banner468

İletişim Fakültesi’nde ‘Medyanın Kadın Dili’ konferansı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim Fakültesi ile Tüm İletişim ve Medya Federasyonu (TİMEF) iş birliğinde, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulrezak Altun’un davetli konuşmacı olarak yer aldığı, “Medya’nın Kadın Dili” konulu konferans düzenlendi.

29 Kasım 2021 Pazartesi 15:31
İletişim Fakültesi’nde ‘Medyanın Kadın Dili’ konferansı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim Fakültesi ile Tüm İletişim ve Medya Federasyonu (TİMEF) iş birliğinde, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulrezak Altun’un davetli konuşmacı olarak yer aldığı, “Medya’nın Kadın Dili” konulu konferans düzenlendi.

OMÜ İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Oktan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen konferansta açılış konuşmasını yapan TİMEF Başkanı Şakir Gürel, 10 yıldır faaliyet gösteren TİMEF’in faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgi verdi.

Medyanın Kadın Dili Projesi’nin amacını, “medyada kadına karşı kullanılan ayrımcı dili azaltmak” sözleriyle açıklayan Gürel, “Yaptığımız tüm projelerde meslektaşlarımızın genel bilgi ve deneyimlerinin artması için yurt dışına gönderdik. Bu konferansa katılan arkadaşlarımız arasından belirlenecek bir kişiyi de Erasmus projemizle yurt dışına göndereceğiz” dedi.

“Satın alma davranışlarına göre gazetelerin içeriği şekilleniyor“

“Medya Okuryazarlığı Perspektifinden Medyanın Kadın Dili ve Medya Profesyonellerinin Sorumluluğu” başlıklı sunumunu yapan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulrezak Altun da, “İnsanlığın yarısını oluşturan ancak bugüne kadar çeşitli olumsuz uygulamalarla, sadece cinsiyeti nedeniyle zorluklarla karşı karşıya kalan kadınların, toplumsal düzeyinin geliştirilmesi konusundaki çabalara katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu aslında sadece kadınların sorumluluğu değil, erkek bireylerin de sorumluluğudur” şeklinde konuştu.

Gazetelerin bugünküm durumu ve içeriğine de değinen Dekan Prof. Dr. Altun, “Bayiden satın alma durumu azaldı. Kimler bugün basılı gazete okudu? Medya sektörü de teknolojiyle birlikte dönüşüyor ama gazetenin bayilerden satın alındığı zamanlarda, okuyucuların yüzde 90’a yakınının erkekler olduğunu görebilirsiniz. Gazeteleri takip eden kadın okuyucular elbette vardır ama gazetenin çoğunlukla erkekler için üretilen bir ürün olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla erkeklerin satın alma davranışlarına göre, gazetelerin içeriği de şekilleniyor” ifadelerini kullanarak gazetelerden örnekler verdi.

“Kadını ikinci plana iten anlayışla mücadelede sorumluluk medya çalışanlarındadır“

Medya okuryazarlığını; medyanın içeriğini oluşturan her unsurun, oluşturduğu mesajlarda sunulan anlamların ve yer verilen temsillerin arka planına bakabilme becerisi olarak tanımlayan Prof. Dr. Altun, “Medya okuryazarlığı, medya profesyonelleri ve medyada çalışmak üzere yetişen öğrencilerin edinmesi gereken bir beceridir. Kadını toplumsal olarak ikinci plana iten anlayışla mücadelede sorumluluk, içeriği ve anlamı üretenler olarak öncelikle medya çalışanlarındadır. Duygu Asena’nın yazdığı ‘Kadının Adı Yok’ romanı vardır. Kadının adının olmadığı dönemlerden bugüne doğru gelindi ama hala kat edilmesi gereken önemli mesafeler olduğu çok açık” diye konuştu.

Ayrımcı dilin önüne geçebilmek için neler yapılabileceğinden de bahseden Altun, “Haber yazarken, gelişigüzel yazmak yerine yazdığınız ya da ürettiğiniz her sözcüğün yan anlamları üzerine de düşünebilmek önemli. Çünkü medya okuryazarlığı, konuyla görsel arasındaki veya konuyu anlatırken seçilen sözcüklerdeki yan anlamlar üzerine düşünebilme becerisine yoğunlaşıyor” ifadelerini kullandı.

Konferansa sonunda, konferansa katılan öğrenciler arasından çekilen kura ile Erasmus+ programıyla yurt dışında eğitim almaya hak kazanan bir öğrenci belirlendi. Gazetecilik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Selçuk Toraman kurada ilk sırada yer aldı.

İletişim Fakültesi’nin akredite süreci görüşüldü

İletişim Eğitimi Değerlendirme Akreditasyon Kurulu’nun (İLEDAK) yönetiminde bir süre görev alan Prof. Dr. Abdulrezak Altun OMÜ İletişim Fakültesi akademisyenleriyle de bir toplantı gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Abdulrezak Altun, Türkiye’nin üç bölümüyle akredite olan ilk fakültesi Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin akreditasyon süreciyle ilgili bilgi vererek deneyimlerini aktardı. Altun; yeterli öğretim üyesi sayısı, müfredatın güncelliği, AKTS hesaplamalarının doğruluğu gibi konuların üniversite akreditasyonuyla ilgili önemli ayrıntılar olduğunu vurguladı.

Kurumsal akreditasyon ile fakültelerdeki bölümlerin akredite olmasının farklı şeyler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Abdulrezak Altun, “Bu süreç yoğun çalışma gerektiriyor. Biz 1 buçuk yıllık bir çalışmanın sonunda, 2 yıl süreyle akredite edildik” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

site sağ üst köşeye bayrak ekle