İzmir

Başkanı Özkan: 'Taksi esnafını suçlamak haksızlık'

İzmir'de kruvaziyer gemilerle kente gelen turistlere yönelik taksi hizmetlerinde uygulanan sabit fiyat uygulamasına ilişkin eleştirilere yanıt veren İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, önemli turizm merkezlerinde ve Yunan adalarında da benzer uygulamaların bulunduğuna dikkat çekerek, 'Bu uygulamanın amacı turistten fazla para almak değil, şeffaflık sağlamak' dedi.

Abone Ol

İzmir'de kruvaziyer gemilerle kente gelen turistlere yönelik taksi hizmetlerinde uygulanan sabit fiyat uygulamasına ilişkin eleştirilere yanıt veren İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, önemli turizm merkezlerinde ve Yunan adalarında da benzer uygulamaların bulunduğuna dikkat çekerek, 'Bu uygulamanın amacı turistten fazla para almak değil, şeffaflık sağlamak' dedi.

Kruvaziyer turizminin hareketlenmesiyle birlikte İzmir Limanı'ndan kentin tarihi ve turistik noktalarına gerçekleştirilen taksi taşımacılığında uygulanan sabit fiyatlar yeniden tartışma konusu oldu. Kemeraltı esnafından gelen eleştirilere yanıt veren Başkan Erkan Özkan, konunun yalnızca açıklanan rakamlar üzerinden değerlendirilmesinin eksik ve haksız bir sonuca yol açacağını, turistlere verilen taksi hizmetinin sadece bir noktadan diğerine gidilen kilometreden ibaret olmadığını vurguladı.

'İzmir'in taksi tarifesi belli, açık ve şeffaftır'

İzmir'de taksi ücretlerinin taksiciler tarafından keyfî şekilde belirlenmediğinin altını çizen Özkan, 'Öncelikle kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaması gerekiyor. İzmir'de taksi esnafımızın uyguladığı tarife bellidir. Açılış ücretimiz bellidir, kilometre ücretimiz bellidir, taksimetremiz vardır. Bunların hiçbiri gizli değildir. Taksi esnafımızın turistin karşısına geçerek kafasına göre fiyat belirlediği gibi bir yaklaşımı kesinlikle kabul etmiyoruz. Esnafımız belirlenen tarife doğrultusunda hizmet vermektedir. Dolayısıyla tartışmaya başlarken önce bu gerçeği ortaya koymak gerekiyor. Turistimiz yabancı bir ülkede, bilmediği bir şehirde. Gideceği yere ne kadar ücret ödeyeceğini daha araca binmeden bilmek istiyor. Sabit fiyatın mantığı da budur. Trafik yoğunlaştı, yolculuk uzadı, bekleme oldu diye yolculuğun sonunda karşısına beklemediği bir rakam çıkmıyor. Baştan konuşulan bedeli biliyor. Bunun adı belirsizlik değil, tam tersine şeffaflıktır' diye konuştu.

'Yunan adalarında beklemenin bile bir karşılığı var'

Belirli turistik güzergahlarda önceden bilinen veya sabit ücret uygulamalarının dünyanın farklı turizm merkezlerinde bulunduğuna dikkat çeken Özkan, 'Dünyanın en önemli turizm merkezlerine baktığımızda belirli güzergahlarda sabit veya önceden belirlenmiş taksi ücretlerini görüyoruz. New York'ta bunun örneği var, Paris'te var. Çok uzağa gitmeye de gerek yok; yanı başımızdaki Yunanistan'a, turistik adalara bakabiliriz. Turistin ödeyeceği bedeli önceden bilmesi dünyanın başka bir turizm merkezinde güven sağlayan bir uygulama olarak görülüyorsa, İzmir'de aynı anlayışın doğrudan 'turistten fazla para alınıyor' şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir. Turistik bölgelerde taksilerin belirli noktalara ne kadar ücretle gideceğine ilişkin listeleri görebiliyorsunuz. Bazı uygulamalarda bekleme süresinin dahi ayrıca karşılığı bulunuyor. Çünkü bir ticari taksi beklediği süre içerisinde başka bir yolcu taşıyamıyor. O aracın zamanı aynı zamanda çalışma süresidir. Biz tartışmayı yaparken bunun da görülmesini istiyoruz' ifadelerini kullandı.

'Efes turunu sadece kilometre üzerinden değerlendiremezsiniz'

Tartışmada gözden kaçırılan en önemli konulardan birinin Efes ve Selçuk turları olduğunu belirten Özkan, 'Esnafımız turistimizi İzmir Limanı'ndan alıyor, Selçuk'a, Efes'e götürüyor. Turistimiz Efes Antik Kenti'ni geziyor. Bu gezi on dakika, yirmi dakika sürmüyor. İki saat, üç saat, zaman zaman daha uzun sürebiliyor. Esnafımız müşterisini orada bırakıp İzmir'e geri dönemez. Beklemek zorunda. Turistimiz gezisini tamamladığında yeniden aracına binecek. Belki başka bir turistik noktaya gitmek isteyecek. Esnafımız oraya götürecek ve gerektiğinde yeniden bekleyecek. Ardından İzmir'e dönüş yapacak. Böyle bir hizmeti sadece 'Kaç kilometre gidildi?' diye değerlendirirsek esnafımızın harcadığı zamanı ve verdiği hizmetin önemli bir bölümünü yok saymış oluruz. Esnafımız müşterisini Efes'e götürdüğünde saatlerce bekliyor. O süre içerisinde başka bir müşteriye hizmet veremiyor, İzmir'de çalışamıyor. Taksi ticari olarak müşterisine tahsis edilmiş durumda. Buna rağmen esnafımız kaybettiği bütün çalışma süresini müşterisinin önüne ayrı bir maliyet olarak koymuyor. Sabit fiyatın içerisinde bu beklemeler de olabiliyor. Dolayısıyla yalnızca toplam rakama bakarak 'Taksici fazla ücret alıyor' demek, hizmetin yarısını görüp diğer yarısını görmemektir' dedi.

'En önemli sorunlarımızdan biri park ve bekleme alanı'

Turistik taşımacılık yapan taksi esnafının en önemli sorunlarından birinin park ve bekleme alanı yetersizliği olduğunu vurgulayan Özkan, 'Esnafımız turistimizi Efes'e götürüyor, bu defa nerede bekleyeceğini düşünüyor. Yoğun dönemlerde park yeri bulmak ciddi bir problem haline geliyor. Müşterisini bırakıp uzaklaşamaz; çünkü turist gezisini tamamladığında aracını orada görmek istiyor. Aynı sorunu İzmir şehir turlarında da yaşıyoruz. Turistimiz Kemeraltı'nı gezecek, Tarihi Asansör'e gidecek, başka bir turistik noktayı ziyaret edecek. Taksi esnafımız müşterisini indiriyor ama nerede bekleyecek? İzmir'in merkezindeki trafik ve park sorunu hepimizin malumu. Esnafımız hem müşterisini bekliyor hem park sorunu yaşıyor hem de o süre içerisinde başka bir iş alamıyor. Bunların hepsi verilen hizmetin bir parçasıdır. İzmir Limanı'ndan Efes'e yapılan yolculuğu ele alalım. Gidiş ve dönüş kilometresini, güzergahı, trafik şartlarını ve saatler sürebilen beklemeyi İzmir'in açık taksi tarifesine göre değerlendirelim. Tur içerisinde başka noktalar varsa onları da hesaba katalım. Ortaya çıkan bedeli, turistimize yolculuğun başında bildirilen sabit fiyatla karşılaştıralım. O zaman sabit fiyat uygulamasının gerçekten kimin lehine olduğunu daha net görürüz. Normal taksimetre tarifesi ve bekleme süreleriyle hesaplama yapıldığında bazı turlarda turistimizin ödeyeceği rakamın sabit fiyatın üzerine çıkması mümkündür. Dolayısıyla sabit fiyatı doğrudan 'turistten fazla para alma yöntemi' olarak göstermek gerçeği yansıtmamaktadır. Bizim tarifemiz açık. Hesabımız açık. Rakamlar üzerinden konuşmaya da hazırız' şeklinde konuştu.

'Yanlış yapan varsa plakasıyla bize bildirilsin'

Taksi esnafının hakkını müdafaa yapmanın yanlış yapan bir kişiyi korumak anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan Özkan, şöyle devam etti:'Biz hiçbir zaman yanlış yapanın arkasında durmadık, bundan sonra da durmayız. Bir turistimiz mağdur edilmişse plakasıyla, tarihiyle ve saatiyle odamıza bildirilsin. İnceleriz ve gereken neyse yaparız. Ama ortada somut bir olay, somut bir plaka ve somut bir şikayet olmadan bütün taksi esnafımızı zan altında bırakmak da doğru değildir. Binlerce taksici esnafımız gece gündüz direksiyon başında ekmeğini kazanıyor. Turistimize hizmet ediyor, İzmir'i temsil ediyor. Yanlış yapan varsa onun karşısında durmak bizim görevimiz olduğu kadar, doğru çalışan esnafımızın hakkını ve itibarını korumak da bizim görevimizdir. Daha önce de İzmir Limanı ile Kemeraltı arasındaki yolculuklar üzerinden yüksek ücret iddiaları gündeme getirildi. O gün de söyledik, bugün de söylüyoruz: Bir yanlış varsa somut olarak ortaya konulsun, gereğini yapalım. Ama olmayan bir şeyi varmış gibi göstererek bütün taksi esnafımızı hedef haline getirmeyelim'

'Kemeraltı esnafı da taksici esnafı da aynı şehrin esnafı'

Tartışmanın Kemeraltı esnafı ile taksi esnafını karşı karşıya getirecek bir noktaya taşınmasını doğru bulmadığını belirten Özkan, 'Turistimizi Kemeraltı'na taksi esnafımız götürüyor. Turistimiz orada alışveriş yapıyor, yemeğini yiyor, kafede oturuyor, hediyelik eşya alıyor. Kemeraltı esnafımız kazanıyor. Bundan en az onlar kadar biz de memnun oluyoruz. Çünkü Kemeraltı esnafımız da bizim esnafımız, taksicimiz de bizim esnafımız. Kemeraltı kazanırsa İzmir kazanır. Taksi esnafımız kazanırsa İzmir kazanır. Kruvaziyer turizmi büyürse otelcimizden lokantacımıza, çarşı esnafımızdan taksicimize kadar bütün İzmir kazanır. Bu nedenle birbirimizi suçlamak yerine turistin İzmir'de daha fazla zaman geçirmesini, daha fazla noktayı ziyaret etmesini ve kentimizden memnun ayrılmasını nasıl sağlayacağımızı konuşmalıyız. Biz turistimizi sadece bir müşteri olarak görmüyoruz. O, İzmir'in misafiridir. Taksici esnafımız kimi zaman turistin bu şehirde konuştuğu ilk kişidir. Dolayısıyla esnafımız yalnızca bir yolcuyu bir noktadan diğerine taşımıyor; aynı zamanda İzmir'i temsil ediyor. Biz de odamız olarak bunun bilinciyle hareket ediyoruz' dedi.

'Birbirimizi suçlamak yerine ortak çözüm üretmeliyiz'

Kemeraltı esnafı ve turizm sektörünün temsilcileriyle her türlü görüşmeye açık olduklarını dile getiren Özkan, 'Park sorunumuzu konuşalım. Efes'teki bekleme alanlarını konuşalım. Kruvaziyer turistlerinin şehir içerisinde daha rahat hareket etmesini konuşalım. Kemeraltı'na daha fazla turist nasıl götürebileceğimizi konuşalım. Taksi esnafımızın hizmet kalitesini daha da nasıl yükseltebileceğimizi konuşalım. Bunların hepsine varız. Çünkü ortak paydamız İzmir. Bizim tarifemiz açık, hesabımız açık, kapımız açık. Bir tek turistimizin dahi mağdur edilmesine müsaade etmeyiz. Yanlış yapan varsa gereğini yaparız. Ancak turistimizi Efes'e götüren, saatlerce bekleyen, park yeri bulmak için uğraşan, o süre boyunca başka iş alamayan taksi esnafımızın emeğinin de görülmesini istiyoruz. Dünyanın önemli turizm merkezlerinde, yanı başımızdaki Yunan adalarında benzer uygulamalar yapılıyor. Çünkü turist açısından en önemli konulardan biri güven ve ödeyeceği bedeli önceden bilmektir. Bizim amacımız turistten fazla para almak değil. Turistimizin kaliteli, güvenli ve şeffaf bir hizmet almasını sağlarken taksici esnafımızın emeğini de korumaktır. Kemeraltı esnafımızla taksi esnafımızı karşı karşıya getirmek kimseye fayda sağlamaz. Biz aynı şehrin insanlarıyız, aynı turiste hizmet ediyoruz, aynı İzmir için çalışıyoruz. Gelin birbirimizi suçlamak yerine sorunları birlikte çözelim. Park sorununu çözelim, bekleme alanlarını düzenleyelim, turistin Kemeraltı'na, Efes'e ve İzmir'in bütün güzelliklerine daha kolay ulaşmasını sağlayalım. Çünkü İzmir hepimizin; turist de hepimizin misafiridir' diye konuştu.