Bir yıl önce Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan maden faciasına rağmen benzer bir felaketin önlenmesi için hiçbir adım atılmadığını savunan Greenpeace İklim ve Enerji Sorumlusu Reşit Elçin, kömür yatırımlarının iptal edilmesini ve 2040 yılına kadar kömürün devreden çıkarılarak elektrik üretimindeki payının sıfıra indirilmesi gerektiğini savundu.
Geçtiğimiz yıl 13 Mayıs’ta meydana gelen Soma maden faciasının üzerinden bir yıl geçti. Greenpeace İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Reşit Elçin yaptığı açıklamada son bir yılda yeni bir felaketin olmaması için hiçbir adım atılmadığını öne sürerek Soma maden felaketinin ardından son bir yıl içinde yaşananları şöyle sıraladı:
“Soma’ya ikinci kömür termik santral kurulması planlandı, bölgenin tarım arazisine kömür santrali inşaatı planlanarak Soma’nın alternatif gelir kaynaklarına kısıtlamalar gözetildi. Madenlerdeki güvenlik yetersizliğine ve felakette birçok ölüme sebep olan rödovans sistemi hala devam ediyor ve Türkiye’nin kömür gibi kirli fosil yakıtları kullanan enerji projelerine ağırlık veren planında hiçbir değişim yok.”
Soma’da yaşananları asla unutmayacak ve nedenlerinin unutulmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Elçin, “Kömür, yalnızca maden felaketleriyle can almıyor. Kömür, yeraltından çıkarılma, yakılma ve atıklarının depolanması başta olmak üzere her aşamasında çevreyi ve insan sağlığını tehdit ediyor. Geçtiğimiz yıl içinde, bu gerçeklerin farkında olan Soma’nın Yırca köyü halkı, madende ya da santralde çalışmak yerine tarım yapma haklarını sonuna kadar savunarak, köylerine kömürlü termik santral kurulmasına engel oldu çünkü bütün dünyada kömür bölgelerinde yaşayan insanların bildiği ortak bir gerçek var; kömürlü termik santraller nereye kurulursa o bölgeden milyonlarca ton taze su kaynağını sömürüyor, tarım arazisini yok ederek bölge halkını kömür işçisi olmaya mecbur bırakıyor ve ürettiği atıklarla havaya, suya, toprağa ve insan sağlığına geri alınamaz zararlar veriyor” dedi.
Yenilenebilir enerjilerin ko¨mu¨r gibi hem finansal hem de insani maliyeti ciddi oranda yüksek olan bir enerji kaynağına kars¸ı uygulanabilir bir alternatif olduğunu kaydeden Elçin, “Türkiye bir dönüm noktasında, Soma’da yaşanan bu facia, çözümün temiz olması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor; dışa bağımlılığı artıran, uzun vadede pahalı, kirli ve tehlikeli olan fosil yakıtlardan uzaklaşıp yenilenebilir enerjiler ve enerji verimliliğine geçişi hızlandırmalıyız. Böylece havamız ve suyumuz temiz kalmaya devam edecek ve Soma’da yaşanan gibi trajik maden facialarının olması da engellenecektir” diye konuştu.
ENERJİ [D] EVRİMİ RAPORU
Greenpeace’in Avrupa Birliği Yenilenebilir Enerji Konseyi ve Dünya Rüzgâr Enerjisi Konseyi ile birlikte hazırladığı Enerji [D]evrimi raporu, Türkiye’nin 2040’a kadar elektrik ihtiyacının yüzde 85’ini yenilenebilir enerjilerden kars¸ılayabilmesi için izlemesi gerektiği yolu gösteriyor.
Aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörlerindeki teknolojik gelişmeler ve AR-GE sektörün binlerce yeni istihdam olanağı sağlanırken, Greenpeace, Türkiye’nin kömürün oluşturduğu tehditten kurtulurken aynı zamanda küresel çapta daha avantajlı çıkması için şu hedefleri gerçekleştirmesi gerektiğini savunuyor:
“Yeni kömür yatırımları iptal edilmeli. 2040 yılına kadar kömür devreden çıkarılarak elektrik üretimindeki payı sıfıra indirilmeli. Kömür sektöründe çalışan işçilerin yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi sektörlere geçişinin yapılması için bölgesel planlar hazırlanmalı. Kömüre verilen teşvikler sona erdirilip bu teşvikler yenilenebilir enerjilere kaydırılmalı ve yenilenebilir enerjilerin önündeki bariyerler kaldırılmalı. Elektrik enerjisi lisans başvurularında yerli kömür ve ithal kömür yerine, yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilmeli.”