Ülkemizde her 10 çocuktan 1’i prematüre doğuyor

İSTANBUL, () - Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, “ülkemizde her 10 çocuktan 1’i prematüre doğuyor” dedi. Doç. Dr. Ceyhun Dalkan,...

Ülkemizde her 10 çocuktan 1’i prematüre doğuyor

İSTANBUL, () - Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, “ülkemizde her 10 çocuktan 1’i prematüre doğuyor” dedi. Doç. Dr. Ceyhun Dalkan,...

09 Mart 2019 Cumartesi 13:34
Ülkemizde her 10 çocuktan 1’i prematüre doğuyor

İSTANBUL, () - Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, “ülkemizde her 10 çocuktan 1’i prematüre doğuyor” dedi.

Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, 38 gebelik haftasının altında doğan prematüre bebeklerin doğum sırasında ve sonrasında yaşayabilecekleri sorunlarla düzgün şekilde baş edebilmeleri için doğumun tam donanımlı, yenidoğan yoğun bakım servisi bulunan bir merkezde gerçekleşmesi gerektiğini ve bu durumun anne baba adayları açısından bebeklerinin tüm hayatını etkileyebilecek bir karar olduğunu söyledi.

“PREMATÜRE DOĞUMLAR TAM DONANIMLI BİR HASTANEDE YAPILMALI” 

Yüzde 10-12 civarında bebeğin prematüre olarak doğduğuna dikkat çeken Dalkan,
“Dünyaya bir insan getirmek çok ciddi bir karar ve sorumluluktur.  Bu karar kadar ciddiyet gerektiren diğer bir konu ise bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini sağlamak amacıyla sağlık merkezinin seçimidir.  Yaşama tutunma oranları her ne kadar yüksek olsa da özellikle prematüre doğan bebekleri daha sağlıklı ve sorunsuz bir şekilde taburcu edebilmek için çok daha fazla mücadele etmek gerekir. Her geçen gün, yenidoğan tedavileri konusundaki yenilikler sayesinde, bu bebeklerin daha sağlıklı ve sekelsiz hayatta kalma oranları artmaktadır.  Bunun için en son güncel yenilikler takip edilmeli ve uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.
  
Genellikle çok ciddi sağlık sorunları ile doğan prematüre bebeklerin, özellikle kendi vücut ısılarını koruyamama ve enfeksiyona açık olma gibi önemli riskler nedeniyle küvöz içerisinde sabit ısıda takip edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, akciğerlerin gelişmediği durumlarda ise solunum desteği ve akciğer geliştirici ilaç tedavisinin şart olabileceğine dikkat çekti.  Beslenme, kalp ve diğer kan değerlerinin yakından takip ve tedavisinin önemine de değinen Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, dengeli oksijen desteğinin hassasiyet ve uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu, fazla ya da eksik oksijenin beyinde hasara ve kalıcı sakatlığa yol açabileceğini söyledi.  Dalkan, özellikle prematüre doğumların mutlaka Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi bulunan tam donanımlı bir hastanede yapılmasının hayati derecede önem taşıdığını belirtti. 

Oksijensiz kalma durumunun yenidoğan bebeklerde sık karşılaşılan bir sorun olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, bu durumun zihinsel veya bedensel engelli olarak hayatına devam etme, hatta ölüm gibi sonuçları olabileceğini ifade etti. Terapötik Hipotermi ile tedavi sürecinde oksijensiz kalan bebeklerin tüm vücudunun bu özel cihazla 33.5 dereceye kadar soğutularak, beynin oksijen düzeyinin ve elektrik aktivitelerinin yenidoğan ve çocuk nöroloji ekipleri tarafından yakından takip edildiğini belirten Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, tüm vücut soğutma işlemi ile önceliğin beyin olmak üzere tüm vücut metabolizma hızı ve enerji kullanımının azaltılarak, beynin su toplamasını önlemek ve sinir hücrelerinin ölümünü en aza indirgemek olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Ceyhun Dalkan böylece, anne karnında veya doğum sırasında oksijensiz kaldıkları için ölüm, zihinsel veya bedensel engelli olma riski yüksek olan bebeklerin, vücut soğutma yöntemi ile artık daha sağlıklı ve daha az engelli olma şansına kavuştuğunu söyledi.

 “İLK 6 SAAT İÇİNDE BAŞLANAN TEDAVİLER DAHA BAŞARILI SONUÇLAR SAĞLAMAKTA”

Oksijensiz kalan bebeğin tüm vücudunun soğutulmasının, kalp, böbrek gibi diğer organlarının da benzer zararlardan korunmasını sağlamak olduğunu söyleyen Dalkan, yenidoğan ölümlerinin ve engelliliğinin en önemli nedenlerinden biri olan oksijensiz kalmanın getireceği olumsuz etkilerin tüm vücudu soğutmakla önlenebileceğini belirtti.  Dalkan, şöyle devam etti: “Ünitemizde uygulanan bu tedavinin başarısı tedavinin başlama zamanı ile yakından ilgilidir.  Özellikle ilk 6 saat içinde başlanan tedavilerin sonucu çok daha başarılı olmaktadır.  Doğum öncesi ve doğum sırasında gerekli önlemler alınmalı, deneyimli ekipler tarafından, etkin ve yeni canlandırma prensipleri uygulanmalıdır.  Günümüzde, hayati riski bulunan veya sakat kalma ihtimali yüksek olan yani hayata şanssız başlayan bu bebeklerin tüm yaşamlarını etkileyecek ilk günlerinde, özellikle ilk 6 saat içerisinde uygulanacak tüm vücut soğutma tedavisi ile daha normal bir yaşam sürmeleri sağlanabilmektedir.  Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan bu tedavi yöntemi artık Kuzey Kıbrıs’ta ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi yendioğan yoğun bakım ünitesinde de uygulanmaya başlanmıştır.  Bu yeni tedavi ile oksijensiz kalmaya bağlı ölümler ile zihinsel ve bedensel engelli olma oranı  azaltılabilecektir.”

 “ERKEN DOĞAN BEBEĞİNİZİ DOĞRU MERKEZDE, DOĞRU ELLERE TESLİM EDİN”

Doç. Dr. Ceyhun Dalkan açıklamalarının sonunda özellikle prematüre doğumlarda yaşanan bu sorunlar nedeniyle, hayata erken başlayan bebekleri doğru yerde, doğru ellere teslim etmenin, yaşama daha sağlıklı bir başlangıç yapma aşamasında verilebilecek en büyük armağan olacağını söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.