Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 12 Eylül 1980 dönemindeki darbeyi yaşayan 52 yaşındaki Mehmet Dinç, o dönemde yaşadığı işkence ve mağduriyetleri İHA’ya anlattı.
1963 Dicle doğumlu 52 yaşındaki Mehmet Dinç, 1980 darbe mağdurları arasında yer alıyor. Yaşanılan darbe döneminde birçok işkenceye maruz kalan Dinç, birçok arkadaşının işkencelerde yer aldığı ve kendisini diğer arkadaşlarına göre şanslı olarak bulduğunu söyledi. Köylerinde askerler tarafından işkenceler görerek yaşama tutunmaya çalışan Dinç, günlerce mağarada yaşayarak askerlerin köyden çıkmasını beklediğini dile getirdi. 12 Eylül 1980 darbe mağduru Dinç, şimdi ise dönercilik yaparak ailesini geçindiriyor. 1980 dönemlerinde Dicle’de olduğunu anlatan Dinç, “100’e yakın asker köyü sardı. Erkeklerin hepsini okulda topladılar. Değirmene gidip geldiğimden dolayı yemek yememe fırsat vermediler. Okulda herkesten silahları getirmelerini istediler. Silahlarımız falan da yoktu. Hiç kimsede olmayan silahların getireceksiniz diyerek herkesi işkenceye aldılar. Sağımda ve solumda sıralı 20 kişi vardı. Köşede durduğumdan dolayı çok şanslıydım. İsmi listede olanlar işkenceler görüyordu. Benim listede ismim yoktu ama toplu aldıkları için bizi de götürdüler. İsim listesinde olanları ayrı tuttular. Onları bir eve götürerek elektrikli aletleri ile darp ettiler” dedi.
“ASKERİN BİZE DÖVMESİNE RAĞMEN BİZ SAHİPLENEREK ONLARA YEMEK VERDİK”
Olan bütün olaylara karşı milletin yine mütevazi bir şekilde askere sahiplendiğini belirten Dinç, “Muhtarımız bütün köyü topladı. Herkese ’yemek yapılsın okula getirilsin’ denildi. Askerler bizim askerlerimizdir. Üzerindeki amir emir verebilir ama askerleri biz sahiplendik. O zamanın imkanları doğrultusunda kimin elinde ne varsa hepsini okula getirerek askerleri doyurdular. Bunları bize yapmalarına rağmen değişen hiçbir şey olmadı. En sonunda yapılan işkencelerle insanların sakat kaldığı görüldü” diye konuştu.
“ONURUMUZ KIRILSIN DİYE SAÇLARIMIZ VE BABAM İLE ARKADAŞININ 40 YILLIK SAKALLAR KESİLDİ”
İbretlik ve onurlarının kırılması için saçlarının kesildiğini dile getiren Dinç, “Dediklerini yaptırmak için onurumuzu ayaklar altına alarak saçlarımızı kestiler. Babam ve arkadaşının 40 yıllık sakalları o günlerde kesildi. Önce direnen babam sonra sakallarını kesmek zorunda kaldı. Kesilen o sakallar bizleri derinden üzdü. 1980 döneminde her gün mağaraya gidiyorduk. Yatağımızı oraya götürüyorduk sabah evimize dönüyorduk. Eğer askerler orada ise korkuyorduk. Geceye kadar yatamıyorduk. Her gün akşam mağaraya sabah ise eve dönüyorduk. Götürdüklerini geri getirmiyorlardı, bundan dolayı korkuyorduk. O gün yaşadıklarımızı bugün çocuklarımıza anlatıyoruz. Bugünün ne kadar kıymetli ve huzurlu olduğunu bilmeleri gerekiyor. Örf ve adetlerimizde bir geleneğimiz vardır, ölünün arkasından konuşulmaz. Birçok insanın kaybolması ve eziyet görmesinden dolayı o dönemin sorumlusu olan Kenan Evren’i Allah’a havale ederiz. Onun hesabını Allah görür” şeklinde konuştu.