- Ya Rabbi! Zenginlere vermediğin nimetleri bana verdin. Sana sonsuz şükürler olsun!
İsa aleyhisselâm, Bu kimsenin, kör, kötürüm ve baras hastası olduğunu fark edip sordu:
- Sen, hangi nimetler için böyle şükrediyorsun?
- Kalbim, Allah sevgisiyle dolu, para sevgisiyle değil. Dilim de, Allah-ü telâ’yı zikrediyor yetmez mi?
Bu cevap, Îsâ aleyhisselâm’ın çok hoşuna gitti ve eğilip iki kaşının arasından öpüverdi. O anda İki gözü de açıldı. Adam Îsâ aleyhisselâma dikkatle bakıp sordu:
- Sen İsa Peygamber de-ğil misin?
- Evet, ben Îsâ'yım. Haydi ayağa kalk!
Adam fırlayıp kalktı. Turp gibi olmuştu. Hemen secdeye kapanıp yalvardı:
- Yâ Rabbî, kör ve kötürümken bu azalarla günah işleyemezdim. Şimdi bunları ihsan ettin. Beni günah işlemekten koru!
Îsâ aleyhisselâm; “Amin!” dedi ve yoluna devam etti. (Tam İlmihal)