Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, "Türkiye’deki sistem geçmişteki gibi askeri vesayetin, yargı vesayetinin siyasi sistemi çok fazla dağıttığı bir hal içerisinde olsaydı, Biz bu darbeyi engelleme konusunda nasıl bir performans ortaya koyabilirdik” diye sordu.

Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, Polonya’daki resmi temasları kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Çelik, yaptığı açıklamada, "Türkiye’de her zaman için başkanlık sistemi konuşuldu. Biz 100 yıldır sistem tartışması yapıyoruz. 15 Temmuz Darbe girişimi sırasında Türkiye’de bir koalisyon olsaydı ya da Türkiye’deki sistem geçmişteki gibi askeri vesayetin, yargı vesayetinin siyasi sistemi çok fazla dağıttığı bir hal içerisinde olsaydı, biz bu darbeyi engelleme konusunda nasıl bir performans ortaya koyabilirdik. O gün Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu üyeleri bütün bir siyasi iktidarın darbe girişimine karşı çıkması, darbe girişiminin engellenmesinde en büyük kuvvetlerden bir tanesi olmuştur” dedi.

DARBECİLERİN ORTAK AĞIZLA KONUŞMASI

“Darbeciler, bütün bir darbenin suçunu şu an hayatta olmayan birinin üzerine yıkıp, kurtulma şeklinde bir strateji güdüyorlar”

Çelik şöyle devam etti:

"Darbeciler şöyle bir argüman geliştiriyorlar. Biz verilen emri yerine getirdik şeklinde konumlandırma içerisine giriyorlar. Emri kimden aldınız diye sorduğumda Şehit Halis Demir’in öldürdüğü Semih Terzi’den aldık şeklinde. Dolayısıyla bütün bir darbenin suçunu şu an hayatta olmayan birinin üzerine yıkıp , kurtulma şeklinde bir strateji güdüyorlar. Bu da şunu gösteriyor ki bu darbeciler eski taktik çalışmalarını, eski örgüt faaliyetlerini aynen sürdürüyorlar. Hepsinin ağzından bu argümanın aynı şekilde çıkması da son derece önemli bir şeydir. Birde vize serbestisi konusunda kendi çalışmamızı tamamlayınca Avromopulos ve Timmermans’ı buraya davet edeceğimizi söyledik. Dolayısıyla biz bu belgeyi tam olarak ortaya koyunca bu daveti gerçekleştireceğiz".

(İHA)