Kötülüğün ve kötülerin çekim alanına girmemeli

İslam, mümin, Müslüman olmayan veya düşman olanlar, daha çok yaratılış gayelerine zıt, kişilik bozukluğu içindedirler.

Abone Ol

İslam, mümin, Müslüman olmayan veya düşman olanlar, daha çok yaratılış gayelerine zıt, kişilik bozukluğu içindedirler. Yalan, yanlış edindikleri bilgiler yüzünden; hep yalan, iftira, hata, yanlış yaparlar. Mutlak doğru ve gerçekleri kabul etmeyip; inkâr eder, yalanlarlar. Bunu her alanda sürekli yaparlar. Bir doğru ve gerçek söylerlerse; bunu aldatmak, kandırmak, gerçek yüzlerini gizlemek için yaparlar. Tuzağa düşürmek için yaparlar. Avlamak için yem olarak kullanırlar. Bunların duygu, niyet, düşünceleri doğru olmadığından; hareket ve davranışları da yanlıştır. Anormaldir. Kötüdür, çirkindir, zararlıdır. Kendilerine ve başkalarına her türlü zarar- ziyan vermede, bir mahsur- özür görmezler.

Yaratılış gayelerine uygun; İslam, ilim, irfana uygun davranmadıklarından; en çok kendileri ve çevresindekiler zarar- ziyan görürler. Doğru, gerçekçi, dürüst, anlayışlı hareket edemezler. Dengesiz, ölçüsüz, ilkesiz, kuralsız, anlayışsız, vefasız davranırlar. Kendi yararlarını, kâr ve kazançlarını da düşünemezler. Vefa gösteremezler. İyilik, hizmet bilmezler. Haindirler. Başkalarına kendi karamsar, kötü, çirkin gözlerinden bakarlar. Başkalarını da kendileri gibi zannederler. Sapık, sapkın, ideolojik, felsefi, beşeri yanlış görüşler içindedirler. Her doğru ve gerçeği, dini, imanı, insanlığı düşüncesizce, beyinsizce reddeder. Düşman kesilirler.

Dünyanın bütün ilmi, bilimsel, hak dinsel eserlerini onun beynine anlatsan bile; anlamazlar. Çünkü genleri, hücreleri bozulmuş! Hak ve hakikati reddetme üzerine kurgulanmıştır. Bunların okumuşları; okumamış, bilgisiz, bilinçsiz insanları da, kendi tuzaklarına düşürürler. Kendi kullanıldıkları gibi onları da kullanırlar. Mankut olurlar. Bu hainlerin çekim alanlarına girmemek gerekir. İnsan kendine çekidüzen vererek, batıl, küfür, zararlı, kötü, çirkin, hayırsız olanlardan uzak durmalıdır. Pislikleri bulaşmasın diye dost da edinmemeli. Çünkü onlardan dost, arkadaş olmaz. Onlar insanları sırtından kalleşçe vurur!

Önce en ideal, en iyi insan = en iyi mümin ve Müslüman olma hedeflenmeli. Hedefimiz bu olmalı. Yapabileceğimizin en iyisini yapmalı. Batıl, küfür, şirk, sapıklık, sapkınlık, serserilik içine düşmemeli. Sağlam iradeli, sağlam bilgili, doğru bilgili olmalı. Yanlış, hata yapmamalı. Yaptığımızda, hemen vazgeçmeli. Hemen vazgeçmeyip de, alışkanlık haline getirirsek, artık kabul ettiğimiz davranışlar olur ki; felaketimize neden, sebep olur! Kötü, zararlı, çirkin, yalan, yanlış bilgiler bizi çok kötü durumlara ve sonuçlara sürükler. İşte dünyanın kötüleri böyle olmuşlardır, oluşmuşlardır!

Sizlere sadece içki, alkol, bağımlılık yapan madde- uyuşturucu, kumar gibi illetlere düşenlerin durumlarını gördüğümde çok üzülüyorum. Öğüt, bilgi versem de yarar sağlamıyor. Ben kal- damar hastalıkları sebebiyle hastanelerde çok yattığımda, onlarla da aynı odada, serviste kaldığımdan, üzülerek, izliyorum. Daha 3 gün önce onlarla yine aynı odada kalmak durumunda kaldım. Akciğer, karaciğer, böbrek, kalp bitmiş! Nefes dediğimiz, soluk alamıyor. Yürüyemiyor. Gezemiyor. Akciğerleri rahatlatmak için ilaçlı oksijen veriliyor. Kalp %10 çalışıyor! İlaçlar veriliyor. Ama bitmiş bir organın geri döndürülüp, iyi olması mümkün olmuyor.

Sivaslı bir adam! Dört paket sigara ile akciğerleri bitirmiş! Ölümle pençeleşiyor!

Yine Yalovalı bir kişi ile aynı odada yattım. Alkolikti. Çok kilo almış. Yatamıyorlar! Bu alkolikler nefes- soluk alamadığından, oturuyor. Ellerini yanlarına koyuyor. Oksijen ile ilaçla solunum yapıyor. Bu da her gün içen kişiydi. Ona her gün alkol içki satanda aynı odadaydı. Ona içki satana şunu dedim: “ Bakınız, insanları ne hale soktunuz?” O da dedi ki; ben içki sattım ama içmedim. O da içmeseydi.

Haram olan, içmesi, yemesi, yapması yasak olan her şey; mutlaka ama muhakkak zararlı ki, Allah cc. Yasaklamış. Allah’ı dinlemeli. Peygamberine mutlaka uymalı. Başkalarına kul, köle, esir, tutsak olmamalı. Başkalarına kötülükte uymamalı. Asla destek de olmamalı.

Rizeli bir adam! Her türlü zararlı maddeyi kullanarak, organları iflas ettirmiş! Almanya’da yaşadığına pişman oluyor! Oysa Türkiye’dekilerde öyledir! Önce aklı doğru bilgilerle dosdoğru işletmeli.

İzmitli bir adam! Günde 5 paket sigara ile akciğer, kalp bitmiş! Kalp %10 ile çalışıyor!

Ardahanlı bir öğretmen! Ayni odayı paylaştık! Akciğer, kalp, böbrek, karaciğer bittiği gibi karın şişmiş! Bacaklar şişmiş! Soluk alamıyor. Fikirde de sapkın olduğundan,  hiç sözden anlamıyor. Yoğun bakımda kaldığı zaman sigara içmiş! Sağlık personeline; ben tedavi olmak istemiyorum. Tedaviyi reddediyorum. Sizin hiç beyniniz çalışmıyor. Hastalığıma bir çözüm bulamıyorsunuz! Söyleşerek, hastaları rahatsız ettiğinden; servise, benim yanıma çıkardılar. Bir hafta kaldı. Kendine 1,000 liraya bir bakıcı tutmuşlar. Saat başı 3. Kattan aşağı indirip, sigara içti. Odamızın banyosunda sigara içti. Ben, lavaboya gittiğimde; sigara dumanından rahatsızlandım. Sonunda, evde ilaçlarınla tedavini sürdürürsün, deyip, taburcu ettiler. Bu kişide yalnız kalıyor. Bir kızı bir oğlu var ama onlar başka İlde görev yapıyor. Onu da, eşi, alkolik olduğu için boşamış, terk etmiş, gitmiş!

Bu duruma düşmemek için akıllı, mantıklı, makul, sağduyulu, zeki, öngörülü, basiretli, ileri görüşlü, mümin ve Müslüman gibi yaşayan olmalı.

Acildeyim! Bir sarhoş hasta geldi. Daha önce yanında kaldığı ablası da geldi. Sigara, içki- alkol ile akciğerler tükenmiş! Sözden anlamıyor. Bizi de rahatsız ediyor. Altı şişe bira içti. Yerden kalkamadı. Akciğerler bittiğinden, İstanbul’a gönderdiler. Alkol yüzünden iki defa evlenmiş. Eşleri, 2 çocukla beraber bırakıp, terk etmiş.

İnsan fikir- düşünce olarak yanlışta, bozuklukta, sapkınlıkta ise işte davranışlarda böyle bozuk olmaktadır. Önce bozuk, batıl, küfür, sapık, sapkın düşünceden sıyrılmak gerekir. Eğer sapkın düşünce sahibi olunursa, bozuk, zararlı davranış sahibi olunur. Bu kişilere zarar, ziyan, kötülük çok kez anlatılmıştır. Ama anlamak istemediklerinden, anlamamışlardır. Bende hasta halimle anlattım. Ama yine anlamadılar. İşte dünyanın en zararlıları, kötüleri, ziyan verenleri bu şekilde sapkın düşünce sahibi olduklarından; kötü, çirkin, yanlış yoldadır. Çoğu da anlamak istememektedir. Bunun için diyorum ki, önce yanlışa düşmemeli. Sonrasında, eğer düşersek, hemen çıkmalı. Alışkanlık edersek, kurtulmak çok zor olmaktadır.

İslam dinini tanımayanların, kabul etmeyenlerin, yaşamayanların doğru, dürüst, doğru, yararlı, iyi, güzel, hakça hareketleri olmaz! Çıkar elde etmek için bazı doğru işler yaptıkları olur. Ama çıkarı tehlikeye düştüğünde, ayağına basıldığında, zıvanadan çıkarlar! Anormal, ölçüsüz, dengesiz davranırlar.

İnsanların bu zararlı, kötü duruma düşmemesi için eğitime- öğretime, terbiyeye, ıslaha, güzel ahlaka, iyileştirmeye çocuk yaşlarda başlanmalı. Yaşı geçmişler dinlemiyor. Aldırış yapmıyor.

Ben deniz, kaymakamlık bünyesinde gönüllü olarak zararlı, kötü alışkanlıklarla mücadele etmek için görev aldım. Bir Anadolu Lisesine gittim. Lise öğrencileri salona toplandı. Öğretmenler ve yöneticiler de başlarına geldi. Kırk dakikalık konuşma planlamışken, 15 dakika konuşup, ayrıldım.

Hastaneye, öğretmen hastayı ziyarete gelen 4 öğretmen geldi. Onlara çocuklarınıza ve öğrencilerinize; “ alkol, sigara, kumar gibi zararlı alışkanlıklar edinmemeleri için özellikle eğitim yapın, dedim. Dinlememek için; birbirine haydi gidelim, deyip, çekip, gittiler.

Allah cc. Buyuruyor: “Allah’a ve peygamberine sas. İtaat ediniz.”

Allah cc. Buyuruyor: “ Bana ibadet etmekten, seni alıkoyan nedir?

Bunlara yanıt verecek duruma gelmeliyiz. Gidip de sapık sapkın serseri çapulculara uymamalıyız.

Ailenin iki temel direğinden biri anne, diğeri ise babadır. Cenabi Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara ‘öf’ bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı sözler söyle.”

 Bugünkü yazımızda, Rabbimizin itaat etmemizi ve iyilikte bulunmamızı emrettiği babanın aile içindeki önemini, sorumluluklarını ve ona karşı görevlerimizi hatırlayalım.

Baba, ailenin kalkanıdır. Kendisine dayandığımız yıkılmaz bir dağdır. Bizler, hayatımızın her alanında onun varlığıyla güven içinde oluruz. Baba, doğruyu ve gerçeği gösteren bir rehberdir, kılavuzdur. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmamıza vesile olan bir öğretmendir. Her düştüğümüzde, bizi ayağa kaldıran, müşfik bir elin olduğunu anlamalı. Anne ve baba en yakın ve samimi gerçek dostumuzdur.

Baba olmak, sadece ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Baba olmak, çocuklarımızı iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Göz aydınlığı yavrularımızın ebedi kurtuluşu için, Hz. Nuh gibi çırpınmaktır. O, “Haydi yavrum! Sen de bizimle birlikte bin!”  diyerek, inkâr eden oğlunu, kurtuluş gemisine davet etmişti.

Baba olmak, Hz. İbrahim gibi çocuklarımızı iyi bir mümin olarak yetiştirmek ve onlar için her daim hayır dilemektir. O, “Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namaza devam edenlerden eyle!”  diyerek Allah’tan neslinin iyiliğini dua ile istemişti.

Baba olmak, Lokman (as.) gibi şefkat dolu ifadelerle çocuklarımızı iyiliğe yönlendirip, kötülükten alıkoymak için çabalamaktır. O, “Yavrucuğum! Namazını dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış!”  sözleriyle evladına hikmet yüklü öğütlerde bulunmuştu.

Baba olmak, Peygamber Efendimiz (sas) gibi çocuklarımıza hayatın her alanında örnek ve rehber olmaktır. Allah Resulü (sas), ailesine karşı son derece şefkatliydi. Onun evinde, sevgi ve saygı egemendi.  O, merhamet ve adaletten, nezaket ve zarafetten asla ayrılmazdı.

Peygamber Efendimiz (sas) bir hadisinde, “Anne baba, kişinin cennete girmesine vesile olacak ana kapılardan birisidir…”  buyurmaktadır.

Öyleyse annemiz gibi cennet vesilemiz olan babamıza karşı da sevgi ve saygıda kusur etmeyelim. Tatlı dil, güler yüz ve güzel davranışlarımızla, anne babamızın gönlünü hoş edelim. Rabbimizin rızasının, anne babamızın rızasını kazanmaktan geçtiğini unutmayalım.

İyi insan olmak iki âlem için kazançtır. Kötü, çirkin, yaramaz, bozuk, yıkıcı, sapkın insan olmak; iki âlem için felakettir! Lütfen! Hedefimiz; en iyi insan= en iyi mümin Müslüman olmak olsun. La ilahe illallah. Muhammed Resûlullah. Elhamdülillahı rab bil âlemin, diyelim. Bu hak yolunda bilgi, bilinç ile samimice yaşayalım.