Ankara

Cenazelerini almak için mücadele eden anneye Yunanistan'dan 3 ila 5 bin avroluk talep iddiası

Bodrum'da meydana gelen jetski kazasında iki çocuğunu ve dinî nikahlı eşini kaybeden Nur Asim, Yunanistan'da bulunan cenazelerini Türkiye'ye getirebilmek için mücadele ediyor. Kişi başı 3 ila 5 bin avro arasında ücret talep edildiğini iddia eden Asim, yetkililerden yardım istiyor.

Abone Ol

Bodrum'da meydana gelen jetski kazasında iki çocuğunu ve dinî nikahlı eşini kaybeden Nur Asim, Yunanistan'da bulunan cenazelerini Türkiye'ye getirebilmek için mücadele ediyor. Kişi başı 3 ila 5 bin avro arasında ücret talep edildiğini iddia eden Asim, yetkililerden yardım istiyor.

Bodrum'da 14 Temmuz'da meydana gelen jetski kazasında Irak uyruklu Nur Asim'in dinî nikahlı eşi Fehet Muhammed Mahmut (26) ile çocukları Melek (8) ve Meral (4) hayatını kaybetti. Kazadan sağ kurtulan Asim, Yunanistan'da bulunan çocuklarının cenazelerini Türkiye'ye getirebilmek için hukuk mücadelesi başlattı. Asim, cenazelerin teslim edilmesi için Yunanistan tarafından kişi başı 3 bin ila 5 bin avro arasında ücret talep edildiğini iddia ederek yetkililerden yardım istedi.

'Jetski devrildi, açığa sürüklendik'

Kazanın nasıl gerçekleştiğini anlatan Nur, 'Biz 14 Temmuz tarihinde Bodrum'a tatile gitmeye karar verdik. Jetski devrildi, ondan sonra bayağı açığa sürüklendik. 3 metre boyunda dalgalar vardı. Melek benim kucağımdaydı, Meral de o sıra babasının kucağındaydı' dedi.

Asim, kızı Meral'in denize düşmesinin ardından dalgalarla mücadele ettiğini, dini nikahlı eşinin ise onu kurtarmak için harekete geçtiğini ancak dalgalara kapılarak açığa sürüklendiğini ve eşinin de peşinden giderek denizde kaybolduğunu dile getirdi.

'Kollarım yara olana kadar Melek'i taşıdım'

Anne Asim, kızı Melek'in uzun süre kucağında kaldığını ve bir yandan jetskiden tutunduğunu ifade ederek, 'Biz saat 17.00'de devrildik. Gece 02.00'ye kadar Melek dayanabildi. Benim kollarım yara olana kadar zaten ben Melek'i taşıdım ama Melek çok fazla dalga olduğu ve suyu yuttuğu için Melek de kucağımda vefat etti. Melek de ölünce ben de kendimi saldım. Sabah saat 06.00 civarında beni buldular. İlk müdahaleden sonra yaşıyorum, beni kurtarıyorlar. Sahil güvenliğe teslim ediyorlar. Sahil güvenlik beni alıyor. Nezarete koyuyorlar beni. Çünkü tek ben yaşadığım için şüpheli ölüm olarak değerlendirildi. Melek aynı gün Yunanistan'da bulunuyor. Meral ve babası 4 gün sonra bulunuyorlar' diye konuştu.

'Kızım Melek bu ay okula gidecekti ama gidemedi'

Kazanın ardından çocuklarının Yunanistan'da bulunduğunu ve cenazeleri Türkiye'ye getirebilmek için hukuk mücadelesi başlattığını söyleyen Asim, 'Mahkeme diyor ki bana, '6 ay sonra ancak cesetleri alabilirsin'. 6 ay sonra hiçbir cesedin kalacağını düşünmüyorum. Benim diğer küçük kızım ve babası bulunduğunda 4 gün süre suda kaldıkları için organları belli olmuş şekilde bulunmuşlar. Normalde Melek bu ay okula gidecekti. Onun okul hazırlıklarını vesaire yapmıştık ama maalesef gidemedi. Eskişehir'de evim vardı, kirada oturuyorduk. Ben o eve tekrar giremedim. Arkadaşımın evinde kalıyorum. Yaklaşık 1 aydır hiçbir haber, hiçbir fotoğraf, hiçbir teşhis yapılmadı' dedi.

'Kişi başı 3 bin ile 5 bin avro istiyorlar'

Yunanistan tarafından cenazelerin gönderilmesi için para istendiğini iddia eden Nur Asim, 'Kişi başı 3 bin ile 5 bin avro diyorlar. Türk makamlarına başvurdum. Bu konuda DNA testi yarın alınacak. 1 ay oldu, daha yarın test alınacak. Ben onları son kez görmek isterim. Biz daha yas tutamadık zaten. Sürekli mahkemelerde uğraşıyoruz' ifadelerini kullandı.

Yaşadığı sürecin kendisini hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorladığını belirten Nur, günlerce süren mahkeme ve resmi işlemlerin ardından çalışacak ve dışarı çıkacak durumda olmadığını, çocukları gördüğünde ise psikolojik olarak zorlandığını söyledi.

'En azından çocuklarımı alayım, yan yana bir mezarlıkları olsun istiyorum'

Çocuklarının cenazelerini Türkiye'ye getirerek yan yana defnetmek istediğini belirten Nur, şöyle konuştu:

'Gerçekten ben çaresizim. En azından çocuklarıma bir mezarlık yapayım. Tamam, eşimden ben artık umudumu kaybettim, vermeyecekler. En azından çocuklarımı alayım, yan yana bir mezarlıkları olsun istiyorum. Çünkü gerçekten ben onları bu zamana kadar hiç ayırmadım. 16 yaşında anne oldum. Çocuğumu bu yaşa kadar nasıl getirdiğimi hiç kimse bilmiyordu.'