Kocaeli

Evleri saran çekirgelerle ilgili uzmandan önemli açıklama

Kocaeli'de son günlerde evlerde ve tarım arazilerinde görülen çekirgeler vatandaşlarda endişeye sebep olurken, yapılan incelemelerde yoğunluğun ekonomik zarar eşiğinin çok altında olduğu belirlendi. Kocaeli Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Mehmet Veysel Ayhan, mücadele için metrekarede 8 ergin çekirge bulunması gerektiğini, kentte yapılan ölçümlerde ise bu oranın 0,2 ile 0,4 arasında kaldığını söyledi.

Abone Ol

Kocaeli'de son günlerde evlerde ve tarım arazilerinde görülen çekirgeler vatandaşlarda endişeye sebep olurken, yapılan incelemelerde yoğunluğun ekonomik zarar eşiğinin çok altında olduğu belirlendi. Kocaeli Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Mehmet Veysel Ayhan, mücadele için metrekarede 8 ergin çekirge bulunması gerektiğini, kentte yapılan ölçümlerde ise bu oranın 0,2 ile 0,4 arasında kaldığını söyledi.

Hava sıcaklıklarının artması ve tarım alanlarında hasat döneminin başlamasıyla birlikte bazı çekirge türleri yerleşim alanlarında daha sık görülmeye başladı. Özellikle ışığa yönelerek evlere giren çekirgeler, vatandaşların sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla gündeme geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından kent genelinde yapılan survey (inceleme) çalışmalarında ise çekirge yoğunluğunun mücadele gerektirecek seviyede olmadığı tespit edildi.

'Ekonomik zarar eşiğinin çok çok altında'

Kocaeli Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Mehmet Veysel Ayhan, yaptıkları survey çalışmalarında kent genelinde Fas, güdük, Madrap ve yeşil çekirge türlerinin görüldüğünü aktardı. Ayhan, ölçümlerin 'atrap yöntemi' ile yapıldığını belirterek, 'Yaptığımız survey çalışmalarında atrap yöntemi kullanılır. Yoğun olan bölgelerde 10 farklı yerde 10'ar kez atrap sallanır. Toplamda 100 kez atrap sallanır ve burada çekirge türlerinin sayımı yapılır. Yaptığımız sayım sonucunda da mücadeleye karar verilir. Ancak yaptığımız survey çalışmalarında yoğunluk, ekonomik zarar eşiğinin çok çok altında kalmıştır. Mesela 100 atrapta 300 ile 350 çekirge bulunursa, bunların 75'inin 4. ve 5. dönem nimf (yavru) olması beklenir ve mücadeleye karar verilir. Ya da ergin çekirgelerin metrekaredeki yoğunluğu 8 adet ise burada mücadeleye karar verilir' dedi.

'Şu an için çekirge istilası ya da çok büyük bir zarar söz konusu değildir'

Şu anda büyük bir çekirge istilası veya tarımsal zarar bulunmadığını vurgulayan Ayhan, şöyle devam etti:

'Survey çalışmalarında yoğunluk, ekonomik zarar seviyesinin oldukça altında kalmıştır. Bunun için de herhangi bir mücadeleye gerek duyulmamıştır. Zaten çekirge mücadelesi, devlet yardımı mücadelesi şeklinde Tarım Bakanlığınca yürütülmektedir. Bunun 81 ilde takibi yapılmaktadır. Şu an için çekirge istilası ya da çok büyük bir zarar söz konusu değildir. Yapılan survey çalışmalarında metrekarede ergin çekirge yoğunluğu 0,2 civarında çıkmaktadır. Mücadele için yaklaşık olarak metrekarede 8 ergin çekirgenin olması gerekmektedir. Bu da her adımınızda bir çekirgenin havalanacağı anlamına gelir. Yani mücadeleye başlanması için her adım attığınızda bir çekirgenin uçması gerekir. Şu an için çok büyütülecek, olağanüstü bir yoğunluk yok. Sadece lokal bölgelerde sınırlı bir zarar söz konusudur. Şu an yaptığımız survey çalışmalarında da bitkilerde çok büyük bir zarar görülmemiştir.'

'Işığa yönelmeleri insanlarda korku oluşturuyor'

Çekirgelerin evlere akın akın girmediğinin, sadece birkaç ergin bireyin ışığa ve sıcaklığa yönelerek yaşam alanlarına ulaştığının altını çizen Veysel Ayhan, bu durumun vatandaşlarda haklı bir tiksinti ve korku oluşturduğunu ancak tarımsal açıdan büyük bir zarar oluşturmadığını ifade etti. Şu anki görünürlüğün hasat dönemiyle bağlantılı olduğunu dile getiren Ayhan, 'Bunların bizim belirlediğimiz garsiyat alanları var ve bu alanları takip ediyoruz. Ancak ilimizde çok büyük bir popülasyon yok. Şu anda oluşan yoğunluk, hububat ve yem bitkilerinde hasadın başlamasından kaynaklanıyor. Yeşil otlarda hasat yapılınca çekirgeler ya besin bulmak için tarımsal alanlara yöneliyor ya da kilometrelerce uçup yaşam alanlarına gidiyor. Yeni bir besin arayışına giriyorlar. Çekirgeler asıl büyük zararı, bitkilerin genç olduğu fide dönemlerinde oluşturuyor. Şu an ağaçlarda bir zarar söz konusu olamaz. Hububat sarardı, yeşil aksam azaldı. Bu nedenle burada da bir zarar söz konusu olamaz. Ekiliş alanlarının azalması ve hasadın başlaması nedeniyle yoğunluk şu an daha fazla görünmektedir' diye konuştu.

'Doğadaki türler çekirge popülasyonunu baskılıyor'

Çekirgelerle beslenen canlıların popülasyonu doğal yollarla baskıladığını aktaran Ayhan, şunları kaydetti:

'Biraz mide bulandırabilir ancak bunları doğada yiyen türler, kuşlar, faydalı canlılar ve parazitoid türler var. Bunlar çekirge popülasyonunu baskılamaktadır. Bunun takibini de Tarım Bakanlığı personeli yapmaktadır. Kimyasal mücadeleye gerek duyulduğu anda Tarım Bakanlığı, devlet yardımı mücadelesi kapsamında ilaç da tedarik etmektedir. Her türlü desteği verebilmektedir. Mesela ilaçlama imkanı yetersizse köyden ekip kurularak ilaçlama yaptırılması zorunluluğu vardır. Bir salgın riski oluştuğu zaman Tarım Bakanlığının uyguladığı tedbirler bulunmaktadır. Ancak şu an zararlı yoğunluğu, ekonomik zarar eşiğinin çok çok altındadır. Metrekarede 8 adet olması gerekiyor. Bizim tespitlerimiz ise 0,2 ile 0,4 arasında. Bu çok düşük bir oran. Şu an için korkulacak ve çok büyütülecek bir durum yok' ifadelerini kullandı.

'Gerek duyulsaydı ilaçlama yapılırdı'

İller arasında çekirge geçişi yaşanabileceğini ancak tarımsal ürünlerde zarar bulunmadığını da söyleyen Ayhan, 'İller arasında geçiş olabilir. Edirne'den buraya gelebilir, İstanbul'dan buraya gelebilir. Belli bir lokasyonda sınırlı bir zarar oluşturup daha sonra yoluna devam edebilir. Tarımsal ürünlerimizde herhangi bir zarar söz konusu değil. Sadece evlere girmesi nedeniyle vatandaşlarımız bu konuyu sosyal medyada çok gündeme getirdi. Zaten bunun takipçisiyiz, hem Bakanlık hem de Oda olarak süreci izliyoruz. Bir salgın riski oluşması halinde bunu açıkça dile getiririz. Genel merkezdeki odamız ve genel başkanımız da konuyu takip ediyor. Özellikle Edirne ilinde hububat alanlarımız yoğun. Burada da teknik elemanlarımız süreci takip ediyor. Şu ana kadar hiçbir şekilde mücadeleye gerek duyulmadı. Gerek duyulsaydı zaten ilaçlama yapılırdı' şeklinde konuştu.