınız pahasına meydanları dar ettiniz. Bu alçak darbe girişimine karşı onurlu, haysiyetli direnişinizi ortaya koydunuz. 8 bin kişi ile Akıncı kışlasını kuşatan siz Kahramankazanlılar oldunuz. Uçaklar kalkmasın diye bütün yılın emeğini, ekinini, tarlasını yakan da sizdiniz. Darbeye karşı ilk sivil dayanışmayı başlatan da sizdiniz. Allah yolunda vatan için ilk şehidi de veren yine sizdiniz. Bu yüzden bu destan sizin eseriniz. Eseriniz ile istediğiniz kadar övünün. 15 Temmuz milletin zaferidir. O zaferde ilk cümleyi Kahramankazanlılar söyledi. Çünkü F-16’lardan korkmadınız. Sizin bu destansı mücadeleniz, şehadete yürüyüşünüz, milli iradeye sahip çıkmanız tüm dünyada bir örnek oldu” diye konuştu. Kahramankazanlıların meydanlara bereketli ve güzel bir iş için çıktığını kaydeden Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

“15 Temmuz’da yazdığı destanın son cümlesini de yazıp tarihe not düşeceksiniz. 16 Nisan’da sandığa gidecek ve 15 Temmuz darbecilerinin zihniyetinin Türkiye’den sonsuza kadar silinmesini sağlayacak. Hazır mıyız? Gücümüz millet kararımız evet. Sevdamız millet, daima millet, kararımız evet. Sizin bu ilçeyi dar ettiğiniz FETÖ örgütünün elebaşısı Pensilvanya’da bu ’evet’leri duydukça kriz geçiriyor. PKK sizin bu ’evet’lerinizi işittikçe darlanıyor, kuduruyor. Çünkü diyorlar ki; ’Eyvah! 48 günümüz kaldı. 48 gün sonra millet sandığa gidecek evet diyecek, bizim de biletimizi kesecek.’ Yeni anayasayla FETÖ örgütü de PKK da, DEAŞ da Türkiye’den arınacak ve Türkiye artık terörle yaşamaktan kurtulacak. Türkiye önünü daha net görecek. Semalarımızda millete bomba atan savaş uçakları olmayacak. Semalarda çocuklar uçurtma uçuracak. Gençlerimiz darbeciler tarafından hayatlarından koparılmayacak. İşte Kahramankazanlılar bu yüzden ’evet’ diyeceğiz. ’Evet’ diyeceğiz, terörün de sonunu getireceğiz, çocuklarımıza, gençlerimize aydınlık bir gelecek hediye edeceğiz. Kazan’a 15 Temmuz’dan hemen sonra geldik. İçimiz buruktu. 9 vatan evladını Kazan’da toprağa verdik. Bu şehitlerimiz için, bize emanet olan bu mübarek vatanımız için bir görevimiz var. 16 Nisan’da sandıklara gideceğiz. Terör güruhlarını sevindirmeyeceğiz. Yeni anayasa bu ülkeye huzur getirecek, kardeşlik getirecek. İstikrarın devamı için yeni anayasaya ’evet’ diyeceğiz. Ülkenin beraberliğini daha da güçlendirmek için ’evet’ diyeceğiz. Hazır mısınız? Tek vatan, tek bayrak, tek devlet, tek millet için kararımız evet. Sevgili gençler, dün Ankara’da Ankara’nın en büyük spor salonunda binlerce millet sevdalısı ile bir olduk. Oranın coşkusu sel olup 81 ile akıyor. Şimdi görüyorum ki Kahramankazan’da da siz işi çoktan bitirmişsiniz. 15 Temmuz’da milli iradesini, demokrasisini canıyla savunan Kahramankazanlılar kararını vermiş. Alandaki herkes demokrasi için, istikrar için, kalkınma için, milli irade için binlerce kez evet. Milletimiz güvenini ve teveccühünü bizlerden hiç esirgemedi. O kara gecede Cumhurbaşkanımız, milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile milyonlar sel oldu meydanları doldurdu. Vatandaşımız hükümetimizin kararlı duruşu ve bizim de çağrımıza kulak verdi ve darbeciler yok oldu, millet zaferle buluştu. Ufukta bir zafer daha var. Biz o zaferi de milletimizin ’evet’ diyerek kazanacağına inanıyoruz. Aziz millet hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadı.”

“HALKA EFENDİ DEĞİL HALKA HİZMETKAR OLDUK”

AK Parti’nin kurulduğu ilk günden beri birçok sorunla karşılaştığını ifade eden Yıldırım, “Vatandaşlarımız her zaman bize yol arkadaşı oldu. Her sıkıntıda bize destek verdiniz. Cumhurbaşkanımızı siyasi yasaklı yaptılar. Milletvekili olamaz dediler, muhtar bile olamaz dediler, partimizi kapatmaya çalıştılar. Cumhurbaşkanı seçimini 367 icadı ile tıkadılar, 2013’ün sonunda 17-25 Aralık komplosunu kurdular. 15 Temmuz 2016’da kanlı darbe girişiminde bulundular. Milletimizin verdiği güç ile doğrulduk ve yolumuza devam ediyoruz. Hepsi boşa çıktı. Çünkü biz milletle yürüdük. Milletin yolu bizim yolumuz oldu. Biz Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu gibi referandum kararı bizi bağlamaz demedik, referandum sonucunu tanımayız demedik, halkı tehdit etmedik. Halka efendi değil halka hizmetkar olduk. Biz meclis kürsülerini işgal etmedik. Aksine gün geldi bombalar altında gazi meclise, milletin emanetine sahip çıktık. Biz milletin emanetini namusumuz bildik. Biz tehdit siyaseti hiç yapmadık. Hendek siyasetini asla kabul etmedik. Bölücü parti, ’biz sırtımızı PKK’ya dayıyoruz’ dedi. Kürt kardeşlerim kimliğiniz ile iftihar edin, bu sizin hakkınız ancak alçak terör örgütü PKK’nın bilesiniz ki sizin gibi bir sorunu yok, sizin böyle bir alçak örgüt gibi sorununuz var. Hiç merak etmeyin. Bu alçak örgütün sizinle bizim aramızı bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Onların da bu ülkeden yok olup gidecekleri yakındır” açıklamasında bulundu.

“MESELE MEMLEKET İSE GERİSİ TEFERRUAT”

Halk oylamasının bir seçim olmadığına dikkat çeken Yıldırım, vatandaşlara şöyle seslendi:

“Bu meseleye bir genel seçim havası vermeye çalışanlar var. Millet bunları izliyor ve gülüp geçiyor. Millet referandumu bahane ederek vatandaşları kutuplaştırmaya çalışanlara gerekli cevabı 16 Nisan’da verecek. Buradan bir önceki seçim CHP’ye, HDP’ye oy vermiş kardeşlerim varsa onlara da sesleniyorum: Siyasi görüş farklılıklarımızı bir kenara bırakalım. Mesele memleket ise gerisi teferruat. Bu işin kavgası olmaz. 16 Nisan günü sandığa siyasi kimliğimiz ile gitmeyeceğiz. Milli hassasiyetimizle gideceğiz. Bizler hizmet eriyiz. 15 yılda Ankara’nın Kazan’ın çehresine şahit olduk. Ankara-İzmir arasında sefer yapacak YHT’nin çalışmaları devam ediyor. Ankaralılar elbette her şeyin en iyisine layık. Daha düne kadar Türkiye’nin en büyük sıkıntısı terör deniyordu. PKK’ya, FETÖ’ye, DEAŞ’a tarihin en ağır darbesini vurduk. Kandil PKK’nın başına yıkıldı. Kazan, FETÖ’nun başına yıkıldı. El Bab DEAŞ’ın başına yıkıldı. Türkiye bu kararlılıkla birçok kazanım elde edecek. Bir ay öncesine kadar dolar 4 lirayı görmüştü. Daha da inecek. Üst aklın ekonomik kumpasları, oynanan oyunları boza boza geliyoruz. Önümüzdeki günlerde ekonomimiz daha da canlanacak. Bizim Ulaştırma Bakanı da sizin enişteniz. O da Kazan’dan evli. Başbakanınız da Kahramankazanlı. Biz sorumluluğumuzun gereğini yapmayacak mıyız? Ankara-Kazan yolunu genişletiyoruz. 3 geliş 3 gidiş haline getiriyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. 1-2 ay içerisinde çalışmalar başlıyor. Ankara’ya, havaalanları, şehir hastaneleri, tüp geçitler, üniversiteler, YHT’ler, Ankara’ya çok güzel birde hızlı tren garı yaptık. Ankara-Sivas, Ankara Kayseri, Ankara İzmir YTH çalışmaları devam ediyor. Biz köklerimizden beslendik ve geleceğe yöneldik. Abdülhamit’in hayalini hayata geçirdik; Marmaray. Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonunu taşımaya kendimize görev bildik. Farklılıklarımızı hep zenginlik olarak gördük. 2002’nin karamsar Türkiye’sini 2017’de başı dik, istikrarlı, yükselen bir kutup yıldızı haline getirdik. Son referandumda 2010’da siz, size yakışanı yaptınız, Kahramankazan’da sandığa gittiniz ve yüzde 74 evet dediniz. Bu referandumda hedef yüzde 90. 100 demeyelim. Bırak 3-5 tane de onlar alsın. Bu kadar cimriliğe lüzum yok. Yeni rekor yolda. İstikrar büyüsün, sürsün Türkiye büyüsün. Aydınlık bir Türkiye için var mısınız, güçlü ekonomi için var mısınız, kalkınma için var mısınız?”

“SEN ÖNCE MİLLETVEKİLİNİN 1 TRİLYON 200 BİN LİRA TELEFON FATURASI GELDİ, ONUN HESABINI SOR”

Yeni anayasa ile ilgili de konuşan Yıldırım, “Neler var neler. 7.5 milyon gencimizin siyasete girmesinin önündeki engeli kaldırıyoruz. Siyaset gençleşiyor, renkleniyor, siyasette rekabet oluyor. Milletvekili sayısını 550’den 600’e çıkarıyoruz. Siz bakmayın ortalığı velveleye verenlere aldırış etmeyin. Kılıçdaroğlu diyor ya; ‘Efendim 50 milletvekiline fazladan para vereceksiniz.’ Sen onu soracağına bir milletvekilinin 1 trilyon 200 bin lira telefon faturası geldi, onun hesabını sor. Bunu söyleyen Kılıçdaroğlu. Partisi 1995’te Türkiye’nin nüfusu 59 milyonken milletvekili sayısını 100 milletvekili birden arttırdılar. Nüfus olmuş 80 milyon. 550’den 600’e çıkartmışız bunun lafını ediyor. Ayıptır. Gerçekleri saptırmayacaksınız. Yargı bağımsız ve tarafsız hale geliyor. Siz değil miydiniz yargı bağımsız olsun diyen. Millet bunları unutacak mı zannediyorsunuz. 2007’de icat çıkartıyorsunuz 367 şartı ile cumhurbaşkanı seçimini tıkıyorsunuz. Birde halkın iradesine ipotek konulmasın diyorsunuz. Milletvekili seçimleri artık yeni sistemde 5 yıla çıkıyor. Sürekli milleti seçimle meşgul etmeyeceğiz. Artık 5 yıl kulağınız rahat. Hükümet kuruldu, kurulmadı, güven oyu aldı almadı hepsi bitiyor. Hükümeti siz kuruyorsunuz. Siz sandıkta kuruyorsunuz. Milletvekillerini siz seçiyorsunuz. Güven oyunu siz veriyorsunuz. Çift başlı yönetimlerden bu millet çok çekti. Bu sistem babayı oğul ile arasını açar. Bu sistem öyle bir sistem ki burada kim gelirse gelsin sorun çıkıyor. 1950’den beri yaşadıklarımız ortada. 50-60 arası 60-70 arası. 60’ta darbe yaptılar, 71’de cumhurbaşkanı seçimini bahane ettiler muhtıra verdiler. 80 darbesini yaptılar. Özal geldi ve Türkiye yeniden kalkındı. 90’lı yıllar geldi ’laiklik elden gidiyor’ dediler ve 28 Şubat darbesini vurdular. 2001 yılında Türkiye öyle bir kriz ile karşı karşıya geldi ki faizler aldı başını gitti. AK Parti 2002 yılından beri iş başında. AK Partiye de aynısını yaptılar. 2007’de elektronik muhtıra verdiler. Biz ne yaptık. Şapkamızı, ceketimizi alıp gitmedik. Gönderdikleri muhtırayı iade ettik” dedi.

(Abdullah Sarıca - İlker Turak / İHA)
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.