Hak hukuk adalet doğruluk hakkaniyetten ayrılmamalı

Abone Ol

Her zaman yazıyorum, söylüyorum, açıklıyorum. Bir insan, bir birey, nerede, kim olursa olsun; hak, hukuk, doğruluk, dürüstlük, adalet, hakkaniyet, güzel ahlak, edep, hayâ, ilim, bilim, hikmet, irşat, feyiz verme düşüncesinde ve uygulamasında olmalı. Olursa; halk ve Hakk tarafından sevilir, sayılır, saygı duyulur, beğenilir, takdir edilir, teşekkür edilir, desteklenir. Aksi olursa; sevilmez, sayılmaz, saygı, sevgi duyulmaz. Saygın kabul edilmez. Makul, mantıklı, sağduyulu insanlar tarafından takdir edilmez, teşekkür edilmez. Destek verilmez. İki âlemde kaybetmeye mahkûm olur.

Hazreti Ebubekir ra. Diyor ki; Dört şey, dört yerde olur. Uyumayı kabre bırakmalı. Rahatı Sırat köprüsüne bırakmalı. Övünmeyi mizana bırakmalı. Arzu ve isteklerin gerçekleşmesini cennete bırakmalı.”

Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına uymadan; halk ve Hakk tarafından sevilme beklememeli. Başarılı olma, takdir edilme, teşekkür edilme, saygı duyulma, saygın olma asla gerçekleştirilmez. Haram işleme, harama girme, insanı helak eder, yok eder! Dünyada 200 taneden fazla devlet yöneticisi- devlet başkanı, on binlerce yerel yönetici vardır. Hiç birisi hakka, hukuka uygun, hakkaniyetle, adaletle davranmamaktadır. Bunun için halkın büyük çoğunluğunun oyunu, desteğini alamamaktadırlar. Bu tip lider ve yöneticiler, halkı mahvetmekte, berbat etmektedir. Bu günahların, veballerin hesabını ahirette veremeyeceklerini, düşünüyorum ve bu zavallılara acıyorum!

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Rabbini zikredenle, zikretmeyen kimsenin misali; diri ile ölünün örneği gibidir.”

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ İslam kolaylık dinidir. Bir kişi takadının üstünde ibadete kalkışırsa, din karşısında aciz kalır. Bunun için aşırıya kaçmayın.”

İslam dini ifrat ve tefrit denilen; aşırıcılığı ve gericiliği yasaklamıştır. Biz, Müslümanların pek çok konuda aşırılık ve gerilik içinde olduklarını görüyoruz. Örneğin: Bunu giyinmede ve soyunmada da yapıyorlar. Simsiyah çarşaf içinde, gözlerde kara güneş gözlüğü, ellerde eldiven giyiyorlar. Ya da burka denilen bir çuval içine giriyorlar! Gözler ağ arkasında kalıyor. Bu İslam dinine ve insanlık doğasına aykırı, zıt bir durumdur. Bir de plajlarda, havuzlarda binlerce kişinin içinde, çırılçıplak soyunuyorlar. Bu da insan denen aziz ve değerli varlığa yakışan bir durum değildir. İşte buna da ifrat ve tefrit denir. Bize düşen; Allah’ın emir ve yasaklarına uymaktır. Aşırılık ve gerilik İslam değildir. İslam dosdoğru olan, orta, itidalli, vasat, ilmi yoldur.

Müslüman, ölçülü, dengeli, dosdoğru, onurlu olmalı. En değerli varlık olan insana adilik, şerefsizlik, onursuzluk, ibadetsizlik, inançsızlık, ahlaksızlık, cahillik yakışmaz. Aşırılık, gerilik, taşkınlık, anarşi, şiddet, terör, çatışma yakışmaz. Müslümanlar vasat bir ümmettir. Bunu peygamberimiz söylüyor. Müslümanlar, ölçülü, dengeli, itidalli, mutedil bir millettir. İslam dininin değerleriyle, bilimin gerçekçi ve doğru olan verileriyle onurla yaşar. Her işi, işlemi, muameleyi; yerli yerinde yapmalı. Orta ve dosdoğru hak yolunu takıp etmeli. Haddi aşmamalı. Sınırları çiğnememeli. Kendini ve Rab olan Yüce Allah’ı bilmeli.

Allah cc. Maide suresi 87. Ayette buyuruyor: “ Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı, iyi ve güzel şeyleri haram saymayın. Sınırı da aşmayın. Allah sınırları aşanları sevmez.”

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Kim meşru ve mubah bir işe başlarken, Besmele derse, Allahü Teâlâ onun günahlarını bağışlar.”

Her hayırlı işlerin başında Besmele, sonunda elhamdülillahı Rabb’il âlemin, demeli.

Peygamberimiz sas. Başka bir hadisinde; “ Sizden biriniz bir şey yiyeceği veya içeceği zaman, besmeleyi okusun. Eğer işin başında unutursa; Bismillah evveluhu ve ahir ahu desin.”

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Muhakkak ki, müminler arasında selamı yaymak ve hayırlı ve güzel söz söylemek; mağfirete- af edilmeye- bağışlanmaya sebep olan davranışlardandır.”

Burada selam kapsamlı anlamda da anlaşılmalıdır.

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Sabrederseniz, sizin için hayırlı olur. Bu evine karşılık, sana cennete bir köşk vardır.”

Sabretme; İslam dinin ve Kur’ân’ın çok kez üstüne durduğu konudur. Onlarca ayet; sabretme ile ilgilidir.

Bakara suresi 222. Ayet: “ Şüphe yok ki, Allahü Teâlâ çok tövbe edenleri sever. Çok temizlenenleri de sever. “

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ İslam dini temizlik üzerine bina olunmuştur. “

“Temizlik imandandır.”

 “Temizlik imanın yarısıdır.”

İslam dini hem maddi- fiziki hem manevi temizlik ister. Arınma ister. Maddi, manevi temiz olmayanların, Müslümanlıkla pek ilgisi- alakası olmaz. Ne ölçüde, ne oranda İslam dinini yaşarsak, o ölçüde; iyi, güzel, doğru, dürüst, samimi, has, mümin ve Müslüman oluruz. Bugün ülkemizde ve dünyada İslam terazisi ile bakıp; ölçme değerlendirme yaptığımızda, İslam toplumu olmadığımızı, bunun içinde başımız bela, musibet, dert, huzursuzluktan kurtulmadığını görüyoruz.

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Bir kadın, beş vakit namazını kıldığı, Ramazan orucunu tuttuğu, namusunu, iffetini koruduğu ve kocasına günah olmayan işlerde itaat ettiği zaman, Rabbinin Cennetine girer.”

Başka bir hadis-i şerifte de; Herhangi bir kadın, takva ehli kocası, kendisinden razı- hoşnut olduğu halde ölürse, Cennete girer.”

Hadis-i şerif: “ İlim- bilim öğreniniz. İlim için huzur, sükûnet, ağırbaşlılık öğreniniz. Kendisinden ilim öğrendiğiniz kimseye karşı alçak gönüllü olunuz.”

Peygamberimiz sas. Buyuruyor: “ Müslümanı korkutmayın. Müslümanı korkutmak büyük bir zulümdür.”

Bir mümin ve Müslüman, her yerde, her zaman, her durumda, her koşulda, en güzel, iyi, doğru, dürüst, adil, örnek, rol model olmalıdır. Hangi makam, mevkide olursa, olsun; en güzel örnek, en iyi rol model olmalı. Önce kendi aile halkına, çocuklarına, eşine, akrabalarına, komşularına, çevresine, herkese en güzel, en iyi örnek olmalı. Eğer kendi bozuksa, başkaları için; kötü, çirkin, bozuk, işe yaramaz bir örnek olur ki; bunun çocukları, eşi, çevresi de bu bozukluklardan olumsuz etkilenir. Bu bozukluğu öğretmen, imam, öğretici, eğitici bile kolay değiştiremez. Çünkü DNA, genleri bozuklukla kodlanmıştır. Olumluluğu reddetme ile kendini gösterecektir. Bozuk öğrenci artık öğretmen dinlemez. İmam dediği yapmaz. Hatta camiye gitmez. Yararlı bilgi almak istemez. Sapkınlarla beraber olmayı sever. Artık bozuk yayınları, sosyal medyayı, gazete dergi, sinemayı, sapkın düşünceyi, batıl ve küfür içinde olan kaçıkları kendine arkadaş edinmeye başlar.

Şer odakları, insanları bozup, parçalamak, kötülüğe sevk etmek için, çok büyük paralar, gayretler sarf etmektedirler. Bugün, CHP denilen siyasi partinin başındaki, K.K. ve diğer yöneticiler; gazete yazarlarına, televizyon yöneticilerine çok büyük paralar verdiklerini söylediler. Para vermedikleri de, CHP yönetimi yanlısı yayın yapmayacağını bildirdi, açıkladı. Bu para ile kalemini, bilgisini, anlayışını, dürüstlüğünü satanlara aldanmamalı. Bunun içinde çok bilgili, uyanık, dikkatli, bilinçli, dünyayı takıp eden olmalı. Bütün kötülükler bu karaktersizler yüzünden, para ile çıkar ile satın alınarak yayılmaktadır.

Bugün, moda adı altında insanlar soyunmaktadır. Çıplak dolaşmaktadır. Çıplaklığı modernlik, gelişmişlik görmektedirler. Sadece deniz kıyılarında, havuzlarda değil, sokaklarda çıplaklarla dolmuştur. Akşam satışa çıkarılan sözde moda giysisi, sabahleyin kapışılıp, giyinilmektedir. Hiç kimse bir haram, günah işlerken; Allah cc. Ne der? Peygamberimiz sas. Ne der, diye düşünmemektedir. Allah cc. Bu hareketimden razı- hoşnut olur mu, diye düşünen artık çok az insan kaldı!

Müslüman dediğin, İslam dinini, Müslümanlığı bir bütün halinde peygamberimiz sas. Gibi yaşamalıdır. Peygamberler, âlimler, veliler gibi hak ve hakikate sımsıkı bağlı olmalı. Helal, harama dikkat etmeli. Eğer etmezse, ondan Müslümanlık beklenemez. Allah cc. Ve varlıkların hoşuna gitmez. Allah’ın ve varlıkların hoşuna gitmeyen bir kişi olmaktansa, hiç olmamak çok daha iyidir.

Müslümanda, Allah cc. Sevgisi yanında, Allah korkusu da olmalı. Haram, günah işlemekte, Allah’tan korkmalı. Korkmuyorsa, her pisliği, kötülüğü yapar!

Müslüman sabırla, sebat ederek, özenle, dikkatle, bilgiyle, bilinçle İslam dinini yaşlaşmalı. Sabırlı olmalı. Sabırlı olmayandan, iyi Müslüman olmaz. Başı beladan, pislikten, musibetten, dertten, çile çekmekten kurtulamaz.

Müslüman dediğin, takva sahibi olmalı. Yanı İslam dinin ilke ve kurallarına harfiyen uymalı. Zühd sahibi olmalı. Yanı nefsine, arzu ve isteklerine uymayıp, takva sahibi olmalı. Şeytana, nefsine asla uymamalı.

Hakiki iman sahibi olmalı. Öyle taklidi iman sahibi olmamalı. Bilgiyle, bilinçle, sadakatle iman sahibi olmalı. Şüphe- kuşku duymamalı. Bilgili, hikmetli olmalı. Cahil cühela çapulculardan bir değer çıkmaz. Herkes tarafından kullanılır. İşte bugünlerde CHP tartışılıyor. Televizyonlara 80- 100 milyon lira verip, kendi yanlısı, kendi tarafında yayın yaptırıyormuş! Kendini övenlere de 100- 150 bin lira veriyormuş. Yazanlar, söyleyenler; böylece kendini para ile satıyormuş! Bu kendilerinin, en baştakinin açıklamasıdır. Halk TV. Kendini övmekten vazgeçmiş diye aradaki para anlaşmasını bozmuş. Bunun böyle en baştakiler tarafından açıklanması; CHP içindeki liderlik tartışması, anlaşmazlığı, muhalefeti yüzünden açıktan açıklandı. İnsan böyle parayla kendini satıp; yalanı, yanlışı, iftirayı, kötüyü, çirkini, hainliği, bozuğu, bozgunculuğu, fitneyi yaymamalı. Bu çok büyük bir vebaldir, günahtır.

İnsan kendi çabası, gayreti, azmi ile ayakta kalır. Başkalarına kölelik yaparak, yaşamaktansa, yaşamamak daha iyidir. Öngörülü, ileri görüşlü, becerikli, yetenekli, azimli, gayretli olmalı. Bilgimiz eksik ise öğrenmeli. Mesleğimiz yoksa edinmeli. Bugün okumak ücretsizdir. Meslek öğrenmek ücretsizdir. Hatta devlet öğrenirken bile ücret vermektedir.

Müslüman her zaman ve her yerde, edebi, adabı, usulü, üslubu ile iyiliği emredip, kötülükten sakındırmalıdır. Hak ve hakikati öğretip, çoğaltıp, yamalıdır. Haysiyet- saygınlık ve fazilet sahibi olmalı. Sadece İslam dinini bilmek yetmez. Diğer bilimleri de bilmelidir. Zaten İslam ilimleri ve bilim diye ayrım yapmak; bilginin kolay öğrenilmesi içindir. Bilgi dallara ayrılarak, öğrenme kolaylaştırılmıştır. Her güzel, yararlı bilgi Allah’ın ilim, âlim sıfatının sonucudur. Bir Müslüman hem dini ilimleri hem de doğa, fen, sosyal, sayısal, sözel ilimleri mutlaka ama muhakkak bilmelidir. Aksi halde çok yanlış yapar. Ham sofi olur. Ya da ateist bir zararlı öğe haline gelir.

Müslüman, adaletli, adil olmalıdır. Adil- adaletli olmayan bir kişiden, bireyden, yöneticiden hayır gelmez. Hakk ve halk tarafından sevilmez. Eleştirilir, kınanır, yerilir, yanlışları söylenir. Ülkemizde 200 yıldan beri ülke yönetimi hep yalan, yanlış, adaletsizlik üzerine devam ettirilmektedir. Benim babam, büyükbabam, büyükbabamın babası, büyükbabamın büyükbabasını, 1820 yıllarından beri biliriz. Hepsi de 80 yaşlarında Hakk’a kavuştu. Her biride yokluk, fakirlik, yoksulluk içinde yaşadı. Bu devlet yöneticilerinin ilimden, bilimden, güzel ahlaktan, hakça muameleden uzak olmalarından oldu.

Şimdide, 2023 Temmuz ayından itibaren, devlet çalışanlarına ve emeklilere aylık zam verdi. Bir kısmına %86 aylıklarına zam yapıldı. Bazılarına %40 zam yaptı. Bazılarına %25 zam yaptı. 9,5 milyon emeklide hiç zam alamadı. Eski emekli aylıkları olan 7,500 lirayı almaya devam etmektedirler. Her vatandaş aynı pazardan, marketten, piyasadan alışveriş yapmaktadır. 2023 Ocak ayında devlet vergi, harçlarına %70 zam yapmıştı. 2023 yılı Temmuz ayında da %50 zam yaptı. Satılan malların, eşyaların, emtianın KDV ve ÖTV vergilerini %225 oranında yükseltince, akaryakıta, enerjiye %90’ın üzerinde zam üç haftada geldi. 18 lira olan mazot ve benzin 36 lirayı geçti. Dolar arttı. Döviz arttı. Bir başka trajedi; motorlu taşıt vergileri 2023 yılı için 2 defa ödenecek. Yanı vergisini verenler, tekrar verecek! Bu zamların yapılış sebebini de; 06 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş merkezli olan 2 depremin, 11 İldeki zararlarını karşılamak için yapıldığını söylüyorlar. Oysa 1999 Marmara depreminde konulan, 9 kalem- çeşit vergi hala alınmaya devam etmektedir. Kapitalist sistem- rejim; halkı soyma rejimidir. Yoksul halkı soymak; devlete almak, zengine vermek rejimidir. Bu rejimden hayır gelmez. Uygulayanlarda hep eleştirilir, kınanır, yerilir.

Sizlere enflasyonu, hayat pahalılığını gerçekleriyle anlatalım: 2021 yılı Haziran ayında apartmanımızda oturan bir komşumuz 3+1 bir yeni daireyi 475 bin liraya satın aldı. Şimdi o daire 3,5 milyon liradır. İki yılda 7 kattan daha fazla yanı %700’den daha fazla artmış! Bir daire, bina yapımında 250 kadar farklı malzemenin kullanıldığını düşünün! Gerçek bir istatistik!

Şimdide kendimizden bir örnek verelim. Kendim 2022 yılı Haziran ayında 1 milyon 30 bin liraya bir daire aldım. Yeni bir daire aldım. Aradan tam bir yıl geçti. Şimdi 2,5 milyona satmaya çalışıyorum. İşte enflasyon! TÜİK denen devlet kurumu istatistikleri kurulalı beri hep yalan ve yanlış yapıyor. Bilerek yapıyor!

Bir lider, yönetici, insan öncelikle, başta, yapacağı işlerde, her yerde ve her zaman hak hukuk adalet doğruluk dürüstlük güzel ahlak edep hayâ, ilim, bilim, din- iman ile hareket etmeli. Aksi halde huzur, mutluluk, rahatlık, kolaylık sağlayamaz.

Adaletin sağlanması için öncelikle İslam inancı ve bilim verileri ile uygulama olmalı. Doğru ve hak anlayış olmalı. İslam dini değerlerine bütünüyle uyma olmalı. Yumuşaklıkla davranılmalı. Doğruluğu alışkanlık yapmalı. İyi davranma esas olmalı. Alçak gönüllü ve kanaat sahibi olmalı. Kendileri 147 bin lira aylık alırken, başkalarına 7,500 lirayı uygun görmemeli. Sadece iki yıl milletvekilliği yapan bir kişinin, yaşı geldiğinde, milletvekili emekli aylığı almasının hak olmadığını söyleyip, gereğini yapmalı. İlim ve yumuşak huyla devlet yönetilmeli. Gayretli, azimli, namuslu, iffetli olmalı. Kadınlar örtünmeye özen göstermeli. Allah cc. Örtünmeyi farz kılmıştır. Allah’ın dediği olmalı. Bunu yapmasam da olur, gibi düşünmemeli. Onu yapma, bunu yapma, şunu yapma, olur; gibi düşünürsek, ortada yapılacak işlem kalmaz! Allah’ın emirlerinden, yasakladıklarından hiç birini yapmama durumumuz olmaz, yoktur, olmamalı.

Müslüman, her işinde, işleminde, görevinde dosdoğru, adil, hakkaniyetli olmalı. Hak ve hakikati öğretip, öğütlemeli. İlmi yüce kabul etmeli. Hiçbir işinde ilimden ayrı iş yapmaya kalkışmamalı. Hak ve hakikatten bir milimetre ayrılmamalı. Bir milimetre haktan- hukuktan ayrılmak, demek; batıla, küfre, sapkınlığa düşmek demektir.

Bugün, bu değerlere saygı, sevgi, itibar olmadığından; çok yanlış, hata yapılmaktadır. Hiçbir iş, tahmin tutmamaktadır. 2022 yılında enflasyon %8 diye tahmin edilip, sendikalarla iki yıllık anlaşma- sözleşme yapıldı.  Bu ölçüde ücret, 2 yıllık anlaşma yapıldı. Enflasyon 2022 yılı sonunda %86 oldu. 2023 yılında enflasyon %22 olarak tahmin edildi. Dün Merkez Bankası yılsonu itibarıyla %58 olacak, dedi. Bu tahmin de tutmayacaktır. Demek ki, ülkemizde yetkin, etkin, yeterli, üstün mimar, mühendis olmadığı gibi yargıç, öğretmen, imam, hukukçu ve de ekonomistte yoktur. Olsa idi devletin ve toplumun durumu böylesi berbat, haşat, felaket olmazdı. Hiçbir şeyde adalet, düzen, nizam, intizam yoktur. Kısacası; olumlu, yararlı insan yetiştiremiyoruz. Rejiminde böyle bir derdi yok!

2023 yılı çok farklı, birbirine zıt doğa olaylarıyla, afetlerle geçmektedir! Bir taraftan sel olurken, bir hafta sonra kuraklık başlamaktadır. Bilgisiz bilinçsiz, akılsız insanlar, dünyanın anasını ağlatırken, kendi sonunu hazırlamaktadır! Milyonlarca insanımız; denize, plajlara gitmektedir. Kurban bayramında 35 milyon insanımız, evinden başka yerlere gitmiş. Gittiği her yeri çöp, pislikle doldurmuş! Deniz kıyıları olsun, denizin içi osun; çöp, plastik, pisliklerle doldurulmaktadır! Kırlara, mesire alanlarına gittiğinde de, kırları çöp alanına döndürmektedir. Oysa araba ile gittiğinde, çıkardığı çöpü, arabasına koyup, çöp konteynerine atabilir. Kırlara bıraktığı cam şişeler, cam kırıkları orman yangınlarına sebep olmaktadır!

Dünyayı bu akılsız insanlar, hem kirletmekte, hem yakmakta, hem havayı kirletmektedirler. Öte yandan da çevrecilik olsun, diye sözde çevrecilik yapmaktadır. Bu ikiyüzlü bilgisiz bilinçsiz yaratıklardan, milyarlarca canlı zarar görmektedir. Ormanların yanmasının %90’dan fazlasının kaynağı; kafasız, beyinsiz, hain insan denen yaratıklardır. Tüm dünyada 3 ayı bulan yangınlar hemen her yıl olmaktadır! Ormanda 60 santigrat güneş ışınları altında mangal yakar, et pişirir! Ormanda ateş yakar! Et pişirir. Çay demler! Anız yakar! Hainlik olsun, diye ormanı yakar! İnsan; insan, adam, insanlıklı insan olmadıktan sonra her pisliği yapmaktadır! Hedef; iyi insan yetiştirmek olmayınca, bu felaketlerin önüne geçilemez, geçilmemektedir.

Bugün ki, bazı insanlar, eski atalarımızı beğenmiyor. Onlara kötü lakaplar takıyor. Kendini modern, zeki, akıllı kabul ediyor. Oysa milyonda bir kişi bile eski atalarımız kadar yararlı olamamaktadır. Koca Mimar Sinan gibi bir mimar, mühendisimiz pek olmadı. Koca Mimar Sinan 375 tane büyük mimari sanat eseri yapmıştır. Mimar Sinan 1490- 1588 yılları arasında yaşadı. Eserleri hala hizmet vermektedir. Allah cc. İnsanlığa hizmet eden müminlerden razı olur, inşallah.

Şimdikilerin yaptıklarının büyük çoğunluğu ayakta durmakta zorluk çekiyor. Kendiliğinden yıkılıyor. Depreme dayanıksızdır. Doğaya uyumlu değildir. Estetikliği yoktur. Rüzgârdan yıkılır. Depremden yıkılır. Sele karşı korunaklı değildir. Ülkemizde deprem milyonlarca bu gibi sakat, çürük, dayanıksız binayı yıktı. Hala 7 ( yedi) milyon tane bina kentsel dönüşüm ile yıkılması gerekiyor. Yapılan köprüler sele gidiyor. Yollar bozuluyor. Viyadükler çöküyor. 1999 yılında Marmara depremi denilen 7,4 şiddetinde bir deprem oldu. 280 bin konut yıkıldı! 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli iki deprem oldu. 800 binden fazla bina yıkıldı! Beş şiddetindeki, depremde bile yıkılanlar olmaktadır. Sele onlarca köprümüz gitmektedir. Yanı bu nasıl mimar, mühendislik ise; olan bir doğa olayında olmaktadır!

Yargı, hukuk ise zaten yok! Suçlular, insan ölümüne neden olanlar bile ceza almıyor. Serbest bırakıyor! Ya da adli kontrol ile serbest oldu, deniyor. Terör, şiddet, anarşiye göz yumuluyor. Onlar TBMM yönetiyor. Onlar lehine Anayasa Mahkemesi karar veriyor! Onlar belediye başkanı oluyor. Belediye paralarını dağdaki eşkıya teröriste yolluyor! İstanbul’da 4 yıl içinde belediyeye ait toplu taşıma araçlarından 1,825 tanesi kaza geçiriyor. Yanıyor. Çarpıyor. Trafik kazası yapıyor. Nereye baksan, hangisini ele alsan; hak hukuk doğruluk dürüstlük hakkaniyet yok! Bu İslam inancının olmadığından kaynaklanmaktadır. İslam inancı ile bilinçle yaşamayıştan kaynaklanıyor. İslam inancı olmayınca; vatan, millet, devlet koruma, özenle üzerinde titreme olmaz, olmamaktadır.

Hak; hak demek; doğru, gerçek demektir. Adalet, doğruluk, hakikat demektir. Hukuk demektir.

Hukuk; insanların haklarını korumak için, menfaatini gözetmek için, toplumu kötülüklerden korumak için koyulan kural, kaide, ahlak, hak merkezli ilkelerdir. Hukuk her türlü mağduriyeti önler. Kötülere fırsat vermez. İyileşmeyip, kötülük yapanlara haddini, hakkını bildirir.

Adalet; her şeyi yerli yerine koymaktır.

Hakkaniyet; hakka ve hak ölçülerine saygı duyulmasıdır. Adalet ilkelerine uyulmasıdır. Dine, imana, İslam hukukuna uygun davranılmasıdır. Her şeyin dosdoğru, meşru olmadır.

Doğruluk; gerçek, hakikat, yalan olmayan, namuslu, akla, bilime uygun, hakikat niteliğine uygun, dürüst, kaliteli, verimli, her tülü söz, yazı, davranışın iyiliği, gösterişsiz, merhamet, şefkat, hikmet, güzel ahlak gibi pek çok anlama gelir.

Bu gibi İslam’ı değerlere, ilmin kıymetli verilerine, ilkelere, kurallara birey, aile, toplum, insanlık, devlet, devletler olarak yaşarsak, her alanda; huzurlu, mutlu, rahat, ferah, refah, rahat, felah, kaliteli, verimli, saygın, iki âlemde kurtuluşta oluruz, inşallah.