Dursun Zehir cinayetinde Yasin Şanal cinayeti itiraf etti, kan donduran ifadeler!..

Rize'de 5,5 aydır haber alınamayan, öldürüldüğüne yönelik itirafçı iddiasıyla başlatılan aramalarda herhangi bir bulguya rastlanmayan 71 yaşındaki Dursun Zehir'in kaybolmasıyla ilgili soruşturmada gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden Yasin Şanal cinayeti itiraf etti.

27 Mart 2022 Pazar 02:22
Dursun Zehir cinayetinde Yasin Şanal cinayeti itiraf etti, kan donduran ifadeler!..

İfadesinde cinayeti itiraf eden Yasin Şanal (24), Dursun Zehir’in torunu Kerim Bekar’ı kafeden tanıdığını belirterek “04.10.2021 günü sabah saatlerinde Kerim Bekar’ı internet kafede gördüm. Bana çok borcu olduğunu ve motorunu satacağından bahsetti. Ailemden para istedim ancak bana para vermediler dedi. Benden de para istedi bende vermedim. Bana internet kafenin orada dedemi kaldıracağız dedemde para var bölüşeceğiz şeklinde ifadede bulundu. Hatta biz bu mevzuları Pazar’da sahil de konuştuk. Akabinde ben burada hava limanına şantiyeye geçtim. Şantiyede o akşam çalıştıktan sonra sabah Enes geldi. Enes’i otogardan alarak Kaçkar Devlet Hastanesi’ne getirdim. Enes’in Pazar’a gelmesinin sebebi ona ‘Havalimanı şantiyesinde iş var gel çalış’ demem üzerinedir. Ertesi gün ben tek başıma havalimanı şantiyesinden ayrıldım. Dolmuşa binerek Pazar eski hastanesinin olduğu yerde inerek Naci Atabey Parkı’na gittim. Burada ki amacım Dursun zehir ile buluşmaktı. Dursun Zehir’in buraya geleceğini Kerim bana söylemişti. ‘Dedemde para var, onu al bölüşelim’ dedi. ‘Parayı al ve dedemi kaldır, delil de bırakma’ dedi. Bende bu sebeple Dursun Zehir ile buluşunca, Kerim internet kafede daha önce bana resmini gösterdiği için Dursun Zehir isimli şahsa ‘Dursun amca sen misin?’ diye sordum. O da bana ‘Kerim’in sana mı borcu var?’ dedi. Bende ‘Evet bana borcu var’ dedim. Yanlış hatırlamıyorsam 200 TL civarlarında bir para söyledim ama asıl amacım üzerindeki 5 bin TL’yi almaktı. Dursun Zehir’in üzerinde 5 bin TL olduğunu da bana Kerim söyledi. Dursun amcaya gel seninle şöyle biraz yürüyelim diyerek kolundan tuttum ve deniz fenerinin oraya doğru birlikte yürüdük. Giderken ‘Neden buraya geldik’ şeklinde bir şey demedi. Kerim sürekli benden para istiyor diye bahsediyordu. Bende deniz fenerinin olduğu yere gelince oradan aldığım bir taşla bayıltma amaçlı Dursun Zehir’in başına vurdum. Zaten direk düştü. Bende onu alıp fenerin olduğu kuyuya doğru çektim. Onu o şekilde orada tekrar bırakıp havalimanına gittim. Havalimanına gitmekteki asıl amaç testereyi almaktı. Bu sırada elimde valiz yoktu. Daha sonra Enes ile 15 dakika görüştükten sonra tekrardan dolmuşa binerek Pazar’a doğru geldim. Dursun Zehir’in olduğu yere doğru gittim. Önce üzerimdeki kazağı ve montumu çıkardım, bir tek altımda cepli yeşil renkli lastikli pantolon kaldı. Daha sonra Dursun Zehir’in üzerinde ki ceketi çıkararak kenara koydum. Sonrasında ceketin sol ön cebindeki 5 bin TL’yi aldım. Telefon da diğer sağ cebindeydi. Onları da aldıktan sonra elimdeki testere ile önce sol bacağını diz üstünden pantolon ile birlikte kestim. Sonra sağ bacağını da diz üstünden kestim. Sağ kolunu omuzunun aşağısından kestim. Sol omuzunu da omuzunun aşağısından kestim. Gövdesi ve başını ayırmadım. Daha sonra Kerim’in olaydan 2 gün önce parkta bulunan çalılıkların altına bıraktığı çöp poşetlerini alarak tekrar geri geldim. 5 poşet şeklinde cesedin parçalarını poşete koyup ağzından bağladım. Ağzına da ip olamadan poşetin kendi malzemesinden taşı bağladım ve teker teker denize fırlattım. Yaklaşık 5-6 dakika poşetleri izledim. Poşetler yavaş yavaş denizin dibine çöktü. Olay yerinde ki testereyi de deniz suyunda yıkayarak olay yerinden ayrıldım ve havalimanına geldim. Testereyi yemekhanenin önüne bıraktım. Enes havalimanındaydı. Enes’i de alıp havalimanında bulunan valizi de alarak şeften çıkışımı aldım. Daha sonra dolmuşla Pazar’a geçtik. Pazar’da babamdan anahtar istedim ve babam anahtarı bir fırına bıraktırdı. Biz de o sırada Enes ile Pazar’da sahilde gezdik. Biraz gezdikten sonra fırından anahtarı alarak ikametime geçtik. Ben üzerimde ki pantolonu çıkararak makineye attım ve duşa girdim. O sırada da üstümü değiştirip tekrar çarşıya indim. Enes evde kaldı. Ben evden dışarıya çıkınca tekrardan Dursun Zehir’in ceketini almak için deniz fenerine gittim. Ceketi aldıktan sonra elimde götürerek Kerim ile buluştum. Buluşunca Kerim’e 2 bin 500 TL para ile cep telefonunu ve ceketi verdim. Kerim bana ‘Ne yaptın, arkanda kanıt falan bıraktın mı?’ diye sorunca bende olan biten her şeyi anlattım. O şekilde oradan ayrıldık. Ondan sonra tekrardan Enes evde odluğu için tekrar dan eve gittim. Kerim’in azmettirmesiyle Dursun Zehir’de ki parayı almak için Dursun Zehir’i öldürdüm. Ayrıca şu hususu da eklemek istiyorum ben her ne kadar Dursun Zehir’i parçalayıp denize attığımı söylesem de Kerim Bekar bana ‘Dedem nerede, dedemi Taşlıdere mevkiinde bulunan çay fabrikasının civarında ki meşeliğin oraya gömeceğini söyledi. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ederim. Olay nedeniyle pişmanım. Dursun Zehir’in telefonun Ankara’dan sinyal vermesi ile ilgili bir bilgim yok. Ben telefonu Kerim’e vermiştim. Ben annem vefat ettikten sonra psikolojik sorunlar nedeniyle Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüm. Şu anda da ağır bir psikolojik ilaç kullanıyorum. Dün gece emniyette de halüsinasyonlar gördüm” şeklinde konuştu.

Son Güncelleme: 27.03.2022 11:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

site sağ üst köşeye bayrak ekle