ÇAYKUR üzerinden siyaset devşirmeye çalışanlar önce aynaya baksın.
Bu kurum üzerinden algı operasyonu yapmak,
3–5 kalemle itibar suikastı yürütmek,
“şu müdürlük verilsin, bu şirket kurulsun” pazarlıkları yapmak;
çiftçinin alın terine saygısızlıktır.
Eğer ortada bir usulsüzlük varsa, çıkın belge koyun!
Rakam koyun!
Denetim raporu koyun!
Ama ima ile, fısıltı ile, kulisle kurum yıpratmaya kalkmayın.
Geçmiş dönemlerde milyarların konuşulduğu zamanlar oldu.
O gün susanlar,
o gün hesap sormayanlar,
bugün ahkâm kesmesin!
ÇAYKUR bu bölgenin namusudur.
Rize’nin, Trabzon’un, Giresun’un, Artvin’in geçim kapısıdır.
Bu kurumun üzerinden koltuk planı yapanlar,
milletin vicdanında mahkûm olur.
Genel Müdür eksiksiz değildir, kimse kusursuz değildir.
Ama bugün ÇAYKUR israf manşetleriyle anılmıyorsa,
yolsuzluk dosyalarıyla gündeme gelmiyorsa,
zarar açıklayıp üreticiyi yüzüstü bırakmıyorsa;
bunu da görmezden gelmek art niyettir.
Burası sıradan bir yer değil.
Burası memleket meselesidir.
Devletin atadığı devletin görevlisini,
devletin mekanizması değiştirir.
Sosyal medya algıları değil.
Çiftçi kan ağlarken,
gübre fiyatı yakarken,
iklim krizi kapıdayken,
birileri hâlâ makam hesabı yapıyorsa;
asıl vebal oradadır.
ÇAYKUR kimsenin kariyer basamağı değildir.
Bu kurum üzerinden şahsi hırslarını besleyenler,
yarın bu millete hesap verir.
Bu iş, 3–5 yazıyla olmaz.
Bu iş, alın teriyle olur.
Emekle olur.
Samimiyetle olur.
Çay üreticisi her şeyi görür.
Bu millet kimin derdi memleket, kimin derdi koltuk biliyor.