POLİTİKA

Bakan Fidan: 'Netanyahu hükümeti, Filistin'de iki devletli çözümü engellemek için tüm bölgeyi savaş alanına çevirdi'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Netanyahu hükümeti, iki devletli Filistin'deki çözümü engellemek için tüm bölgeyi savaş alanına çevirmiştir. İsrail, Gazze'de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria'da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir. Uluslararası toplum için öncelik İsrail'in saldırganlarının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır' dedi.

Abone Ol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Netanyahu hükümeti, iki devletli Filistin'deki çözümü engellemek için tüm bölgeyi savaş alanına çevirmiştir. İsrail, Gazze'de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria'da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir. Uluslararası toplum için öncelik İsrail'in saldırganlarının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır' dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Dakka'da Bangladeşli mevkidaşı Khalilur Rahman ile ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Fidan, Rahman'ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, 'Kendisini huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılan bu seçim ve Bangladeş'in zaferi aslında Bangladeş'te başlayan yeni dönemin, dünya çapında nasıl bir etki uyandırdığının da büyük bir tescilli oldu. Ortaya çıkan sonuç, uluslararası toplumun Bangladeş'e duyduğu saygının çok önemli bir göstergesidir. Bangladeş'in BM'deki etkin rolü ve Sayın Rahman'ın sahip olduğu engin tecrübesiyle bu önemli görevi başarıyla yürüteceğinden hiç şüphe duymuyoruz. Sayın Rahman küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına ve ilerletilmesine yönelik gayretlere çok büyük katkı sunacaktır. Buna inancımız tam. Türkiye olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da değerli kardeşim Rahman'ı güçlü bir biçimde inşallah desteklemeye devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.

'Seçim sonrası Bangladeş yeni bir döneme girmiştir'

Fidan, '12 Şubat 2026 tarihinde barış ve huzur ortamı içerisinde yapılan seçimler ve referandum sonrası Bangladeş yeni bir döneme girmiştir. Türkiye bunun çok güçlü bir destekleyicisi olmuştur. Biz bundan çok memnunuz. Sayın mevkidaşım Rahman göreve başlamasının ardından ilk ikili resmi yurt dışı ziyaretini 14 Mart'ta ülkemize yapmıştır. Ardından kendisini 5'inci Antalya Diplomasi Forumu kapsamında ülkemizde de ağırlama fırsatımız oldu. Bangladeş'te son dönemde bakan düzeyinde gerçekleştirilen diğer karşılıklı ziyaretlerden de büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu yoğun temas trafiği ilişkilerimizi daha da derinleştirmekte ve yeni iş birliği alanlarını keşfetme yönündeki ortak irademizi de güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır' şeklinde konuştu.

'Başta savunma sanayi olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliğimizi geliştirmeye yönelik atılabilecek adımlar mevcut'

Bakan Rahman ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi veren Fidan, 'Değerli kardeşim de açıklamasında ifade ettiler. Bugünkü görüşmemizde ikili ilişkilerimizi, uluslararası kuruluşlar kapsamındaki iş birliğimizi, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldık. Köklü ortaklığımızı geniş bir yelpazede derinleştirme ve sağlam temeller üzerinde çok daha güçlü ve vizyoner bir boyuta taşıma hedefimize yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz. İkili ticaret hacmimizi 1.3 milyar dolar düzeyinden 2 milyar dolara yükseltmek için yapılabilecek çalışmaları da ayrıca ele aldık. Başta savunma sanayi olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliğimizi geliştirmeye yönelik atılabilecek adımlar mevcut. Bunların da teker teker üstünden geçtik. Tüm bu hususları kıymetli kardeşimle kapsamlı bir şekilde el alma imkanımız oldu. Ayrıca bugünkü ziyaretin vesilesiyle Bangladeş Kültür Bakanı Sayın Nitay Roy Çoğduyla kültürel varlıkların korunması alanında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptını da imzaladık. İnsanlığın ortak mirasına sahip çıkma kararlarımızın göstergesi olan bu metnin ülkelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum' ifadelerini kullandı.

'Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir'

Bakan Fidan, 'Bangladeş üyesi olduğu bölgesel ve uluslararası platformlarda geniş iş birliği ağına sahip müstesna bir ülke, küresel güneyin güçlü bir sesi, Güney Asya'nın istikrarı, barışı ve güvenliği açısından stratejik öneme haiz bir ülkedir. Bugünkü görüşmemizde uluslararası ve bölgesel konulardaki ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık' dedi. Bangladeş'in küresel sınamaların arttığı bu dönemde omuzlarında muazzam bir insani sorumluluk taşıdığını ifade eden Bakan, 'Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. 1 milyondan fazla Rohingya'ya yıllardır ev sahipliği yapan Bangladeş'in tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilediğini bir kez daha vurgulamak istiyorum' diye konuştu. Fidan, 'Rohingya meselesine kalıcı ve adil bir çözüm bulunması amacıyla ilgili komşu ülkeler ve kuruluşlarla dayanışma ve eş güdüm içinde hareket ediyoruz. Bu krizi uluslararası toplumun gündeminde tutmak için de Türkiye olarak yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bugün öğleden sonra değerli kardeşimle beraber Cox Bazar'da bulunan mülteci kamplarına gideceğiz. Sahadaki durumu bizzat yerinde görme imkanımız olacak. Ayrıca TİKA, AFAD, Kızılay ve Diyanet Vakfı gibi kurumlarımızın yürüttüğü faaliyetleri inceleme imkanımız olacak ve inşallah sahra hastanemizde ziyaret edeceğiz. Rohingyaların durumunun iyileştirilmesine yönelik insani yardımlarımızı sürdürürken güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde ülkelerine geri dönüşlerini desteklemeye de devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.

'İran'la ABD arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz'

Fidan, 'Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahının tesis edilmesi, dış politikamızın Türkiye olarak en temel öncelikleri arasında yer almakta. Günümüzde bölgesel çatışmalar, küresel dinamikleri her zamankinden daha fazla etkiler hale gelmiştir. Mevcut çatışmaların ve istikrarsızlığın tırmanarak daha geniş coğrafyalara yayılma eğilimi göstermesi hepimiz için derin bir endişe kaynağı. Bu çerçevede İran savaşı bölgemizin ötesinde tüm dünyayı olumsuz etkilemekte. İran'la ABD arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanmasını bu açıdan memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşmelerin somut neticelere ulaşmasını ve kalıcı bir barış ve istikrar zemini hazırlanmasını da temenni ediyoruz' dedi.

'Diplomatik gayretlerimizi de yoğunlaştırmış durumdayız'

Fidan, 'Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin tesis edilmesi ve savaş öncesindeki duruma dönülmesi, küresel ekonomi enerji ve güvenliği bakımından zorunluluk teşkil etmektedir. Anlaşmazlıkların yalnızca diyalog yoluyla çözülebileceği anlayışımız doğrultusunda diplomatik gayretlerimizi de yoğunlaştırmış durumdayız. ABD ve İran'ın yanı sıra bölge ülkeleriyle bu konudaki istişarelerimizi de yoğun bir biçimde sürdürmekteyiz. Bu çerçevede Pakistan'ın ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik gösterdiği arabuluculuk çabalarını da ayrıca çok değerli buluyoruz ve bu çabalara etkin bir şekilde destek vermeye devam ediyoruz' şeklinde konuştu.

'İsrail'in ateşkesi sabote etme girişimlerine engel olunması şarttır'

Fidan, 'Bir yandan görüşmelerde ilerleme kaydedilirken, diğer yandan ateşkesin ihlal edilmesinden ayrıca, zaman zaman görüyorsunuz, derin endişe de duymaktayız. Taraflar süreci tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalıdır. Uluslararası toplum savaşın sona erdirmesi için ortak bir irade ortaya koymalı. Özellikle İsrail'in ateşkesi sabote etme girişimlerine engel olunması şarttır' ifadelerini kullandı. Fidan, 'Netanyahu hükümeti, iki devletli Filistin'deki çözümü engellemek için tüm bölgeyi savaş alanına çevirmiştir. İsrail, Gazze'de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria'da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir. Uluslararası toplum için öncelik İsrail'in saldırganlarının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır. Bu kapsamda İsrail'in Lübnan'daki işgalinin ve saldırıların kesin olarak sona erdirilmesi ve sükunetin sağlanması elzemdir' diye konuştu.

Türkiye'nin Bangladeşle çok boyutlu iş birliğinin kapsamının köklü tarihi bağlara sahip iki kardeş ülkenin ortak vizyonuna yakışır şekilde geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Fidan, 'İlişkilerimizi yeni projelerle güçlendirmek ve Güney Asya'da istikrarı, huzuru ve refahı pekiştirmek için ortak irademizi somutlaştıracak adımlar atmayı sürdüreceğiz' dedi.