Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul'da hakim ve savcılara seslenerek, 'Önünüze gelen dosya ne kadar hacimli ne kadar eski olursa olsun, üzerine kararlılıkla gidin. Çünkü her dosyanın ardında adalet bekleyen bir insan var. Kendimizi onun yerine koyalım' dedi. Bakan Gürlek ayrıca, Alo Adalet 135 Hattı'nın ekim ayında ülke genelinde hizmete sunulmasının planlandığını belirtti.
Bakan Akın Gürlek, HSK tarafından İstanbul'da düzenlenen Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Programda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Cumhurbaşkanımızın kamuoyuna açıkladığı Dördüncü Yargı Reformu Stratejisi doğrultusunda, Adalet Bakanlığımız ve Hakimler ve Savcılar Kurulumuzla yargı hizmetlerini daha etkin, hızlı ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Bugün 597 mahalde 26 bin 777 hakim ve cumhuriyet savcımız görev yapıyor. Bu büyük teşkilatın imkanlarını geliştirirken vatandaşımızın adalete makul sürede ulaşmasını önceliğimiz olarak görüyoruz. Hızlı bir yargıdan söz ederken kastımız, dosyaları aceleyle kapatmak değildir. Her dosyaya gereken özeni gösterecek, fakat kimsenin hakkına kavuşmak için gereksiz yere beklemesine de razı olmayacağız. Bir dosya yıllarca bekletildiğimde, yalnızca yargılama uzamaz; bir insanın hayatındaki belirsizlik de uzar. Hakkını arayan vatandaş için adalet, sonunda ulaşacağı karardan ibaret değildir. O karara makul sürede ulaşabilmesi de adaletin gereğidir. Bunun için çalışırken adil yargılanma hakkından, hakimlik teminatından ve mahkemelerin bağımsızlığından asla ödün vermeyeceğiz. Bu amaçla, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri adalet komisyonları bünyesinde, mülhakat adliyelerini de kapsayan 204 birimde Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını faaliyete geçirdik. Bu bürolar, özellikle uzun süren soruşturma ve yargılamalarda gecikmenin idari ve teknik nedenlerini tespit edecek; çözüm için gerekli adımları atacaktır. Örneğin iş dağılımındaki bir aksaklık, personel ihtiyacı veya teknik bir engel yargılamayı uzatıyorsa bunun tespit edilmesini ve ilgili idari birim tarafından giderilmesini sağlayacağız. Gecikmiş dosyaya uzaktan bakıp genel bir açıklamayla yetinmeyeceğiz. Sorunun kaynağını bulacak, çözülebilen her engeli kaldıracağız' ifadelerini kullandı.
Alo Adalet 135 Hattının Ekim ayında ülke genelinde faaliyete geçmesi planlanıyor
Bakan Gürlek, konuşmasında Alo Adalet 135 Hattının ekim ayından itibaren Türkiye genelinde faaliyete geçmesini planladıklarını belirterek, 'Vatandaşlarımızın gecikmeyle ilgili sesini doğrudan duyabilmek için Alo Adalet 135 Hattını da kurduk. Bilgi İşlem Genel Müdürlüğümüzün geliştirdiği yazılım ve merkezde kurulan çağrı merkeziyle, yapay zeka desteği de içeren sistem kurduk. Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak faaliyete geçti. İlk etapta 5 yılı aşan davalar ve 3 yılı aşan soruşturmalar için vatandaşlarımız bu hatta başvurabilecek. Gecikme nedeni hakkında bilgi alabilecek; süreci hızlandırabilecek idari ve teknik tedbirlerin değerlendirilmesini isteyebilecekler. Pilot uygulamanın ardından hattı ekim ayında ülke genelinde hizmete sunmayı düşünüyoruz. Burada amaç, hakime veya cumhuriyet savcısına dosyanın nasıl sonuçlanacağını söylemek değildir. Vatandaşın gecikmeye dair başvurusunu alıp idari ve teknik bir çözüm mümkünse ilgili birimleri harekete geçirmektir. Bu ayrımı uygulamanın her aşamasında titizlikle koruyacağız. Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, Alo Adalet Hattının kurumsal altyapısını da oluşturuyor. Vatandaşla yargı birimleri arasında bilgi akışını sağlayacak; başvuruların ve gecikme nedenlerinin ilgili birimlere ulaşmasına yardımcı olacak. Vatandaşlarımızın bir başvuru kapısı açarken, o kapıdan gelen talebin teşkilatımız içinde karşılıksız kalmamasını da sağlayacağız. İlk aşamada üç yılı aşan soruşturmalar ile beş yılı aşan dava dosyalarına odaklandık. Fakat hedefimiz yalnızca yıllanmış dosyaları eritmek olamaz. Asıl hedefimiz, yeni dosyaların da yıllanmasına izin vermeyen; bütün soruşturma ve yargılamaları makul sürede, belirlenen hedef süreler içinde tamamlayan bir işleyiş kurmaktır' diye konuştu.
'Her dosyanın ardında adalet bekleyen bir insan var'
Bakan Gürlek, her dosyanın ardında adalet bekleyen bir insan olduğunu ifade ederek, 'Bir dosyanın karara bağlanması kadar, gerekçeli kararın zamanında yazılması da önemlidir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun dönemsel kontrolleri ve gelen ihbarlar üzerine bu alanda iyileşme gördük. Kararların gerekçeleri onaylanmadan terfi değerlendirmesinde esas alınmamasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ilke kararıyla, yalnızca yazımından kaynaklanan gecikmelere karşı da somut bir adım attık. Duruşmanın bitmesi, vatandaşın bekleyişinin bittiği anlamına gelmez. Gerekçeli karar zamanında yazılmadığında hakkına ulaşması da gecikir. Bu nedenle kararın gerekçesini ve zamanında yazılmasını, yargı hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Öte yandan, uzun süredir bekleyen dosyalar çoğu zaman hacimli ve emek isteyen dosyalardır. Bu dosyalara zaman ayıran meslektaşlarımızın emeğini görmemiz gerekir. Gecikmiş dosyaları karara bağlayan hakimlerimizin lehine, terfide iş yüzdesine ilave puan verilmesini sağlayacak düzenlemeyi planlıyoruz. Buradan hakim ve cumhuriyet savcısı arkadaşlarıma sesleniyorum. Önünüze gelen dosya ne kadar hacimli ne kadar eski olursa olsun, üzerine kararlılıkla gidin. Çünkü her dosyanın ardında adalet bekleyen bir insan var. Kendimizi onun yerine koyalım. Çalışmanızı aksatan idari veya teknik bir engelle karşılaştığınızda cumhuriyet başsavcılarımız, adalet komisyonu başkanlarımız, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarımız, Hakimler ve Savcılar Kurulumuz ve Bakanlığımız yanınızda olacak. Hiçbir meslektaşımızı bu güçlüklerle baş başa bırakmayacağız. Soruşturmalardaki iş yükünü dengelemek için bir başka adım daha attık. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin bu hafta aldığı kararla, cumhuriyet başsavcı vekillerimiz ve asliye ceza merkezlerindeki cumhuriyet başsavcılarımızın soruşturma dosyalarından belirli oranda iş üstlenmesini düzenleyen taslak metnin Genel Kurul gündemine alınmasına karar verilmiştir. Böylece hem tecrübelerinden daha fazla yararlanacağız hem de dosyaların sonuçlanmasına katkı sağlayacağız' şeklinde konuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez de, İstanbul Adliyesi'nin Türkiye'nin en yoğun ve en kapsamlı adlî faaliyetlerinin yürütüldüğü adli merkezlerden biri olduğunu belirtirken, üstlendiği soruşturma ve kovuşturmaların niteliği ve kapsamı itibarıyla da özel bir konum taşıdığını ifade etti. Dönmez, 'İstanbul Adliyesi olmak üzere İstanbul adliyeleri, taşıdığı bu sorumlulukla aynı zamanda bizlere sürekli olarak kendimizi geliştirme, iş süreçlerimizi gözden geçirme ve adalet hizmetlerinin kalitesini artırma yükümlülüğü vermektedir. Bugünkü toplantımızın da bu anlayış çerçevesinde adlî faaliyetlerin değerlendirilmesine, mevcut uygulamaların geliştirilmesine ve karşılaşılan sorunlara kurumsal ve kalıcı çözümler üretilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum' diye konuştu.