Bir noktayı daha özellikle yazmak gerekiyor:

Bu mesele ne kişisel bir sevgi ne de körü körüne bir savunmadır. Bu mesele sonuçlara bakma meselesidir.

Abone Ol

Sorular basit ve nettir:
* ÇAYKUR bugün dünden daha mı disiplinli?
* Kurumun kasası daha mı korunaklı?
* Üretici kendini daha mı güvende hissediyor?

Bu sorulara verilen cevap “evet” ise,
geri kalan tartışmalar gürültüdür.

Ve gürültü,
her zaman işini kaybedenlerden gelir.

Bakın, bu ülkede çok şey gördük:
Doğruyu yapanlar yıpratıldı,
yanlışı yapanlar bir süre alkışlandı.
Sonra ne oldu?
Fatura hep millete çıktı.

İşte bu kez o faturayı durdurmaya çalışıyoruz.

Bugün ÇAYKUR’da
“önce kurum” deniyorsa,
“önce üretici” deniyorsa,
“önce kamu yararı” deniyorsa,
bunun adı doğru yönetimdir.

Ve doğru yönetim,
alkıştan çok sabır ister.
Reklamdan çok denetim ister.
Sessiz destekten çok kararlı duruş ister.

Bizim yaptığımız da budur.

Kimse şunu beklemesin:
Algıyla susacağız,
sponsorlu içerikle geri çekileceğiz,
yorgunlukla vazgeçeceğiz.

Hayır.

Çünkü bu yazılar,
bir gün dönüp bakıldığında
“orada bir duruş vardı” denmesi içindir.

Bugün ÇAYKUR için yazıyoruz.
Yarın benzer bir yerde yine yazarız.
Çünkü mesele isimler değil,
ilkeler.

İlkeler değişmez.
Duruş satılmaz.
Emanet pazarlık konusu olmaz.

Ve son olarak şunu net biçimde not düşelim:
Bu kurumun itibarı,
hiçbir sponsorlu paylaşımdan,
hiçbir geçici algıdan
daha değerlidir.

Biz de o itibarı savunuyoruz.

Sessiz ama ısrarlı.
Sakin ama kararlı.
Uzun soluklu.