Çayda Kimyasal boya kullanımı, Türk Çayına Yapılan İtibar Suikastidir.

Son bir hafta içerisinde bölgemizde faaliyet gösteren üç ayrı özel sektör çay firmasının ürünlerinde yapılan analiz ve laboratuvar incelemeleri sonucunda, yalnızca yasaklı gıda boyası değil, kimyasal boya katkısı da tespit edildi.

Abone Ol

Bu son tespit, çayda boya katkısı konusunda bugüne kadar yaşanan ve bardağı taşıran gelişmelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Bu durum, yalnızca ilgili firmaları değil, bütün Türk çayını hedef alan büyük bir itibar kaybına yol açmıştır. Türk çayının yıllardır emekle oluşturduğu güven algısı, maalesef birkaç sorumsuz üretici yüzünden ağır bir darbe almıştır.

Piyasaya baktığımızda bunun ekonomik yansımasını da görmek mümkündür. Özel sektörün pazar payında ciddi bir daralma başlamıştır. Çünkü tüketici artık haklı olarak sorguluyor.

Basit bir hesap yapalım.

Yaş çayın kilogram fiyatı yaklaşık 35 lira seviyesindedir. Beş kilogram yaş çaydan ortalama bir kilogram kuru çay elde edilir. Yani yalnızca hammadde maliyeti 180-200 liraya yaklaşmaktadır. Bunun üzerine işçilik, enerji, ambalaj, nakliye, vergi ve diğer üretim giderleri eklendiğinde, Türk Gıda Kodeksi Siyah Çay Tebliği'ne tamamen uygun üretilmiş bir çayın 230-250 liraya satılması ticari gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Ticaret, para kazanma sanatıdır. Hiç kimse zarar etmek için üretim yapmaz. O halde tüketicinin şu soruyu sorması son derece doğaldır:

*Bu kadar düşük fiyatla satılan ürünün içerisinde gerçekten yalnızca siyah çay mı vardır?*

İşte bugün yaşadığımız güven bunalımının temel nedeni de budur.

Geçtiğimiz günlerde Elazığ'dan çok sevdiğim dostum Ahmet Bey aradı. Kendisi emekli bir avukat ve son derece bilinçli bir tüketicidir.

"Emin Bey, hangi çayı alıp içelim?" diye sordu.

Ben de kendisine şu cevabı verdim:

"Elazığ'da hangi özel sektör markalarının satıldığını bilmiyorum. Bütün özel sektör firmalarını aynı kefeye koymak doğru değildir. İşini dürüst yapan, kaliteli üretim gerçekleştiren çok sayıda özel sektör firmamız da vardır. Ancak gönül rahatlığıyla güvenilir bir ürün tercih etmek istiyorsan ÇAYKUR ürünlerini tercih edebilirsin. Bunun yanında yıllardır marka değerini oluşturmuş, kalitesini ispatlamış ve fiyatı maliyetlerin gerektirdiği seviyelerde bulunan güvenilir özel sektör markalarını da rahatlıkla tüketebilirsin."

Bugün Elazığ'dan, Erzincan'dan, Marmara Bölgesi'nden ve Türkiye'nin birçok ilinden insanlar aynı soruyu soruyor:

"Hangi çayı güvenle içebiliriz?"

Asıl üzerinde durmamız gereken konu budur.

Çünkü bugün itibarsızlaştırılan yalnızca birkaç firma değildir. Türk çayı topyekûn bir itibar suikastına maruz bırakılmıştır.

Ne yazık ki bu suikastın tetiğini dış güçler değil, sektörün içindeki kurallara uymayan bazı üreticiler, merdiven altı paketleme tesisleri ve haksız kazanç peşinde koşan sorumsuz kişiler çekmektedir.

Oysa bu sektör; yüz binlerce üreticinin alın teri, binlerce sanayicinin emeği ve Türkiye'nin en değerli tarımsal markalarından biridir.

Türk çayının itibarını korumak, sadece devletin değil; üreticinin, sanayicinin, paketleyicinin ve sektörün bütün paydaşlarının ortak sorumluluğudur. Kurallara uymayanlara karşı tavizsiz denetimler uygulanmalı, suistimal edenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Çünkü kaybedilen güven yeniden kazanılır; fakat bunun bedeli yıllar alır. Türk çayının buna tahammülü yoktur.