Rize Haberleri

2025 Yılında Yaş Çay Rekoltesi 1 Milyon 338 Bin Ton

Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, 2025’te yaş çay rekoltesinin 1 milyon 338 bin ton olduğunu ve %7,68 düşüş yaşandığını açıkladı.

Abone Ol

Rize Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, 2025 yılı yaş çay rekoltesine ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı. Rize Ticaret Borsası istatistiklerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde 1 milyon 338 bin ton yaş çay işlendi.

Yaş Çayın Yüzde 61’i ÇAYKUR Tarafından İşlendi

2025 yılı verilerine göre üretilen yaş çayın

  • %61,46’sı (822 bin 717 ton) ÇAYKUR,

  • %38,54’ü (515 bin 945 ton) ise özel sektör tarafından işlendi.

İşlenen yaş çaydan yaklaşık 256 bin ton kuru çay elde edildi.

Başkan Erdoğan: Rekoltedeki Gerileme Çok Boyutlu

Rize Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, 2025 yılı yaş çay rekoltesinde yaşanan düşüşün tek bir nedene bağlı olmadığını vurgulayarak, sürecin çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Başkan Erdoğan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’de son beş yıllık dönemde yaş çay işleme miktarı yıllık ortalama yaklaşık 1 milyon 370 bin ton seviyesinde gerçekleşmiştir. 2025 yılında ise yaş çay rekoltemiz 1 milyon 338 bin ton olarak kayıtlara geçmiştir. Bir önceki yıla kıyasla rekoltede %7,68 oranında bir gerileme söz konusudur. Bu düşüş sınırlı olmakla birlikte sektör açısından dikkatle analiz edilmesi gereken bir tablodur.”

İklim ve Tarımsal Uygulamalar Belirleyici Oldu

Rekoltedeki düşüşün nedenlerine de değinen Erdoğan, özellikle iklim koşulları ve tarımsal uygulamalara dikkat çekti:

“Yaşanan gerilemede başta iklim kaynaklı verim düşüklüğü olmak üzere, makineli tarımın evsafa uygun yapılmaması, çay bahçelerinde uygulanan yanlış budama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve buna bağlı olarak toprak yapısının bozulması önemli rol oynamaktadır. Bu sorunlar kısa vadede verimi, uzun vadede ise çay tarımının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir.”

Başkan Erdoğan: Sürdürülebilirlik Kaçınılmazdır

Çay sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mehmet Erdoğan, sürdürülebilir üretim anlayışının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı:

“Çayımızı gelecek 100 yıllara taşımak istiyorsak, üretimin ilk aşaması olan topraktan başlayarak, hasat, işleme ve son tüketime kadar tüm süreçlerde sürdürülebilir yöntemler geliştirmek zorundayız. Aksi halde hem verim hem de kalite açısından daha büyük sorunlarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır.”

Genç Nüfus ve Değişen Tüketim Alışkanlıkları Uyarısı

İç tüketim ve pazar dinamiklerine de değinen Erdoğan, genç nüfusun değişen alışkanlıklarına dikkat çekti:

“Bugün itibarıyla iç piyasadaki çay tüketimi üretimimizi karşılamaktadır. Ancak yapılan araştırmalar, genç nüfusun çay tüketim alışkanlıklarının azaldığını açıkça göstermektedir. Değişen dünya ile birlikte yeme-içme alışkanlıkları da değişmektedir. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz.”

Katma Değerli ve İnovatif Ürün Vurgusu

Başkan Erdoğan, sektörün geleceği için inovasyonun şart olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu nedenle sektör olarak şimdiden gerekli adımları atmalı, yeni neslin tüketim tercihlerine uygun, katma değerli ve inovatif çay ürünleri geliştirmeliyiz. Ülkemizde üretilen çaylarda herhangi bir pestisit bulunmaması çok önemli bir avantajdır. Bu avantajı kalite, markalaşma ve inovasyonla birleştirdiğimizde Türk çayının dünya çay pazarında çok daha güçlü ve rekabetçi bir konuma ulaşması mümkündür.”