İlmi, dini yaşamak, insanı olgunlaştırır

Abone Ol

İnsan denen akıllı, zeki, yetenekli varlık; niyetlerinin, duygularının, düşüncelerinin, fikirlerinin, hal, hareket, davranış ve eylemlerinin; iyi, güzel, doğru, yararlı, önemli, değerli, olumlu, dini, ilmi olması ile olgun, mükemmel, onurlu varlık olur. Aksi halde aşağıların aşağısı zararlı vahşi bir yaratığa dönüşür! İnsan önce yaratılış gayesini öğrenip; bu istikamette dosdoğru olarak yaşamalı. İslâm dininin ve ilmin tüm fazilet değerlerini yaşam tarzı edinmeli.

Yunus Emre diyor ki:

“İlim, ilim bilmektir.

İlim, kendin bilmektir.

Sen, kendini bilmezsen,

Yâ nice okumaktır?”

Âl-i İmran süresi 3/19. Ayet: “ Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır.”

Alak süresi 1. Ayet: “ Allah’ın adıyla oku!”

Zümer süresi 9. Ayet: “Hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?”

İlk insan aynı zamanda ilk peygamberdir. İlk insan ve ilk peygamber Hazreti Âdem as. Hazretleridir. O gün, bugün din sadece İslam dini olarak vahye dilmiştir. İslam dini dışında başka bir İlahi, Rabbani din, hak din yoktur. İslam dini toplumlara güzel ve yüksek ahlak, edep, hayâ, hukuk, adalet, siyaset, ekonomi, bireyin iyileştirilmesi, ailenin düzenlenmesi, toplumların medenileşmesi, öğretim, eğitim ve pek çok alanda kaynaklık etmiştir.

İslam dini, insanın sadece Allah’a ibadet- kulluk etmesini sağlamış. Diğer insanlarla iletişimini, diyaloğınu, ilişkilerini düzenlemiştir. Din; Allah’a inanma, kulluk etme, varlıklara iyilik etmedir. İnsana varoluş amacını bildirir. Allah’ın emir ve yasaklarına uyulmasını emreder. İnsanların yapmasını ve yapmamasını istediği bilgileri bildirir.

Dinin kaynağı Allah’tır. İnsanı yaratan, âlemlerin Rabbi Yüce Allah cc. İnsanın nasıl yaşayacağını, vahiy yolu ile peygamberler aracılığıyla bildirmiştir.

Allah cc. Kıyame süresi 36. Ayette mealen; “insanın başıboş bırakılamadığını,” söylemektedir.

Yunus Emre diyor ki:

“ Hakk’a âşık olan kişi,

Akar gözlerinin yaşı,

Pür nur olur, içi – dışı,

Söyler, Allah deyu deyu.”

Mümin; Allah cc. Kur’ân, peygamber, İslam dinine eksiksiz inanır ve uyar.

Müslüman, Bakara süresi 1- 5. Ayete ve Mü’minun süresi 1- 11. Ayetlere ve tüm Kur’ân ve sünnete uygun davranır. İslam dinini aynen peygamberimiz gibi yaşar. Şaşırmaz, sapıtmaz, sapıklaşmaz, sapkın olmaz. “Cemaatleri, tarikatları, mezhepleri, ekolleri, felsefi görüşleri, ideolojileri din yerine koyup; yaşam tarzı edinmez. Hak mümin ve hakiki takva Müslüman, İslam cemaatinden olur. Başka tayfalara, gruplara, partilere ayrılmaz.”

Mümin; “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah yaratması olduğuna, peygamberimiz Hazreti Muhammed’in, Allah’ın kulu ve resulü olduğuna inanır. Namaz kılar, Ramazan orucu tutar, zekât verir. Hacca gider. “Allah’ın emirlerini bir bütünlük içinde yapar. Bir bütünlük içinde yasakladıklarından sakınır.”

Hak mümin ve hakiki Müslüman dediğin, Kur’ân ve sünnet üzere; akıl, zekâ, bilim, irfan, sanat, meslek, ahlak üzere, maddi ve manevi tertemiz olarak yaşamalıdır. Üreten olmalı. Yararlı olan üretici olmalı. Haram, günah işlere bulaşmamalı. İbadetini ayet, sünnet üzere aynen yapmalı. Anlamlı, şahsiyetli hayat yaşamalı. Dengeli, huzurlu, mutlu, maneviyatlı, yüksek ahlaklı, güzel alışkanlıklı, sabırlı, diğerkâmlı, uyumlu, geçimli, güven duygulu, sorumluluklarını yerine getiren olmalı. Kötülüklerden uzak, toplumsal kaynaşma ve iletişim içinde etkin; yardımlaşma, paylaşma, dayanışma içinde helal bir yararlı hayat geçirmeli.

İbadetlerini beden ile mal ile servet ile hem beden hem de mal ile istenilen şekilde yapmalı. Allah’a karşı gelmekten sakınmalı. Allah’ın emrettiği ibadetleri peygamberimiz gibi yapmalı.

“Farz, vacip, sünnet, müstehap, mubah, haram, mekruh, müfsit dini terim ve kavramlarının neler olduğunu öğrenip, eksiksiz yapmalı.”

“Haram olan davranışlar nelerdir? Öğrenmeli. Haram olan davranışları kitaplardan ve internetten öğrenmemiz yarım saatimizi ancak alır. Âlimlerin tespit ettiği, saptadığı 800 kadar haram olan davranış vardır. Bunlar öğrenilip, bu kötü, çirkin, zararlı davranışlardan sakınmalı.”

“İslam dininde yapmamız gereken 1,000 kadar iyi, helal davranış vardır. Bunları da öğrenip, yapmalıyız. Haram işleyip, bunların günahları ile sevap olan davranışlarımızı silmemeliyiz. Akıllı hareket etmeliyiz.”

İslam dini maddi, manevi anlamda temizliğe azami ölçütlerde çok büyük önem ve değer verir. Temizlik; bireysel, ailecek, toplumsal, insanlar olarak bir bütünlük içinde yapılmalı. Aksi halde virüs, bakteri, mikrop derken; insanlık ve varlıklar mahvolmaktadır! Üst- baş, ev, çevre, temizlik, ibadet ilişkisine dikkat etmeli. Boy abdesti, namaz abdesti almalı. Evde kedi, köpek gibi evcil ve yabanı, vahşi hayvanlar beslememeli. Bunları beslemek; hayvan sevgisinden değil, temizliğe önem vermeyişimizden kaynaklanmaktadır. Kedi besleyenlerin evi; kedi idrarı ve pisliğinden geçmemektedir! Köpek besleyenleri de siz düşünün!

Eşine, çocuklarına, anne ve babasına bakmayanların, hayvanlara evin içinde bakması; hayvan sevgisinden, merhametten değil, sapkınlıktandır. Bahçeli evi olanlar ve gerekli olduğu için kedi, köpek beslenebilir. Hayvanları severim ama koynumda, yatağımda, mutfağımda istemem. Hayvan temizliğine dikkat etmeyen, Çinlilerle; insanlığın başı beladadır! Her türlü salgın pandemi hastalık daha çok bu ülkeden yayılmaktadır.

Müslüman, her durumu ile en ideal, üstün, yüksek durumdadır. Harikadır. Harikuladedir. Şahanedir. Estetiktir. En iyi, en güzel, en doğru, en yararlıdır. En kaliteli ve verimli üretim yapar. Yapmalıdır.

Müslüman; sözünde durur. Gusül abdesti alır. Almalıdır. Gusül- boy abdesti almak farzdır. Çöpleri yerlere atmak pisliktir. Pis, pasaklı, görgüsüz, beyinsiz insanların işleridir. Müslüman işlerinden değildir. Müslüman, yalan söylemez. İftira atmaz. Dedikodu yapmaz. Üstü- başı temizdir. Temiz ve şık giyinir. Yemekten önce ve sonra ellerini, ağzını, burnunu yıkar. Yediklerini de güzelce yıkar. Sebze ve meyveler zirai ilaç kullanılarak, kirli hava ile temas ederek yetişmektedir. Hava kirlidir. Müslüman, verdiği sözde durur. Yemeklerden önce ve sonra el, ağız, burun mutlaka ama muhakkak yıkanmalıdır. Hatta gözler, yüz bile yıkanmalıdır. Zira gözdende mikrop, virüs alınmaktadır!

Müslüman, ilmi, bilimsel, teknik, ahlakı düşünerek, her işi hakkıyla ve layığıyla yapar. Aklına geldiği gibi nefsince, şeytanlıkla, hile ile sahtekârlıkla iş yapmamalı. Böylesi Müslüman değil insanların maskarası, adisi, hilecisi, sahtekârı olur.

Müslüman, İslam ahlakı ile akılıca, zekice yaşamalı. Öyle sapkın, sapık, sapmış, sapıtmış, sapan bozuk felsefi görüşlere, zararlı ideolojik saplantılara kanıp, aldanmamalı. İman, ibadet, ahlak ilişkisinin olduğunu unutmamalı. Ahlakın; dini, ahlakı, toplumsal boyutlarını bilmeli. Dinsiz, imansız, ahlaksız toplum, aile, birey yaşayamaz. Ayakta kalamaz. Kalmamıştır! Dinsiz komünist devletler 70 yıl yaşamadan, bir yıl içinde, 1991 yılında 50 taneden fazlası çöktü! Ülkeler parçalandı. Hala açlık ve yoksullukla, zor ve güç yaşamaya çalışmaktadırlar.

Yunus Emre diyor ki:

“Can odur ki, Hakk’a vara,

Ayak odur ki, hak yola gire,

Er odur ki, alçakta dura,

Yüksekten bakan, göz değil!”

İslam dininde, Allah’a iman en başta gelen asıl esastır, imandır. İslam’da insanda en önemli öğe; güzel ve yüksek İslam ahlakıdır. Model insan, olgun Müslüman insandır. Allah’ın varlığını, birliğini, sıfatlarını, güzel adlarını bilip, öğrenip, kabul etmeli.

Allah’ımız; “diridir, her şeyi bilendir. Her şeyden haberdardır. Her şeyi görür. Dilediğini yapar. Yarattıkları ile iletişim kurar. Onlara iletisini gönderir. Dilediğini, dilediğince yapar. Allah cc. Affedici, adaletli, sonsuz, ulu, bilen, muhteşem, yüce, dirilten, yaratan, eksiksiz yaratan, gören, çok güzel yaratan, iyiliği çok, zorlayıcı, heybetli, ilk, hayır kapılanırını açandır. Bağışlayandır. Affedendir. İhtiyaçsızdır. Alçaltandır. Hidayete erdirendir. Koruyandır. Haktır, doğrudur, gerçektir. Bilgi sahibidir. Övülendir. Diridir. Kudretlidir. Kahredendir. Güçlüdür. Büyüktür. Çok cömerttir. Noksanlıklardan arınmıştır. Lütfedendir. Şanı yücedir. Engel olandır. Şereflidir. Dirençlidir. Geriye bırakandır. Zenginlik verendir. Sayan, hayat veren, yenileyen, yücelten, öne geçiren, azıklandıran, nimetlendiren, adil, iktidar sahibi, muktedirdir. Güvenlikli kılan, görkemli, değersizleştiren, yarar sağlayan, aydınlatan, yükselten, esirgeyen, bağışlayandır. Gözeten, çok şefkatli, merhametli, rızık veren, esenlik yapan, her şeyin tanığı, fazlasıyla karşılayan, bulan, bir ve tektir. Sahiptir. Mülkün asıl sahibidir. İlmi ve rahmeti geniştir. Sevendir. Karşılıksız verendir. Dayanılandır. Yardım istenilendir. Varlığı apaçık olandır. Heybetli ve ikram sahibidir.”

Peygamberimiz sav. Buyuruyor: “ İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de, iman etmiş olamazsınız!”

Peygamberimiz buyuruyor: “ Kimse hakkı olmayan bir karış yeri bile almasın! Alırsa, Allah cc. Kıyamet gününde yedi kat yeri, onun boynuna dolar!”

Hadis- i şerif: “ Kim, Müslüman’ı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah’ta onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslüman’ın kusurunu örterse, Allah’ta kıyamet günü onun kusurunu örter.”

Nisa süresi 124. Ayet: “ Mümin olarak, erkek veya kadın, her kim Salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar haksızlığa uğramazlar.”

Yunus Emre diyor ki:

“Vaktinize hazır olun.

Ecel vardır, gelir bir gün.

Emanettir kuşça canın,

İssi vardır, alır; bir gün.”

“ Can-ü gönülden seversen,

Yalvar kul, Allah’a yalvar.

Maksuda ermek, dilersen,

Yalvar kul, Allah’a yalvar.”

İslam dini ile ilgili her söz, tümce, yazı; anlayanlar için hidayete neden olur. Her ayet, sünnet, söz, İslam içerikli özlü söz ve yazı çok değerlidir. Anlayanlar, bunlarla olgun, bilgili, mükemmel, beğenilen insan olur.

Mevlana Hazretleri diyor ki: “ Cahil kişi gülün güzelliğini görmez. Gider, dikenine bakar.

Sevdiklerinize gül verin. Gülünüz yoksa gülüverin.

Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.

Sabret ki; her şey hissettiğin kadar anlamlı söz olsun.”

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine; kuyu kazar, her susayan içsin diye. Kimide, kuyu kazar! Gelen- geçen düşsün, diye!”

Şemsi Tebrizi diyor ki: “ Tebessüm bedavadır. Vereni üzmez. Alanı mutlu eder.”

Dün, 1999 Marmara Depreminin 21. Yılı anıldı. Sahtecilerin, sahtekârların, hilecilerin, çıkarcıların yaptığı 285 bin ev- konut hasar gördü! 43 bin işyeri de hasar gördü! 17,840 insanın öldüğü saptandı! 48 bin kadar kişide yaralandı! Hala bu bölgede 150 binden fazla hasarlı bina var! Bazıları hasar ölçüsünü değiştirdi! Ağır hasarlıları, az hasarlı ya da orta hasarlı kayıtta yaptırdı!

Şu anda Yunanistan ile olan siyasi ilişkilerimiz, Ege Denizi ve Akdeniz sınırı yüzünden çatışma aşamasına geldi! Yunanistan halkı zevkine, keyfine düşkün, sapkın bir illet! 430 milyar Avro borcu vardır. Ekonomisi iflas etmiştir. Dokuz milyon kadar nüfusu var. Ama kara ve hava savaş araçları bakımından 83 milyonluk ülkemiz ile benzer, eşit güce sahiptir. Bu durum ve Yunanistan’a destek olan sözde Müslüman, Hıristiyan ülkeler, azami destek vermektedirler.

Baskın basanındır! 1980 yılında Irak Hava Güçleri, sabaha doğru İran’ın 30 kadar havaalanını uçaklarla vurdu. Irak lideri Saddam Hüseyin’i, ABD ve Batı dünyası kışkırttı. Sonra 1987 yılına kadar savaş sürdü! Her iki ülkeye savaş malzemesi sattılar. 1,5 milyon Müslüman, Müslüman eli ile katlettirildi! 1991- 2012 yılında da ABD ve 34 yandaşı ülke ile Irak işgal edildi. Bugün 19.08.2020 günüdür. Hala Amerika askerleri Irak’tadır. Irak iç savaştadır ve bölünmüştür!

İsrail, 1967 yılında Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan, Filistin ülkelerine hava saldırısı yaptı! Yarım saat içinde 450 uçağı hangarlarda vurdu! Bu savaş 7 gün sürdü, deniyor ama aslında yarım saat sürdü. Baskın basanındır. Bu savaşı İsrail kazandı. Her bir ülkeden toprak aldı. Bu toprakları ülkesine ekledi.  

Eğer savaşılacaksa, ilk vuran biz olmalıyız. Düşmanın her hareketini izlemeli. Düşmanı ininden çıkmadan, ininde yok etmeli. Vatan, millet; düzenli, disiplinli, savaş malzemeleri ileri teknikte olan, eğitilmiş bir ordu ve azimli bir millet ile kazanılır. Dostlar, müttefikler edinmeli. Bugün, bizlerin Batılı bir dost ülkemiz olmadığı gibi Müslümanlardan da dost bir ülkemiz yoktur! Kendimiz yemiyor, diğer milletlere yediriyoruz. Ama nankörden, kanı, sütü, fikri bozuklardan, dost olmaz. Hala öğrenemedik.