Şenol Güneş'in basın toplantısı
Trabzonspor teknik patronu Şenol Güneş, düzenlediği basın toplantısıyla gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Basın mensuplarının geçmiş Kadir Gecesi’ni kutlayarak toplantıya başlayan Güneş, şöyle konuştu:

“Ligde şuana kadar üç maç oynadık. Geriye baktığımızda gidenler ve gelenler oldu. İdmana çıkan 24 oyuncu var. A2 takımından oyuncu alabiliriz. Kaybettiğimiz iki maç var. Bunların sonucunda UEFA Ligi’ne kalamadık. Beklentimiz büyüktü. Buraya gelebilmek için bir yıl daha çalışmamız gerekecek. Türkiye Ligi ve kupa maçları var. Beklentilerimizi tekrarlamak gerekirse, ilkeli, prensipli, samimi, açık olan bir takım ve kulüp olmak istiyoruz. Keyif alıp, keyif vermek istiyoruz. Rakibi oynatmayan, kendisi oynayan bir takım olmak istiyoruz. Son müsabaka oyun olarak, hayal kırıklığıydı. Encek genel bakıldığında ise takımın iyiye gittiğini gördük. Bu konuda bir aydınlatma yapmak istiyoruz. Bir maçla büyük, bir maçla küçük olmadığımızı söylüyoruz. Yanlış anlaşılmak istemiyoruz. Liverpool maçını kaybettiğimizde iyi işler yaptığımızı söyledik. Büyük bir hedefi kaybettiğimiz anlamda bunu söyledik. Antalya’da sadece iki puan kaybetmemize rağmen kötü olduğumuzu söyledik. Ancak bu zaman zaman çarpıtıldı. Kendi gerçeklerimizi görüp bunları samimi bir şekilde söyleyeceğiz demiştik. Bu sorunları söylemek oyuncularımızı kötülemek anlamına gelmez. Ben çözüm olarak buradayım. Bu düşünceleri söylemek, kamuoyu tarafından değerlendirilmesini sağlamayı düşündüğümüz içindir.

Oyuncularımı suçlamam, ancak görüşlerimi paylaşırım. Yönetici, taraftar, medya ve takım olarak birlikte hareket etmek istiyoruz. Birlikte bu gemiyi yüzdürmek istiyoruz. Taraftarın katkısı, medyanın eleştirisini alıp yolumuza devam ederiz ancak burada bir düşünce dağınıklığı görüyorum. Yönetim arasındaki sıkıntılar gibi konuların hepsi Trabzonspor’un değeridir. Zengin bir Trabzonspor oluşturmak istiyoruz. Mükemmel değiliz. Övgü alırken bunu söyledim. Ama iyiye gidiyoruz. Ancak bir maçtan sonra kötü demek yanlış olur. Yarışta devam ediyoruz. Eksiklerimiz var. Oyuncu kadromuz iyi. Bunlarla en iyiyi yapacağımızı düşünüyorum. Bir maçla, başarılı, bir maçla başarısız olunmaz. Duruşumuzla düşüncemizle yapmamız gereken doğrularda sapma olursa büyüklük tartışılır. Kaybedince de büyük kalmasını bilmek gerek. İlişkilerinizle bunu hissettirmeliyiz. Kötü oynayıp kazanma yetisi büyük takımlara has bir olgudur. Bizim iyi oyuncularımız var, oyuncularımız yıldız olabilecek yetenekte, yıldızlar kıvılcım saçarlar. Var olan değerlerini mental olarak değiştirmek için uğraşıyoruz. İşlerini iyi yaptıkları zaman da eksikleri olduğunu kendilerine söylüyoruz. Kamuoyunu bu konuda yönlendirebilirsek daha iyi bir Trabzonspor oluştururuz. Bu şehirde futbol kültürünün üst seviyeye çıkması için bunu yapmalıyız. Oynayan oyunculara oynayacak zemini hazırlamak gerek. Futbolla yaşayan Trabzon’u geliştirir bu düşünce. Eleştiriler de alıyoruz. Trabzonlu oyuncuların sayısı azalmıştır. Ama bu bir günde olmamıştır. Çiçek yetiştirmeyi bilmek gerek. Kolay iş olmadığını herkes bilir. Sadece Antalyaspor maçı sonrasında tozu dumana katmak doğru değil. Bunun yararı sadece Trabzonspor düşmanlarına yarar. Takımın zaman zaman iyi ve kötü maçları olabilir ancak yarışta geri kalmasına neden değildir. Son haftalarda transferler bitmesine rağmen tartışma ortamı devam ediyor. Eksikler vardır doğrudur ancak bitmiştir.

Colman’ın iyileştirme konusu kapanmıştır. Olumsuz etkilendiği belki doğrudur konuşulmuştur ama kapatılması gereken bir konudur. Burada oyuncuyu korumak gibi bir amacımız yok. Colman’ın iyi dönemleri de var, başarısız olduğu dönemler de var. Ancak Colman’ın katkısı her dönem iyi seviyede. Vücuduyla beyni aynı uyumu göstermiyor. Geçmişte iyileştirmeyle ilgili yine sıkıntısı olmuş. Bu iyileştirme kulübün temeline koyulan dinamit gibidir. Anlaşmalar transfer dönemlerinde yapılır. Colman’a söyledim, sen işini yapacaksın diye. Eğer işini yapmazsan bugün kazandığını da kazanamazsın. Dünya’nın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Türkiye hariç tüm dünyada oyuncuların aldığı ücretler aşağıya düşüyor. Colman olayını geçiştirmedim, tam tersine onun üzerinden mesajlar vermeye çalıştım. Colman her maç bundan dolayı oynamıyor diyemeyiz. Dikkatini verdiğinde faydalı oluyor. Oyuncunun ruh halini düzeltmek görevimiz. Yabancı oyuncuların sorunları biraz daha fazla oluyor. Çünkü zaten para kazanmak için buraya geliyorlar.

Aynı şey Umut için de geçerli. Mukavelesi devam ediyor. Herkese teklif gelsin istiyoruz. Yanlış bir işleyiş oldu. Kulüp, oyuncu ve biz zarar gördük. Cezası verilerek işi düzeltip yolumuza devam etmeliyiz. İmza attırılan oyuncuda sorun çıkıyorsa, attırılmayanda çıkması normaldir. Bütün oyuncular transfer yapıyor havası var. Bu kaosu getiriyor. Bu çivileri yerinden oynatır. Trabzonspor oyuncusuyla anlaşmışsa bitmiştir bu konu. Asıl işler değil bunlar. Asıl iş sahada oynamaktır. Üretim yapmadan pazarlama yapamazsınız. Bütün oyuncularımızdan faydalanmak istiyoruz. Oyuncularımız transferden etkilenmeyip yoluna devam etmelidir. Sorun olabilir ancak bu her şeyin üzerine çıkıyorsa bu Trabzonspor’u bitirir.

Gabriç ve Barış gitti ancak oynamadıkları için gitmeleri gerekiyordu. Gabriç çok oynamak istiyordu, kaldıkça güvensizliği artıyordu. Barış bu dönem daha iyi olmasına rağmen gitmesini istedim. Çünkü burada daha fazla üzerine koyamayacağına inandık. Zafer ise geriye dönüş yaptı. Takım içerisine kattık.

Fatih Tekke konusunda işleyen süreç, Trabzonspor’u seven Fatih, Beşiktaşlı olmuştur. Bunu planlamamıştır, biz de düşünmemiştik ancak şartlar onu oraya getirmiştir. Böyle bir süreçten sonra Trabzonspor’a ve Fatih’e zarar verecek bir durumun gelişmesini istemeyiz. Fatih’in başarılı olmasını isterim ancak Beşiktaş’ın başarılı olmasını istemem.

Bu dönem fizik olarak bir eksiğimiz olduğunu düşünmüyorum. Antalyaspor maçını da kazanabilirdik, kısır bir döngü içerisinde kaliteli olmayan bir maçtı. Oyuncularımıza dinlenme süresi verdik. Bu gerekliydi. Üst üste gelen maçların zihinsel olarak atılması için dinlendirdik oyuncularımızı. Önümüzde üçü içeride olmak üzere dört maçımız var. Moral desteğine ihtiyacı var takımımızın. Kolay maç yok. Öyle olsaydı kolay görünen Antalyaspor maçında puan kaybı yaşamazdık. Seyircimizle birlikte hazır olacağımız bir dönem geçirmek istiyoruz…

Geçen sezon oynamayanlardan bu sezon oynayanlar var. Gabriç oynayabilecek bir oyuncuydu. Solda oynamasını istiyordum. Orada bir boşluk olabilirdi. O ise sağda oynamak istiyordu. Şartlanmıştı. Sezer ise takımda kalıp kalmamak konusunda ikilem yaşadı. Şimdi daha iyi durumda. Murat Tosun, iyi bir oyuncu. Yetenekli olduğunu düşünüyorum. Sakatlığı vardı ve uzun sürdü. Hazır olması gereken dönemde takımdan ayrı çalışmak durumunda kaldı. Tam hazır olduğu dönemde talibi çıktı, biz de gitmesini uygun gördük. Tayfun sakatlıktan yeni çıktı. Hazırlık maçında oynattık. Sonlara doğru yoruldu. Hazır olunca katkı yapacağını düşünüyorum. Oyunu da önemli. Yattara çok iyi çalıştı. Daha profesyonel. Verim olarak Fenerbahçe maçındaki katkısını, UEFA ve Antalyaspor maçında veremedi. Fenerbahçe maçında attığı gol dışında da iyiydi. Yattara daha üretken olabilirse çok daha faydalı olabilir…

Takımımıza en son katılan Jaja nitelikli bir oyuncu. Topu olumlu kullanıyor. Ancak tipik bir santrafor değil. Ama bu bölgede oynatılabilir. Kilo almaya müsait bir oyuncu. Topla çabuk ve hızlı. Faydalı olabilecektir.

Liverpool maçında Engin’i son anda kadroya aldım. Ağır bir saha vardı. Sol tarafta oynatacak oyuncum kalmamıştı. Geride, alternatif olarak bir tek Mustafa vardı kadroya yazmadığımız. O maçta kadro derinliği olarak yetersizdi. Ancak ligde farklı.

Liverpool maçı öncesinde Umut’la ilgili bir sıkıntı yaşanmışsa bunda herkes hatalıdır. Bazı şeyler eksikse, biz eksik yapmışızdır. Dolayısıyla Umut konusunu karmaşık hale getirmek gereksiz. Ben niye hatalıydım, oynatmanın yollarını arayabilirdim. Bunlar bitmiş hadiseler. Şimdi suçlu ararken kulübü yıpratıyoruz. Hata vardır, süreç hatalı işlenmiştir, zarar çekilmiştir. Yeni zararlar çekmemek için bu konunun üzerine gitmememiz gerek. Futbol basit bir oyun. Basit olduğu için güzel. Karmaşık hale getirerek eskiye döndürüyoruz. Bu konuda spekülasyon yapmanın bir yararı yok.

Alanzinho futbol oynamaktan keyif alan bir oyuncu. Bunu yapamadığında kendisiyle kavga ediyor. En önemlisi topu kullanmada eğer olumsuzsa etkileniyor. Karar yanlışlığı yüzünden bir sonraki pozisyondan da etkileniyor. Coşkulu oldukça daha üretken oluyor. Antalyaspor karşısında gol atabilecek bir pozisyona girdi ancak olmadı. Bu sonraki kararlarını da etkiledi. Daha fazla gol atması, daha fazla asist yapması gerek.

Milli Takımın oyuncu tercihlerine saygı duymamız gerek. Daha önce Selçuk alınmamıştı, şimdi alındı. O zaman neden alınmıyor diye eleştirseydik, bugün ne diyecektik. Biz bile kendi oyuncularımızı tercih ederken tereddütler yaşıyoruz. Bunun üzerinden tartışma başlatmak istemeyiz. Bizim görevimiz oyuncularımızı hazırlamaktır. Onur gitti, Selçuk gitti, yarın Egemen, Sezer, Ceyhun ya da başkaları gider. Bu konuda konuşmak yersiz”

www.gazeterize.com sitesinden 24 Mayıs 2012 Perşembe tarihinde yazdırılmıştır.