EKONOMİ

Ahi Evran Üniversitesi sera ısıtma sistemi ile Dünyaya örnek oldu

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi dünyada bir ilki gerçekleştirerek seracılıkta yeni dönem başlatıyor. Güneşten üretilen enerji, hidrojen plazma sistemiyle ısıya dönüştürülüyor, maliyetler düşüyor.

Abone Ol

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, tarım teknolojileri alanında dünyada ilk kez yapılan bir projeye imza attı. Konya Ovası Projesi (KOP) Bölgesi Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Programı kapsamında desteklenen "Hidrojen Isıtma Sistemli Güneş Enerji Sistemi Hidrosera Pilot Uygulama Projesi", üniversitenin Jeotermal İleri Sera Teknolojileri ve Üretim Teknikleri Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (JİSTUAM) Ar-Ge serasında başarıyla uygulanıyor.

Projeyle birlikte 79 kWe kapasiteli Güneş Enerji Santrali (GES) kurulurken, güneşten elde edilen elektrik enerjisi çevre dostu hidrojen plazma sistemiyle ısı enerjisine dönüştürülerek sera ısıtmasında kullanılıyor.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE İLK KEZ UYGULANDI

Projeyi farklı kılan en önemli özellik ise, GES destekli hidrojen plazma ısıtma sisteminin ilk kez Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ar-Ge serasında kullanılması oldu. Sistem sayesinde seraların ısıtılmasında fosil yakıtlara alternatif sürdürülebilir bir model ortaya konuldu.

Araştırma kapsamında hidrojen destekli sistemin performansı ve maliyeti doğalgaz ile jeotermal ısıtma sistemleriyle karşılaştırılırken, uygulama sonucunda elektrik maliyetlerinde önemli seviyede tasarruf sağlandığı belirtildi.

"BİLİM VE TEKNOLOJİ TARIMLA BULUŞUYOR"

Üniversite Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin İlter ve proje yürütücüsü hocalar, gazetecileri Ar-Ge serasında gezdirerek proje ile ilgili bilgileri paylaştı. Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin İlter, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nin bölgesel kalkınma odaklı çalışmalar yürüttüğünü belirterek, tarım ve jeotermal alanında geliştirilen projelerin sahada uygulandığını söyledi.

“DÜNYAYA ÖRNEK OLABİLECEK NİTELİKTE BİR ÇALIŞMA”

Dr. Öğretim Üyesi İlter, Ar-Ge serasının yalnızca üretim yapılan bir alan olmadığını vurgulayarak, "Burası üniversiteler arası iş birliğinin, bilimin ve teknolojinin tarımla buluştuğu dinamik bir merkezdir. Özellikle hidrojen enerjisinin seracılıkta kullanılması sürdürülebilirlik açısından dünyaya örnek olabilecek nitelikte bir çalışmadır." ifadelerini kullandı.

Yerel tohum ıslahı ve çevre dostu üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konusunda öncü olmaya devam edeceklerini söyleyen İlter, tarımsal üretim maliyetlerini düşürecek yenilikçi sistemlere yatırım yaptıklarını kaydetti.

TAM OTOMASYONLU MODERN AR-GE SERASI

Proje yürütücüsü, Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Başak ise seranın 2020 yılında bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması kapsamında kurulduğunu anlattı.

Doç.Dr. Başak “Seramız 6 metre oluk altı yüksekliğine sahip, tamamen cam malzeme giydirilmiş modern bir sera, tam otomasyonlu bir sera. Seramız aslında jeotermal ısıtmalı ancak özellikle örtü altı yetiştiriciliğinde alternatif ısıtma kaynakları, özellikle sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı ısıtma sistemleri bütün dünyada çok revaçta. Hidrojen yakıtlı kombi teknolojisiyle bu serada 2025 kış döneminde ve geçtiğimiz kış döneminde tamamen hidrojen enerjisi kullanılarak sera ısıtması gerçekleştirildi. Tabii bu sadece bu serada yürütülen şu ana kadarki 102 adet projeden sadece bir tanesi.” Dedi.

“SERA YAŞAYAN BİR MERKEZ HÜVİYETİNDE”

​ Doç.Dr. Başak serada, teknolojileri, ıslah, üretim teknikleri, bitki koruma, ekonomi de dahil olmak üzere çok farklı alanlarda AR-GE projeleri yürütülmekte. Aynı zamanda bu bulunduğunuz sera, şu anda Erciyes Üniversitesi ve Bozok Üniversitesi ile iş birliği halinde bir ortak uygulama araştırma merkezi hüviyeti de göstermekte. Bu üç üniversitedeki özellikle örtü altı yetiştiriciliği üzerine çalışan hocalarımız ortak AR-GE projeleri yürütüyorlar. Seramız sadece bilimsel projelerin yürütüldüğü soğuk bir laboratuvar değil, aynı zamanda toplumla iç içe olan, yaşayan bir merkez hüviyetinde şu anda.” ifadelerini kullandı.

​“SİSTEM SERA SICAKLIĞINI İDEAL SEVİYEDE TUTTU”

Dr. Öğr. Üyesi Müjdat Öztürk ise projenin en önemli yönlerinden birinin hibrit enerji modeli olduğunu belirtti. Kırşehir'deki jeotermal kaynakların sıcaklığının 40-50 derece arasında değiştiğini ifade eden Öztürk, özellikle kış aylarında sıcaklığın eksi 15-20 derecelere düştüğü dönemlerde hidrojen kombisinin devreye girerek sera sıcaklığını ideal seviyede tuttuğunu söyledi.

“SIFIR KARBON SALINIMI HEDEFİMİZE ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ULAŞMIŞ OLUYORUZ”

Bu uygulamayla dünyada ilk kez jeotermal bir seraya hidrojen kombisinin entegre edildiğini belirten Öztürk,"Amacımız fosil yakıt kullanımını minimuma indirmek hatta tamamen ortadan kaldırmak. Hidrojen yandığında yalnızca su buharı açığa çıkarıyor. Böylece sıfır karbon salınımı hedefimize önemli ölçüde ulaşmış oluyoruz."dedi.