EKONOMİ

Dünya kuru üzümünün kalbi Manisa'da atıyor

Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa'nın dünya çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 1 Eylül 2025'ten bu yana kuru üzüm ihracatından 294 milyon dolar gelir elde edildiğini açıkladı.

Abone Ol

Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa'nın dünya çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 1 Eylül 2025'ten bu yana kuru üzüm ihracatından 294 milyon dolar gelir elde edildiğini açıkladı.

Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ve ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Manisa'nın hem Türkiye hem de dünya açısından stratejik bir üretim merkezi olduğunu söyledi.

Kuru üzümün Türkiye'nin tarımsal ihracatında en önemli ürünlerden biri olduğunu vurgulayan Özkasap, özellikle Manisa'da yetiştirilen Sultani çekirdeksiz kuru üzümün dünya pazarlarında kalite ve güvenilirlik açısından ayrıcalıklı bir konumda bulunduğunu ifade etti.

Manisa'nın yüzyıllardır süregelen bağcılık kültürüyle yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda önemli bir bilgi ve tecrübe merkezi olduğuna dikkat çeken Özkasap, Gediz Ovası ve Saruhanlı başta olmak üzere il genelinde yaklaşık 1 milyon dekar bağ alanında üretim yapıldığını belirtti. Bu alanın yaklaşık 850 bin dekarında Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü yetiştirildiğini ifade eden Özkasap, üretimin büyük bölümünü oluşturan yaklaşık 670 bin dekar alandaki üzümün kurutularak ihraç edildiğini söyledi.

Manisalı üreticilerin nesilden nesile aktarılan bilgi birikimi sayesinde üzüm üretiminde yüksek kalite standardını koruduğunu dile getiren Özkasap, 'Bu tecrübe kolay oluşmuyor. Manisa çiftçisi toprağını, iklimini ve ürününü çok iyi tanıyor. Bu da bizi dünya pazarında güçlü kılıyor' dedi.

Dünya kuru üzüm üretimi ve ihracatında Türkiye'nin lider ülkeler arasında yer aldığını belirten Özkasap, küresel üretimin yaklaşık 1 milyon ton seviyelerinde olduğunu, Türkiye'nin ise bu üretimde yüzde 30-35 gibi önemli bir paya sahip bulunduğunu kaydetti. Ancak son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedildiğini belirten Özkasap, özellikle zirai don gibi afetlerin bazı yıllarda rekoltede düşüşlere neden olabildiğini ifade etti.

Son 6 ayda 300 milyona dolara yakın ihracat

Son ihracat rakamlarına da değinen Özkasap, '1 Eylül 2025 tarihinden 4 Nisan 2026'ya kadar geçen süreçte kuru üzüm ihracatından 294 milyon dolar gelir elde edildi' dedi.

İhracatta Avrupa Birliği ülkelerinin en büyük pazar konumunda olduğunu söyleyen Özkasap, başta İngiltere olmak üzere Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa'ya yoğun ihracat yapıldığını, bunun yanında Amerika'dan Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada yaklaşık 80'den fazla ülkeye Türk kuru üzümünün ulaştırıldığını ifade etti.

Kuru üzüm sektöründe Türkiye'nin en önemli rakiplerinin Güney Afrika, Çin, İran ve Özbekistan olduğunu belirten Özkasap, bu ülkelerin düşük maliyet avantajına sahip olduğunu ancak Türkiye'nin kalite, gıda güvenliği ve standartlar açısından öne çıktığını söyledi. Avrupa pazarında kalıntısız ve güvenilir ürün talebinin her geçen gün arttığını belirten Özkasap, Manisa'da bu konuda büyük hassasiyet gösterildiğini dile getirdi.

Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü için Avrupa Birliği'ne coğrafi işaret başvurusu yaptıklarını da hatırlatan Özkasap, hazırlanan dosyanın titizlikle incelendiğini ve herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını belirtti. Tescil sürecinin tamamlanmasıyla Manisa'nın dünyaca ünlü üzümünün Avrupa pazarında da koruma altına alınacağını söyleyen Özkasap, bunun uluslararası pazarlarda önemli bir avantaj sağlayacağını ifade etti.

Manisa'daki üzüm işleme tesislerinin teknolojik altyapısı ve kalite standartlarıyla Avrupa'nın en iyi tesisleri arasında yer aldığını kaydeden Özkasap, modern paketleme, depolama ve izlenebilirlik sistemleri sayesinde Türk kuru üzümünün dünya pazarlarında güvenle tüketildiğini söyledi.

Sektörün en önemli sorunlarının başında artan maliyetlerin geldiğini de vurgulayan Özkasap, özellikle navlun fiyatlarındaki artışın ihracatçı firmalar üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtti. Enerji, nakliye, işçilik, ambalaj ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş ile düşük döviz kurunun ihracatçının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini dile getiren Özkasap, döviz dönüşüm desteğinin devam etmesi ve ilave destek mekanizmalarının devreye alınmasının önemine dikkat çekti.

Kuru üzümün Türkiye için stratejik bir tarım ürünü olduğunun altını çizen Özkasap, 'Manisa sadece Türkiye'nin değil dünyanın kuru üzüm başkentidir. Üretimden ihracata kadar güçlü bir altyapıya sahibiz. Bu rekabet gücünün korunması için maliyetlerin düşürülmesi, ihracatçının desteklenmesi ve katma değerli ihracata yönelinmesi gerekiyor' dedi.

Türkiye'de üretilen kuru üzümün büyük bölümünün ihraç edildiğini belirten Özkasap, sağlıklı beslenme trendiyle birlikte iç tüketimde de artış beklediklerini sözlerine ekledi.