ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı kapsamında İran ile herhangi bir görüşmenin olup olmayacağına ilişkin soruyu, 'Başkan, herkesle görüşmeye açık olduğunu söyledi. Çünkü sorunları çözecekseniz insanlarla iletişim kurmanın önemli olduğuna inanıyor. Bu, sonunda onlarla aynı fikirde olacağınız anlamına gelmiyor ama bu önemli. Dolayısıyla biz buna açığız' şeklinde cevapladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NBC News'in Today adlı programına bağlanarak birçok konuda açıklama yaptı. Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı kapsamında İran ile herhangi bir görüşmenin olup olmayacağına değinen Rubio, 'Başkan, herkesle görüşmeye açık olduğunu söyledi. Çünkü sorunları çözecekseniz insanlarla iletişim kurmanın önemli olduğuna inanıyor. Bu, sonunda onlarla aynı fikirde olacağınız anlamına gelmiyor ama bu önemli. Dolayısıyla biz buna açığız. Bu noktada herhangi bir şeyin planlandığını sanmıyorum ama böyle bir şeye açığız' dedi.
İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağına vurgu yapan Rubio, 'Bu, radikal bir rejim. Kendi halkına nasıl davrandıklarını görüyorsunuz. Farklı vekilleri aracılığıyla bölge genelinde gerçekleştirdikleri zarar ve katliamın boyutunu görüyorsunuz. Böyle bir grup asla nükleer silaha sahip olamaz. Ve eğer bu sonuca olumlu bir şekilde ulaşabilirsek, bunu memnuniyetle yaparız' ifadelerini kullandı.
'Güneydeki boğazlardan akan petrol miktarı artıyor'
Petrol fiyatlarındaki artışa değinen Marco Rubio, 'Fiyatların yüksek olmasını istemiyoruz. Eğer İran'ın nükleer silahı olsaydı, o fiyatlar iki katına çıkardı. Çünkü o zaman hiç kimse onlara dokunamazdı. İran hakkında yapabileceğiniz hiçbir şey olmazdı ve onlar Hürmüz Boğazı'nı sonsuza kadar kontrol etmek için o nükleer silahı kullanırlardı. Dünyanın enerji arzını istedikleri zaman kesebilecek durumda olurlardı. Petrolü, terörizmi kullandıkları şekilde küresel ölçekte kullanabilirlerdi. Dolayısıyla bence o fiyatlara bakarsanız, çok yüksekler. İran'ın bir gün nükleer silahı olsaydı, daha da yüksek olurlardı' şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı'nda güney geçişine değinen ABD'li bakan, 'Ordumuz bu hattı temizlemek için çok yoğun çalıştı. Mayınlardan temizlenmiş durumda. Her gün gemiler oradan geçiyor. Hatta her geçen gün daha fazla petrol bu boğazlardan transit geçiyor. Gemiler hala saldırıya uğruyor, ancak gemilerin büyük kısmı saldırıya uğramadan geçiyor ve vurulanlar bile seferlerini tamamlayabildiler. Dolayısıyla şu anda güneydeki boğazlardan akan petrol miktarı artıyor. Piyasaların bunu yansıtması zaman alıyor' dedi.
'Artışın ezici çoğunluğu Husilerin bir Suudi petrol boru hattına saldırmasından kaynaklanıyor'
Boğazlardan petrol akışının yaklaşık yüzde 60 ila 70'inin şu anda geçmeye devam ettiğini aktaran Rubio, 'Bu oran yükseliyor. Çünkü giderek daha fazla gemi o güney geçiş yolunu güvenli bir şekilde kullanabildikçe, bunu yapan gemilerin sayısının da giderek arttığını göreceksiniz. Açıkçası burada olan başka bir şey daha var; doğrudan değil ama İran'la bağlantılı, çünkü söz konusu olan Husiler ve onların bir Suudi petrol boru hattına saldırısı. Sadece son iki haftada gördüğümüz artışlara bakarsanız, bu artışın ezici çoğunluğu Husilerin bir Suudi petrol boru hattına saldırmasından ve Suudilerin o boru hattını kapatmak zorunda kalmasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla sistemde hala petrol var, ancak piyasalar gelecekte bu kadar fazla Suudi petrolü olmayacağı beklentisine tepki veriyor. Dolayısıyla bu da burada karşı karşıya olduğumuz bir başka sorun. Tekrar söyleyeyim; bu doğrudan İran değil, Husiler. Ama Husiler İran'ın vekil gücü' ifadelerini kullandı.
'Çinlilerin de yapay zekayla ilgili kendi endişeleri olduğunu biliyorum'
Yapay zeka gelişimine ilişkin de konuşan Marco Rubio, 'Yapay zeka şu anda herkesin üzerinde kafa yorduğu bir konu ve işin zorluğu şu: Bir yandan, bu var olacak bir teknoloji. Birileri bunu yapacak. Bu gerçekleşecek. İnsanlık tarihindeki her teknolojik ilerleme gibi, bunu durdurmak imkansız. Bu gerçekleşecek. Mesele, riskleri azaltırken yapay zekanın faydalarından yararlanabilmemiz için bunun etrafına nasıl koruyucu sınırlar ve çerçeveler koyabileceğimiz' şeklinde konuştu.
Nükleer enerjinin de tehlikelerinin olduğuna dikkat çeken Rubio, 'Dolayısıyla etrafına güvenlik önlemleri koyduğumuzdan emin olmalıyız, ancak nükleer enerjinin büyük faydaları da var ve bunu yapabilmemizin nedeni bu. Dolayısıyla aynen bunun gibi bir şey bulmamız gerekecek. En azından nükleer enerji söz konusu olduğunda, bu durağan bir teknolojiydi. Bu ise hızla gelişen bir teknoloji ve bununla ilgili küresel kaygıyı görüyorsunuz. Bence bu konuşma muhtemelen iki ya da üç yıl önce başlamalıydı, ama en azından şimdi gerçekleşiyor. Çinlilerin de yapay zekayla ilgili kendi endişeleri olduğunu biliyorum' dedi.
ABD'nin yapay zeka alanında dünyaya liderlik etmesi gerektiğine vurgu yapan Rubio, 'Ancak bunu ülkemize zarar vermeyecek bir şekilde yapmalıyız. Bu, zor bir denge kurma işi. Pek çok insan bunun üzerinde çalışıyor ve sanırım yeni ve hızla gelişen bir şey konusunda yolumuzu bulmak için çalışmamız gerekecek' diye konuştu.
'CNN'i kapatmıyoruz, sadece Beyaz Saray'daki çalışma alanından çalışmalarına izin verilmiyor'
Trump yönetiminin bazı medya kuruluşlarına yasak getirmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Marco Rubio, 'Onu suçlayamam. ABD haberlerinin çoğunu izliyorum ve bazı durumlarda, İran'ı destekliyorlarmış gibi geliyor. İran'ın söylediği her şeyi ve yaptığı tüm kamuya açık açıklamaları doğruymuş gibi öne çıkarıyorlar ve ABD'li yetkililerin söylediği her şeyi yanlışmış gibi küçümsüyorlar' ifadelerini kullandı.
Haber kanallarının yasaklı olmadığını öne süren ABD'li bakan, 'CNN'i kapatmıyoruz. İstedikleri şey, başkanın çalışma alanına erişim. Yönetimim hakkında dürüstçe haber yapmadığına inandığım insanların neden benim binamda ve ofisimde çalışmasına izin vereyim? Ben de böyle hissediyorum. CNN'i kapatmıyoruz. Sadece Beyaz Saray'daki çalışma alanından çalışmalarına izin verilmiyor' şeklinde konuştu.