banner468

Akli, sabırla, dosdoğru bilgilerle, Allah’ın emirleri doğrultusunda kullanmalı. Aklın ve İslam dininin; kötü, fena, çirkin, yanlış, yalan saydığı eylemleri yapmaktan, nefsi alıkoymalı. Nefsi, meşru, hukuki, İslam’ı olmayan; duygu, niyet, düşünce, eylem, davranış, hareketlerden uzak tutmalı. Nefsi, meşru, dini, doğru olmayan, istek ve girişimlerden uzaklaştırmalı. Hakkı, hakikati tamamıyla kabul etmeli. Batılı, küfrü, yalanı, fitneyi, bozukluğu, bozgunculuğu tamamıyla reddetmeli. İnsanlığa, İslamiyet’e, akla, yaratılışa ters- zıt olan, tüm eylem ve davranışları tamamıyla reddetmeli. İslam dışı, ilim dışı, her olaya, olguya, düşünceye; la, hayır, olmaz, demeli.

Hak yolda, İslam yolunda olmalı. Sapkınların, sapıkların, batılların, küfrün yoluna hiç girmemeli. Girilmiş ise hemen şimdi dönmemek üzere tövbe etmeli. Allah’a yönelmeli. Sapkınlardan yüz çevirmeli. Hak yolda olmayanlar; illetlidir- hastalıklıdır- dertlidir, zilletlidir- aşağılanmış- alçalmış, fikri hastalıklıdır. Bedenen kötü işler yapmaktadır! Bunlara aldanıp, kanmamalı. Aldanıp, uymamalı. Uyulmuş ise hemen tövbe edip, hak yolu tercih etmeli. Allah’a yönelmeyenler, Kur’ân’ı, peygamberimizi gibi yaşamayanlar; yanlıştadır, küfürdedir, batıldadır, haramdadır, günahtadır! Bunun elifi, cimi, lamı olmaz! Bir an önce mutlaka ama muhakkak bu yalan, yanlış, zarar, ziyan veren yoldan hemen ayrılmalı. Hakk’a dönülmeli. Peygamberimizin yaşadığı İslam dinini eksiksiz yaşamalı. İslam dışı niyet, duygu, düşünce, eylemler yanlıştır, yalandır, iki âlemde zarar, ziyan vericidir.

Felakete, fecaate, kötülüğe, zarara düşmeyi, bazen önlemek mümkündür. Musibetlerden akıl, zekâ, İslam, ilim, bilim, tedbir, öngörü ile kurtulmak mümkündür. Her sorunun, derdin, belanın çaresine; ilmin, dinin, aklın emrettiği şekilde uymak gerekir. Kuralları, ilkeleri, önlemleri, iyileşmeyi sağlamak gerekir.

Müslümanların, en önemli tekliflerinden birisi; ilim, bilim, bilgi, sanat, sanatkâr, meslek, maharet, meziyet sahibi olmaktır. Müslüman, bilgindir, bilgedir. Müslüman için en büyük sorun, bela, musibet; cahil, cühela, bilgisiz, beceriksiz, yeteneksiz, iş yapmaz, tembel olmasıdır. Kur’ân, böyle bir Müslüman tanımı, istemi yapmamaktadır. Cahillikten, cehaletten kaçınmayı yaklaşık 700 ayette istemektedir. Ama bugün dünyada Müslümanların cehaleti çok fazladır. Çok çocuk yapıp; sefil, rezil bırakmaktadırlar. Aç, susuz, okulsuz, okumasız, bilgisiz bırakmaktadırlar. Bir barınacak kadar evi, tuvaleti, banyosu, mutfağı bulunmamaktadır. Bu İslam, mümin, Müslüman, Müslim olmak değildir. Bu rezalettir, kepazeliktir. Böyle hakça Müslüman yaşantısı olmaz. Müslüman için güzel bir ev, temiz bir çevre, güzel bir kılık- kıyafet, doğru bir İslam ve ilim bilgisi gerekmektedir. İlmen, dinen dosdoğru yaşamayı dinimiz emretmektedir.

Sabırla, azimle, gayretle; iman, İslam, ilim bilgisi edinip, yaşam tarzı etmeli. İlimle, akılla, din ile iman ile sabırla yaşamalı. Böyle yapmayanların; acı, kötü, çirkin, olumsuz durumlarından ders alıp, ibret çıkarmalı.

Aklı çok doğru; ilmi, dini, olumlu kullanmak önemlidir. Bunu herkes becerememektedir. Beceremeyenler, çok eziyet, azap, dert, musibet çekmektedir. Son pişmanlıkta fayda vermemektedir. Keşke yapmasaydım, etmeseydim, demeden önce doğru davranma yapılmalıdır. Akıl ile bilinebilecek eylemleri yapmak için pek çok insani, İslami, olumlu davranışa sahip olup, olumlu davranmalı. Akıl ile pek çok doğru, gerçek, maddi, görünür bilgi bilinebilir. Sadece maddi, görünür, cisim olan bilgileri bilmek yetmez. Görünmeyen, manevi bilgileri de bilmek çok önemlidir. Hissetmeli. Duygularla, düşüncelerle anlamalı. Aklı derinden, objelerden, olanlarda yola çıkıp, kavramalı. Aklen, hissederek, nakil bilgisi elde ederek, görünmeyen ama var olan manevi değerlere de erişmeli. Akıl erdirmeli. Yaratılandan yola çıkarak, yaratanı keşfetmeli.

Bir akıllı insan, Allah’ın varlığını, birliğini, eşi- benzeri olmadığını, akıl ile bulabilir. “Dinden yola çıkarak bulabilir.”  Evrenden, dünyadan, yaratılan varlıklardan yola çıkarak, bulabilir.” Bulmak, anlamak isterse, bulabilir. Anlamak istemeyene, hiçbir doğruyu, gerçeği anlatmak mümkün değildir. “Bilgi edinmesi için ilgi duyması gerekir. İlgi duymayana, bilgi istemeyene, bilgi kazandırmak mümkün olmaz. İnsan bilgi edinmesi için hem nakli bilgi hem de akli- pozitif bilgi edinmelidir. Doğru bilgiye önyargılı olmamalı. Yalan, yanlışta ısrar edip, küfürde, batılda kalmamalı.”

Allah’a iman etmek aklın işidir. Zaten Kur’an’da akla hitap eder. Allah cc. akıllı olanları sorumlu tutar. Akıl çok önemlidir. Doğru bilgi çok önemlidir. Dinimiz çok önemlidir. Pozitif ilim çok önemlidir. Bunlar birbirine bağlı değerlerdir. Biri olmazsa, diğeri, değeri anlaşılmaz. Cennet ve cehennemi, Allah’ı dinimizle daha iyi öğreniyoruz. Din de bir ilimdir. Pozitif ilimde ilimdir. İkisi birlikte bilinmeli, öğrenilmeli.

Zorunlu olan varlıkların yokluğu düşünülemez. Zorunlu olan yoksa hiçbir şey var olamaz. Zorunlu varlıklar, diğer varlıkları oluşturur. Allah cc. Vardır ve bunun için evren vardır. Evrendeki varlıklar vardır. Yaratıcı olmadan, yaratılmış olamaz. Akıl yoksa bilgi edinilemez. İnsan edindiği doğru bilgilerden yola çıkarak, daha derin, çok bilgiye ulaşabilir. Hiç bilgi edinmemiş insanın, derin bilim, bilgi bilmesi, öğrenmesi mümkün olmaz.

Bir insan hiç okumamış, okula gitmemişse; cebir, geometri, fizik, kimya, biyoloji, tarih, din- iman bilmez. Anlamayacağı şekilde derin bilgiler anlatmakta ona yarar sağlamaz. İşe temelden, kolaydan, zora doğru başlamak gerekir. Pedagojik yol ve yöntem kullanmak gerekir. Bir işin olmasına ve olmamasına akıllı, bilgili insan doğru karar verebilir.

Hem dini hem de bilim bilgisi olanlar, hayatta daha başarılı olur. Ülkemize de en çok yararı olanlar, bu tip yöneticiler, liderler olmaktadır. Dini bilgisi ve yaşantısı olmayanlar; devamlı zarar, ziyan vermektedir. Bozgunculuk, fitne, fesat, nifak- ayrımcılık, yıkıcılık yapmaktadırlar.

Bilgili insanın kalbine ilham, feyiz gelir. Kur’an, hadis, sünnet, fıkıh, kıraat, tefsir, Usulü hadis ilmi, itikadı fıkıh, vicdani fıkıh, tarih, peygamberler tarihi, pozitif ilimlerin tamamını bilmek gerekir. Bazılarında da yüksek uzman olmak gerekir. İnsan boş olmamalı. Bilgilerle dolu olmalı. Hem pozitif ilimleri hem dini- şer’i ilimleri birlikte öğrenmeli. Eğer ikisini birlikte öğrenmemiş ise tek kanatlı kuşa, iki bacaklı ata, akılsız insana benzer.

 Allah cc. Katında ilim ayrımı yoktur. Tüm ilimler Allah’ın âlim sıfatının sonucudur. Tüm ilimleri Allah cc. Yaratmıştır. Hepsini bizler öğrenmeliyiz. İlimler pedagojik yol, yöntem, yöntembilim ile mutlaka öğrenilmelidir. Hadis, tevhit, fıkıh, Kur’an ilmi, Kur’ân, siyer, ahlak öğrenmeyenlerin, pek çok alanda, konuda safsata, boş, eksik konuştuğu, yanlış hareket ettiğini görüyor ve biliyoruz.

Müslüman, dünyanın en harika, harikulade, mükemmel, muazzam, muhteşem, eşsiz insanıdır. Çünkü Allah’ın dediği, emri ile hareket eder. Allah cc. Kendi ruhundan üflemiş. Allah’ın Subûti sıfatlarını kısmen, sınırlı olarak kendinde bulundurur. Peygamberimizin bazı sıfatlarını kendine yaşam tarzı yapar. Emanete hainlik etmez. Emin- güvenilir, sağlıklı, sağlam insandır. Kuvvetli, sağlam bir iradeye, sahihi bir bilgiye sahiptir. Sakindir, metindir, yüksek düşünceye, sağlıklı beyine, kalbe, dürüst bir huya sahiptir. Nefsinin isteklerine köle olmaz. Sözü, özü, eylemleri hakkaniyetli, rabbani, helal, akıllıcadır. Allah cc. İçin iyilik, hayır, hizmet, infak yapar. Sözünde sağlam, iffetli, namuslu, sadakatle Hakk’a bağlıdır. Hayâ sahibi olan Müslüman, kuldan ve Allah’tan utanır, arlanır.

Müslüman, yumuşak ve güzel huyludur. Edeplidir, güzel ahlaklıdır, hayâ sahibidir. Alçak gönüllüdür, ağırbaşlıdır.

Müslüman, işinde, görevinde sebat eden, zorluklara dayanıklı, faziletlidir.

Duyu organlarını, vücut bölümlerini, aklını, zekâsını, bilgisini en yararlı, doğru, hayırlı işlerde kullanır. Edebe, adaba, kurallara, ilkelere, yasalara, esaslara uyar. Herkesi hayra, iyiliğe götürür. Kötülüklerden, haramdan, günahlardan, suç işlemekten sakındırır. Hiçbir kimseye, varlığa zarar vermez, ziyana uğratmaz. Alçak gönüllüdür, kibirli değildir. Kibirle, büyüklenerek yürümez, davranmaz. Bağırarak konuşmaz. Başkalarını korkutmaz. Hiç bilmediği bir şeyin ardına düşmez. Zalimlerle birli yapmaz. İttifak kurmaz. Müttefik olmaz. Bilir ki, zalim, müşrik dostluk yapmaz. İyi düşünmez. Düşmanca tavır takınır. Dini, ahlakı kurallar çevresinde bilge, samimi Müslüman olarak yaşar.

Müslüman, din ve görgü kurallarına uygun hareket eder. Bir toplantıya en centilmen, efendi, kibar, nezaketli, zarafetli, üsluplu olarak katılır. Elbiseler şık, güzel, temiz, hijyen olur. Ağır kokular sürmez. Çünkü astımlı hastalar parfüm ve deodorant gibi kokulardan rahatsız olur. Nefes alamaz duruma gelir. Koku süreceğine, yıkanmış, temizlenmiş, estetik olmuş olmalı.

Müslüman, maddi, manevi anlamda, her alanda ve her konuda çok temiz, tertemiz insandır. Güler yüzlü, tatlı dilli, hoş sohbetlidir. Alçak gönüllüdür. Öyle en ileri geçmeyi, başköşede oturmayı gerçekleştirmek için girişimdi bulunmaz. Saygın insanlara saygılı davranır. Anne ve babasına, hocasına- öğretmenine saygılı olur. Hiç kimseyi telaşlandırmaz, sıkıntı vermez. Zora sokmaz. İzin almadan bir şey almaz. Başkalarına kolaylık gösterir. Başkalarının yanında gizlice konuşmaz. Anlamayacağı dilden bilerek, kasıtlı konuşmaz. Öksürme, geğirme, hapşırma, esneme gibi davranışları toplum içinde yapmaz. Müslüman, efendi, centilmen, görgülü, bilgili, bilinçli, edepli insandır. Olmalıdır.

Müslüman, laf taşıyıcı olmaz. Laf taşımak, dedikodu yapmak, haramdır. Başkalarının arkasından konuşmaz. Yalan söylemez. İftira atmaz. Yalancılık en büyük günahlardandır.

Dünyamızda ve ülkemizde aklını doğru kullanamayan milyarlarca insan var. bu kişiler iki dünyalarını felakete, fecaate dönüştürmekte, çevirmektedirler. Bunlar dinin bir kısmına inanmış, bazı kısımlarına inanmamış. Hiç inanmamış kimseler olabilmektedir. Kur’ân’dan söz edip, peygamberimiz dışlayan ya hain ya da gaflette olan zavallılar vardır. Din bir bütündür. Allah cc. Kur’ân, peygamber bütünlüğüne kuşkusuz bütün olarak inanmak gerekiyor. Namaz, oruç, zekât, hac yapıp, bu şekilde davrananlar, eksiktedir, kendileri gaflet ve küfürdedir. İmanda şüphe olmaz. Din neyi anlatıyorsa, ona tümü ile kuşku duymadan inanmalı. Kur’an’da yok deyip, peygamberimizin hadis ve sünnetlerini yalanlamamalı. İslam dini sadece Kur’ân’dan oluşmamaktadır. Müslüman; Kur’ân, sünnet, peygambere inanmak mecburiyette, zorundadır.

Kur’ân, Allah’ın sözleridir. Peygambere ve seçkin sahabenin tümüne saygılı olmalı. Müslümanları, kâfirlikle suçlamamalı. Akıl sahibi olarak, doğru bilgileri dürüst İslam âlimlerinden ve bilge kişilerden öğrenmeli. Allah cc.: “Bilmiyorsanız, bilenlere sorup, öğreniniz, “ buyurmaktadır.

Sorup, öğrenmek, din âlimleri ve dürüst Müslüman bilgelerden yapılmalıdır. İslam düşmanlarından doğru bilgi alınmaz. Yanıltırlar. Kullanırlar. Şaşırtırlar. Sapıttırırlar. Bizler, dini, bilgilerimizi; Kur’ân, hadis, sünnet, hak mezheplerden ve sahih İslam âlimlerinden öğrenmeliyiz. İslam âlimlerinden; sapık, sapkın, bozuk olanlar çok fazladır. Çok dikkatli olmalı. Münafık, sapkın sözde âlimlere çok dikkatli yaklaşmalı. Uyanık, bilgili, ufuklu, analitik davranmalı. Sadece akıl sahipleri doğru ve gerçeklerden anlar, kabul eder.

Müslümanlık, çok hassas, ince,  incelik, anlayış isteyen bir ilahi, mucizevi dindir. Hangi sapkın, bozuk inanıştan olursanız olun, bir tevhit sözü ile mümin, Müslüman olunur. Bir söz ile de Müslümanlıktan çıkılır. Müslüman, dinden çıkıp, hak din İslam dini dışına kalırsa, yaptığı ibadetlerde yok olur, zayi olur. Ama günahları devam eder. Bunun için diyoruz ki, Müslüman çok doğru bilgin, bilge olmalı. Ne düşündüğünü, yaptığını bilmeli. Aptal, cahil olmamalı. Uyanık, dikkatli, bilge olmalı.

Müslüman olup da, İslam dinine, insanlığa, ülkeye, millete, devlete, vatana, memlekete, ümmete hizmet edenler; iki âlemlerini ihya eder, mamur ederler. Hayırlı ümmet olmak için hayırlı, yararlı, iyi, güzel, doğru, dürüst, düzgün işler yapmalı. Allah’ın ve kullarının hoşnutluğunu kazanmalı. Peygamberimiz ve ashabı İslam dinine en çok hizmet etti. Peygamberimizden sonra Dört Raşit Halife dediğimiz mümin önderleri İslam dinine büyük hizmetler yaptı. Bu hizmetleri yaptıkları için kıyamete kadar sevapları, ecirleri devam edecek. İslam, insanlık, Müslüman, vatan, millet düşmanları da kıyamete kadar günah almaya devam edecek.

Endülüs, Emevi, Abbasî, Selçuklu, Osmanlı, Türkiye, Karahanlı, Gazneliler, Timuroğulları, Babürlüler ve diğer İslam ülkeleri devrinde sevap, hayır, iyilik, ibadet yapanlar; eserlerinin karşılığı sevap, ecir almaya devam edecekler. Kim iyilik de bir çığır açarsa, sevabı devam eder. Kim kötülükte bir yol açarsa, kötü örnek olursa; kötü, zararlı öğreti yaparsa, günahı öldükten sonra da devam eder.

Mürşitlik dosdoğru yapılmalı. Mürşit: “ Kalp, ruh, beden ile yapılan ibadetleri bilen ve ilmi başkalarına da öğreten âlimdir, bilgindir.” Mürşit, doğru, dürüst, düzgün yol gösteren olmalı.

Müslüman, duygu, niyet, düşünce, eylemlerine dikkat etmeli, özen göstermeli. Görgü ve din kurallarına, diksiyon ve güzel konuşma ilkelerine uygun konuşmalı. Anlaşılır, açık, net, efendice konuşmalı. Herkesin anlama ve bilgi düzeyine uygun konuşmalı. Konuşmalarda; vurgu olmalı. Azcık da olsa, tekrar olmalı. Konuşmada, dinleyicileri uyarma, dikkat çekmek için fazla hareket etme, kınama olmamalı. Bilgiçlik ve kibir taslamamalı. Kibirliler sevilmez. Yapmacık ve güncel olmayan, ilmi olmayan konuşmalar yapmamalı. Konuşmalar; doğal, ilmi, güncel, düzeye uygun olmalı. Kelimeleri ağızda evirip, çevirmemeli. Cümle üzerine çok dolaşıp, hep benzer sözcükler kullanmamalı. Konuşma görsellerle desteklenmeli. Tartışma konularına yer vermemeli. Çünkü tartışma konuları herkes tarafından kabul edilmez. Dinlemeyene anlatmamalı. Tartışmaya girmemeli. Mikrofonu elinde bulunduran ile hiç tartışmamalı.

Başkalarından bir şey isterken hoşgörü, gülümseme, tatlı dil, güler yüz ile isteyiniz. Eşinize de, çocuklarınıza da böyle davranınız. Yanı karşınızdakine müdara ediniz. Müdara etmek; besin, gıda, nimet, bereket, merhamet gibidir. İlaç gibidir. Hastalıklara şifadır. Dostça bir davranıştır. İnsan ağızında ki, dilini, beynini, kalbini, beden dilini iyi, güzel kullanmasını becermeli. Dinin kurallarına, görgü kurallarına, ilmin gerçeklerine uyulmalı. Kişisel gelişim kitapları okuyarak, gelişmeli. En az bir bilim dalında yüksek uzman olmalı. Ya da bir meslek, sanat, sanatkârlık, iş sahibi olmalı. Ömrü boşa harcamamalı. Ömrü en iyi şekilde değerlendirmeli. Tarım, ziraat, hayvancılıktan da uzak kalmamalı. Toplum olarak çağın meslek ve sanatlarına, gelişim öğelerine sahip olmalı. Herkese en güzel örnek biz olmalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

site sağ üst köşeye bayrak ekle