— Herkes düğüne çağrılınca mutlu olur. Sen neden üzgünsün?
Eşek şöyle cevap vermiş:
— Ya odun bitmiştir… ya da yük taşıyacak kimse bulamamışlardır. Yoksa beni niye çağırsınlar?
Bu küçük hikâye, aslında çocuk yetiştirmenin kalbine dokunan büyük bir meseleye işaret ediyor:
Çocuklar ne zaman kendileri oldukları için değer görüyor, ne zaman işe yaradıkları için?
Sınıfta söz hakkı hep parmak kaldırana veriliyorsa…
Evde ilgi çoğunlukla “işini iyi yapan” çocuğa yöneliyorsa…
Sorumluluklar hep aynı “uyumlu” çocuğa yükleniyorsa…
Çocuk şunu öğrenir:
“Ben olduğum için değil, işe yaradığım için çağrılıyorum.”
Bu öğrenme yüksek sesle verilmez. Ama çok derine yerleşir.
Öğretmenler ve ebeveynler olarak çoğu zaman pratik davranırız:
—En düzenliye görev veririz.
— En hızlı olana işi teslim ederiz.
— En uyumlu çocuktan fedakârlık bekleriz.
Kısa vadede işler kolaylaşır. Ama uzun vadede bazı çocuklar şu role sıkışır:
“Sınıfın/ailenin yük taşıyan çocuğu.”
Bu çocuklar genellikle sorun çıkarmaz, itiraz etmez, yardım eder…
Ve tam da bu yüzden en çok görünmez olanlar olabilir.
Bir çocuğun sağlıklı gelişimi için şu denge çok kıymetlidir:
—Sorumluluk verelim — ama sadece becerikliye değil.
—Takdir edelim — ama sadece performansa değil.
—Çağıralım — ama sadece ihtiyaç duyduğumuzda değil.
Çocuk şunu hissedebilmelidir:
“Ben olmasam da iş yürür… ama ben yine de isteniyorum.”
İşte bu duygu, içsel güvenin en güçlü tohumlarından biridir.
Öğretmenler ve ebeveynler olarak zaman zaman durup şunu düşünebiliriz:
— Hep aynı çocuğa mı görev veriyorum?
—Bu çocuğu son ne zaman sadece sohbet etmek için çağırdım?
— Sınıfta/evde sessizce yük alan bir çocuk var mı?
—Takdirim çocuğun kendisine mi, yoksa sadece yaptığı işe mi?
Bu sorular suçluluk üretmek için değil, farkındalık içindir.
O eşeğin ufka bakarak sorduğu soru, belki de bugün bazı çocukların içinden sessizce geçiyor: “Beni mi çağırdılar… yoksa sırtımı mı?”
Eğer biz yetişkinler bu sorunun cevabını çocukların lehine değiştirebilirsek, onlara vereceğimiz en kıymetli miraslardan birini bırakmış oluruz:
Koşulsuz değer hissi.