Değerli okurlarım,

Hepinizi saygıyla selamlıyorum,

Uzunca bir süre sağlık sorunları yaşadığım için yazamadım, ama bu sürecte iyice beslendim yani birçok konu biriktirdim. Zaman buldukça sizlerle paylaşacağım.

Bildiğiniz üzere toplumumuzda ve dünyamızın her yerinde, engelsiz ve engelli bireyler , fiziksel - kültürel - cins- din, dil, ırk, renk gibi farklılıkları olan sağlıklı ve sağlıksız her kesimden insanla yani beşeri dünyadaki tüm canlılarla bir arada yaşamaktayız. Bir mozaik oluşturan tüm insanlar olarak, birbirimize saygı duymalı, anlamaya çalısmalı ve empati kurabilmek adına çabalamalıyız.

Sizce, toplumumuzda (her eğitim seviyesi dahil) birbirimize karşı ne kadar saygılıyız?

Ne kadar anlayışlıyız?

Empati kurabiliyor muyuz?

Sizce engelli bireyler kimlerdir?

Peki, engelsiz bireyler kimlerdir?

......

Hem fikir olduğumuz cevapları verdiğinizi duyar gibiyim. Öyleyse neden uygulamada bu cevapları başkalarının uygulaması gerektiğini düşünürken kendimiz uygulayamıyoruz?

Neden hep başkalarını suçlarız ve kendimiz daima haklıyızdır?

Hımm,.. bir düşünelim.

Benim bu sorulara vereceğim cevaplar şöyle:

Toplum olarak yapı gereği, doğruları bilen fakat uygulamaktan üşenen bir milletiz. Bununla beraber sabırsız, inatçı, dediğim dedik, herşeyin profesörü, herşeyin en iyisini bildiğimizi zanneden, yiğitliğe p...k sürdürmeyen, eğilip bükülmeyen; aynı zamanda çalışkan, yeri ve zamanına göre yani gerektiğinde herzaman bütünleşebilen, mevzu bahis vatan ve bayrak olunca koşulsuz şartsız iki elimiz kanda da olsa, tek yürek olabilen, güçlü, cesur, irade sahibi, vatansever ve misafirperver örnek bir milletiz. İyi -kötü, doğru yanlış ve olumlu-olumsuz yanlarımız olduğunu da kabul ederiz. Ataerkil bir toplumuz.

Herşey iyi güzel.. dee , neden özellikle ENGELLİLER konusunda yeterli hassasiyeti, sabrı ve anlayışı gösteremiyoruz, empati kuramıyoruz?

Acaba işimize mi gelmiyor? Yoksa " bana birşey olmaz" diye sağlığımıza SINIRSIZ GARANTİ mi veriyoruz? Ya olursa? Veya engelli bireylerin toplumda var olmaya hakları yok mu?

Engel sadece görünende midir?

Engel sadece fiziksel midir?

Engel sadece sağlıksızlarda mıdır? Ya da engel bir hastalık mıdır? Engel nedir? Engelli nedir?

Cevabınız hepsine de "EVET" ise, yeniden düşünmenizi tavsiye ederim.

Bir de bu konuda ters empati yapalım. Bakalım neler olacak?

************************************************************************************

Öncelikle bu konuda kısacık bir dipnot paylaşmak istiyorum. Önceki makalelerimi takip edenler ve bu konuları araştırıp bilgi sahibi olanlar iyi bilirler.

ENGEL ÇEŞİTLERİ: Fiziksel (eli- kolu- bacağı- ayağı olmayanlar (doğuştan eksik doğmak ya da sonradan kaybetmek, vb..), zihinsel, nörolojik (Down Sendromu, Otizm, Spastik, nöropati, sinir hasarı, disleksi ..vb), psikolojik hastalıklar (şizofren, psikopat, manik depresif, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı,..vb.), süreğen (kronik) hastalıklar (Fibromiyalji, Sjögren, Diabet (Şeker), tansiyon, kalp,.. vb.), ortopedik (Yürüme bozukluğu, el-kol koordinasyon bozukluğu ve kullanmada sıkıntı,..vb.) engellerdir.

Ortopedik ve FİZİKSEL engeller hariç, diğerleri ilk etapta farkedilemeyen, anlaşılamayan yani GÖZLE GÖRÜLMEYEN engellerdir.

Toplumumuzda şöyle bir algı vardır:

"Eğer görülmüyorsa ENGELLİ DEĞİLDİR. "

" FİZİKSEL ve ortopedik bir eksiklik yani görünüşte birşey yoksa ENGELLİ DEĞİLDİR."

Oysaki, kronik hastalıklar da kişinin hayat kalitesini düşürdüğü için gözle görülmese de, ilk izlenim açısından sağlıklı bir görünüm sağlasa da malesef ENGELDİR. Kanunlarda bu açıkça belirtilmiştir.

Asıl sorulması gereken soru ve sorun şudur:

Neye göre engel / engelli?

Kime göre engel / engelli?

Bakış açınıza göre de, şekillenir engellilik, sakatlık ve ya başka bir değişle de özürlülük.

********************************************************************************************************************************

Şu bir gerçektir ki; birçok ENGELSİZ, engellilerin yaşadığı toplumda yaşamaktadırlar.

Ters empati kurarsak, buradaki "ENGELSİZ" kavramını "DÜŞÜNSEL ENGELLERİ OLMAYAN, KENDİSİNİ GELİŞTİRMİŞ, YETİŞTİRMİŞ, EVRENSEL DÜŞÜNEBİLEN; KALBEN VİCDANLI, AHLAKLI,ERDEMLİ, KİŞİLİK SAHİBİ, EMPATİ YETENEĞİ KUVVETLİ, FARKLILIKLARIN FARKINDA OLAN, ALGISI YÜKSEK, YORUMLAYABİLEN kişiler" için kullandım.

FİZİKSEL KISITLILIK + FONKSİYONEL KUVVET KAYBI BOZUKLUĞU + ORTOPEDİK VE KRONİK HASTALIKLAR / NÖROLOJİK RAHATSIZLIKLAR "ENGEL" DEĞİLDİR.

ASIL ENGEL; KALPLERDEKİ ve FİKİRLERDEKİ ENGELDİR.

ASIL ENGEL; VİCDAN, AHLAK, ERDEM VE ETİK GİBİ DEĞERLERDEN YOKSUN OLMAKTIR.

"CAHİL ZİHNİYETİ"DİR. KİTAP OKUMAMAK - OKUYORSA DA İŞİNE GELDİĞİ GİBİ ÇIKARLARINA GÖRE YORUMLAMAKTIR, HAYATI YORUMLAYAMAMAKTIR,FELSEFESİZLİKTİR..vs.

ASIL ENGEL YA DA ENGELLİ ÇEVRE; ARAŞTIRMADAN, DOĞRUSUNU ÖĞRENMEDEN, ZEDELEYİCİ DEDİKODULAR YAYARAK, KİŞİYE VE ÖZEL HAYATA KARŞI YAPILAN SAYGISIZLIĞIN HÜKÜM SÜRDÜĞÜ BİR ÇEVREDİR. ASIL ENGELLİ BUNLARA İNANANLARDIR. KALP GÖZÜ KAPALI İNSANLARDIR.

Sözüm meclisten dışarı; asıl engel kendisini geliştirmemiş, yetiştirmemiş, eğitmemiş, dünya görüşü olmayan, yaşının getirisi olan zihinsel olgunluğa erişememiş, bu hayatta, hiç bir zaman-hiç bir konuda mücadele etmemiş,

"-amaaan, boşverr ! Böyle gelmiş, böyle gider" zihniyetine sahip koyunlar - kuklalar pardon insanlardır asıl ENGELLİLER...

Kısıtlayıcı uzuvları olan engelsizler, imkan verildiği taktirde, kendisine güvenilerek ve inanılarak, verilen her işte başarıya ulaşmaktadırlar. Yeterki önleri açılsın, yol gösterilsin, fırsat eşitliği sağlansın. Yeterki devletimiz sahip çıksın, toplumumuzdaki diğer insanlar bilinçlendirilsin, herkesin kanun önünde eşit hak ve hürriyetlere sahip olduğu, pratiğe dönüşsün. Uygulamada esasiyet olsun.

Yeterki kısıtlılığı olan insanlar mağduriyet yaşamasınlar.

Bu konuda, örnek davranışlar beklenen belediyelere, STK'lara, valiliklere de iş düşmektedir. Yardımlaşma olmalıdır.

Engelliler için faydalı, nitelikli ve donanımlı, işe yarar projeler üretilmeli ve uygulamaya sunulmalıdır. Beklentiler çözümlenebilmesi için engellilerle çeşitli toplantılar yapılmalı, her engel çeşidine uygun, hayatı kolaylaştırıcı çözümler üretilmelidir. Dışlanmadan, kaynaştırma sağlanabilecek çözüm önerileri sunulmalı ve tüm ülke genelinde benzer projeler hayata geçirilmelidir.

İş sektörlerinden, özellikle de inşaat sektöründen de engelliler için ENGELSİZ yaşam alanları yapmalarını beklemekteyiz. Örneğin; engelsiz evler, engelsiz hastaneler, engelsizleri de kapsayan geliştirilmiş AKILLI AVM'ler (Alış Veriş Merkezleri), engelsiz okullar, engelsizlere özel otoparklar, engelsiz sinema salonları, engelsiz kütüphaneler, engelsiz okuma alanları, rehabilitasyon merkezleri, HERKES İÇİN REKREASYON ALANLARI.. gibi. Ulaştırma ve Karayolları'ndan da engelsiz sokaklar, yollar, caddeler, ulaşım araçları,.. vb. gibi beklentilerimiz vardır. Kısaca, Engelsiz Yaşanabilir Kentlerin (EYK) inşa edilmesini rica ediyoruz. O zaman herkes mutlu olur. Toplum olarak iyileşme gösterilmiş olur. Herkes İçin Mutluluk (HİM) istiyoruz.

Engelliler için devletimizin kurduğu, ENGELLİLER İÇİN KOORDİNASYON MERKEZLERİ'nin daha işlevsel hale getirilmesini, iş sahalarının geliştirilmesini rica ediyoruz. Engellilerin CİDDEN önemsenmesini, kaideye alınmasını, yapabilirliklerine ve niteliklerine göre, özel sektörde ve devlet kadrolarında daha fazla iş imkanlarının verilmesini istiyoruz.

Şahsım adına belirtmeliyim ki; Yaşlılarımız ve yatalak hastalarımız için Evde Bakım ve Sağlık Hizmetlerine daha fazla yetişmiş eleman olmasını, "Bilinçlendirilmiş Toplum" seminerlerinin sıklıkla olmasını ve engelli ailelerinin psikolijilerine iyi gelecek rekreasyon aktivitelerinin çalışır halde yaygınlaştırılmasını önemsiyorum.

Geleceğe dair umutlarımın sönmemesi dileğiyle burada yazıma virgül koymak istiyorum.

Herkesi engelsizler dünyasındaki huzura davet ediyorum. Haydi sağlıcakla kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.