Antalya'da hayata geçirilen 'Kahraman Fareler Projesi', arama kurtarma çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 3 yıllık eğitimle insan kokusunu ayırt edebilen Afrika keseli sıçanlarının sırtlarına takılan GPS ve kamera sistemiyle ulaşılması zor noktalardaki arama kurtarma çalışmalarına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Programın lideri Dr. Danielle Giangrasso, 'Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak' dedi.
Antalya'nın Muratpaşa Belediyesi, Belçika merkezli APOPO kuruluşu, GEA Arama Kurtarma Derneği ve Ankara Üniversitesi işbirliğinde yürütülen 'Kahraman Fareler Projesi', enkaz altında canlı tespitinde teknoloji destekli yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 3 yıllık eğitim sürecinden geçirilen Afrika keseli sıçanlarının insan kokusunu ayırt edebilme yetenekleri sayesinde ulaşılması zor noktalarda arama kurtarma çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor. Farelerin sırtına takılan GPS ve kamera sistemiyle ekipler, enkaz içindeki hareketleri anlık olarak takip edebiliyor.
Enkazda 'göz' olacak
Farelerin sırtına yerleştirilen özel GPS ve kamera sistemi sayesinde ekipler enkazın derinliği ve erişilmesi zor alanlar hakkında anlık ve detaylı bilgi alabiliyor. Eğitimleri yaklaşık 3 yıl süren farelerin çevresel faktörlere karşı duyarlılıklarının artırıldığı ve canlı insan kokusunu ayırt edebilecek seviyeye getirildi. Bu sistemin özellikle insanların ve mevcut teknolojinin erişmekte zorlandığı alanlarda önemli bir tamamlayıcı rol üstlenmesi amaçlanıyor.
'Mevcut yöntemleri tamamlayıcı bir unsur'
Kahraman Fareler Programı Lideri Dr. Danielle Giangrasso, programın arama kurtarma alanında önemli bir ihtiyaca cevap vermeyi hedeflediğini söyledi. Giangrasso, 'Kahraman fareler, hayatta kalan insanları tespit etmek üzere eğitiliyor. Canlıya yaklaştıklarında yeleklerindeki sinyal vericiyi kullanarak üs noktasına uyarı gönderiyorlar' dedi.
Farelerin ikinci temel yeteneğinin ise verilen komutla üs noktasına geri dönmek olduğunu belirten Giangrasso, 'Bu sayede arama sırasında kontrollü ve güvenli bir çalışma yürütülebiliyor' ifadelerini kullandı.
Eğitim sürecinde farelerin çok erken yaşlardan itibaren kedi ve köpek kokularına maruz bırakıldığını aktaran Giangrasso, Türkiye'de sokak hayvanlarıyla herhangi bir olumsuz etkileşim yaşanmadığını vurguladı.
Türkiye'de operasyonel kullanım hedefi
Kahraman farelerin 2015 yılında yapılan ön fizibilite ve kavram kanıtlama çalışmalarıyla ortaya çıktığını belirten Giangrasso, 2017'de GEA Arama Kurtarma ile kurulan işbirliğiyle projenin Türkiye boyutunun başladığını kaydetti. Yakın zamanda Tanzanya'dan Türkiye'ye getirilen farelerin gerçekçi enkaz alanlarında eğitimlerinin sürdüğünü aktaran Giangrasso, operasyonel kullanımın araştırma sürecinin tamamlanması ve gerekli onayların alınmasının ardından mümkün olacağını söyledi.
Uzun ömürlü ve dayanıklı tür
Giangrasso, standart farelere kıyasla daha iri yapılı ve uzun ömürlü olan dev Afrika keseli sıçanlarının tercih edildiğini söyledi. Ortalama iki yıl yaşayan standart farelerin aksine bu türün yaklaşık 10 yıla kadar yaşayabildiğini aktaran Giangrasso, güçlü yapıları sayesinde teknoloji destekli sırt çantalarını rahatlıkla taşıyabildiklerini, arama kurtarma çalışmalarında ise insanlar, köpekler ve robotlarla birlikte tamamlayıcı bir unsur olarak görev yapmasının hedeflendiğini bildirdi.
'Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak'
6 Şubat Kahramanmaraş depreminin kendileri için bir dönüm noktası olduğunu da sözlerine ekleyen Dr. Danielle Giangrasso, '6 Şubat sabahını çok net hatırlıyorum. O sırada ekibimiz Tanzanya'da eğitim yapıyordu ve haberi o sabah aldık. Güne başlamadan önce, hayatını kaybedenleri ve sahada arama kurtarma çalışmalarını sürdüren tüm ekipleri anmak için bir saygı duruşunda bulunduk. Türk halkını düşündük, GEA Arama Kurtarma'yı ve ortaklarımızı düşündük. Her ne kadar Tanzanya'da olsak da, bu süreçte herkesle birlikte dayanışma içinde olduğumuzu hissettik. O sabah, bu çalışmanın nereye doğru ilerlediğini çok net hissettim. Bugün burada, Türkiye'de herkesle birlikte çalışırken bu misyon daha da güçlü ve daha da anlamlı geliyor. Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak' diye konuştu.
'Enkazın içini analiz etme, kazazede varsa tespit etmemizi kolaylaştırıyor'
GEA Arama Kurtarma Derneği Antalya Temsilcisi Murat Beşparmak da, 'Enkazdaki küçük boşluklara girme özellikleri var ve dik yerlere de çıkıp inebiliyorlar. Çok çevik hayvanlar. Üzerlerinde de teknik ekipmanları olduğu için görüntü alabiliyoruz, konumunu takip edebiliyoruz ve karşılıklı ses iletişimi kurulabiliyor. Bunlar bizim işimize kolaylık katıyor. Enkazın içini analiz etme, kazazede varsa tespit etmemizi kolaylaştırıyor' ifadelerini kullandı.