İşte biz tam da buna itiraz ediyoruz.
Değişir.
Değişmek zorunda.
Ve değişim, ancak takip edilirse kalıcı olur.
ÇAYKUR’u yazıyoruz çünkü
bugün doğru yapılan bir iş,
yarın yalnız bırakılırsa
ilk fırsatta geri alınır.
Biz o geri dönüşe izin vermiyoruz.
Birileri rahatsız oluyor.
Evet, farkındayız.
Ama şunu da biliyoruz:
Rahatsızlık,
genellikle dokunulan yerin doğru yer olduğunu gösterir.
Çünkü kimse,
işine gelmeyen bir doğru karşısında
sessiz kalmaz.
Bizim yazdıklarımız bir tehdit değil.
Bir gözdağı hiç değil.
Bu yazılar bir hatırlatmadır.
“Bu kurum izleniyor.”
“Bu emanet takip ediliyor.”
“Bu millet artık sadece sonuçlara bakıyor.”
Ve sonuçlar konuştuğunda,
laf kalabalığı anlamını yitirir.
Bugün ÇAYKUR’da:
* Ayaklar yere basıyorsa
* Harcamalar daha kontrollüyse
* Üretici daha güvendeyse
Biz bunu görmezden gelmeyeceğiz.
Çünkü görmezden gelmek,
en büyük haksızlıktır.
Birileri “yeter artık” diyor olabilir.
Biz demiyoruz.
Çünkü bu mücadele
“yeter” denecek bir yerde değil.
Daha yol var.
Daha dikkat var.
Daha takip var.
Bizim görevimiz alkışlamak değil.
Bizim görevimiz izlemek, yazmak ve hatırlatmak.
Ve bunu yapmaya devam edeceğiz.
ÇAYKUR yazmaya devam.
Üretici için yazmaya devam.
Kamu vicdanı için yazmaya devam.
Çünkü bu ülkede
doğruyu savunmak bir lüks değil,
bir sorumluluktur.
Susmadık.
Unutmadık.
Vazgeçmedik.
Ve belli ki
yazmaktan da vazgeçmeyeceğiz.