İstikametimiz, mutlak değerlerimiz olmalı

Abone Ol

Bir bilge, bilinçli bilgin insan, ne ölçüde; hak, hukuk, doğruluk, dürüstlük, düzgünlük, adalet, hakkaniyet, güzel ahlâk, edep, hayâ, ilim, irfan, bilim, akıl, İslâm uygulamalı olursa; o ölçüde, orantıda başarılı olur. Beğenilir. Takdir edilir, övülür. Halk nezdinde, Allah cc. Katında kabul görür.

İç ve dış düşmanlarımız, açıktan ve gizli olarak; vatan, millet, devlet, bayrak, bağımsızlık, özgürlük, vatan bütünlüğü, emperyalist emel düşkünlüğü, insanlık ve İslâm düşmanlığı yapmaktadır. Bunu, bu içteki ve dıştaki açık, gizli düşmanlarımız hep yaptılar. 16 Türk devletimizi hep bu “ böl, parçala, yık, ye!” politikası ile yok ettiler! Sadece Türk devletlerini 125 parçaya bölüp, bizleri perişan ettiler! “Bu adi politikayı emperyalistler sadece Türklere karşı uygulamıyorlar. Tüm İslam ülkelerine uygulanan politikada, bu düşmanlık sonucudur.”

Bizler, birey, aile, toplum, devlet olarak; çok güçlü, bilgili, bilinçli, birlik ve beraberlik içinde, bilimsel planlı, stratejik programlı, kaliteli, verimli çalışma içinde olmalıyız. Tüm dost ve kardeşlerimizle, kurumsal birlik ve beraberlikler kurmalıyız. Yardımlaşma, dayanışma, paylaşma yapmalıyız. Birbirimize her alanda yardım etmeliyiz. Birlik ve beraberlikte güç, kuvvet vardır. Köle, esir- tutsak, mankut olmamak vardır.  

Herkes öncelikle kendinden sorumludur. Herkes önce kendini sorguya, hesaba çekmeli. En güzel, iyi insan olmak için her gerekeni yapmalı. Anne ve babalarda görevini eksiksiz yapmalı. Sadece kedi, tavşan gibi doğurmak annelik değildir. Sadece doğurtup, sorumsuz olmak da babalık değildir. Anne ve baba, dinimizin ve hayatın verdiği görevleri eksiksiz yapmalı. Ebeveynler görevlerini, ödev, sorumluklarını eksiksiz yerine getirmeli. Bakabileceği, yetiştirebileceği kadar çocuk sahibi olmalı.

Çocuklar, evlatlar da; anne ve babalarına karşı görev ve sorumluluklarını eksiksiz öğrenip, yerine getirmeli. Allah cc. İsra süresi 23. Ayette; anne ve babaya iyilik, hizmet, yardım edilmesini, “ öf” bile denmemesini emrediyor.

Peygamberimiz sas. De; Cennet, annelerin ayağı altındadır, buyuruyor. Yine peygamberimiz sas. Diyor ki; Allah cc. Anne ve babaya kötü davrananlara gazap eder. İyi davrananlardan razı- hoşnut olur,” buyuruyor.

İnsanların üstün, değerli, önemli, beğenilen olmaları; iman ile edep ile güzel ahlak ile takvayladır. Mal, mülk, servet ile değildir. Kur’ân’ın ilk emri; “Oku,” olmuştur. Okumak, bilgi öğrenmek, yazmak, anlatmak, bilgiyi öğretip, bildirmek, açıklamak; farzdır. İslam, Müslüman olma; iman ile başlar. İman etmek, ibadet etmeyi gerektirir.

Kur’an’da en çok geçen sözcük; “Allah” kelimesidir. Allah kelimesi değişik şekillerde Kur’an’da 2,697 defa geçmektedir. “İlim” sözcüğü de, değişik şekillerde 676 kez Kur’ân ’da geçmektedir. Allah sözcüğünden sonra en çok geçen sözcük; “ilim” sözcüğüdür. İlim- bilim- bilgi sahibi olmalıyız. Ama bu bilgi ile yaşamalıyız. Bilgiyi yaşantımıza uygulayan, yaşayan olmalıyız. İlim yaşayışı, bizi illetli, zilletli olmaktan kurtarır. Bizleri izzetli, değerli, aziz yapar. Yarayışlı, değerli, önemli, aziz yapan, ilim öğrenmeliyiz. Sanat, meslek öğrenmeliyiz. Çağın bilgisini, sanatını, mesleğini, tekniğini, teknolojisini öğrenmeliyiz.

İslam dinini, zamanın, koşulların, yerin, durumun, bilimin, aklın, olanakların durumuna göre değerlendirmeliyiz. Tarikat, cemaat, mezhep görüşlerini; ayet, sünnet kabul edip, halkın kabul etmeyeceğini bile bile anlatmamalıyız. Böyle anlatanlar, İslam dinine düşmanlık etmektedirler. Mezhep görüşü olsa bile, bin küsur yıl önceki bir değerlendirme, görüş, anlatış; şimdi tam doğru şekilde yerine oturmayabilir. Mesela; bir ilahiyatçı doçent medyada konuşmuş. Şöyle demiş: “ Bazı mezheplere göre namaz kılmayanlar dövülebilir.” Hangi ayetle, sünnetle belirtilmiş bir hükümdür, diye soralım. Ayet yok, sünnet yok! Böyle ileri – geri konuşmamalı.

Allah cc. İslam dininde; baskı, dayatma, zorlama, şiddet yok diye ayetinde buyuruyor. Zorlama ile ibadet olmaz. İslam’ın temelinde; eğitim- öğretim, sevdirme, ödüllendirme vardır. Güzel örnek olma vardır. Zorla dindarlık olmaz. Münafıklık oluşur.

Âlemlerin Rabbi Yüce Allah cc. Şefkatlidir, merhametlidir, haksızlıktan koruyucudur, kötülüklerden ve çirkinliklerden yasaları ile koruyucusudur. Bozuklukları engelleyicidir. Kur’an ve sünnetleri ile rehber olucu, doğru kılavuz olandır. Kur’an, sünnet, akıl, bilim asıldır, esas olandır. Bilim ve akıl olmazsa, olmazdır. Din- iman olmazsa, olmazdır. Allah cc. Katında din ilmi, bilim diye ayrım yapılmaz. İkisi de Allah cc. Katındadır. Küfre, batıla düşmemek için aklı, dini, imanı, bilimi çok dosdoğru kullanmalı. Aklı dosdoğru işletmeli.

Allah’a güvenmeli. Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirerek, güvenmeli. Gereğini yaptıktan sonra tevekkül etmeli- güvenmeli. Sebepleri yerine getirdikten sonra güvenmeli. Bir insan kendinin zararına, ziyanına, felaketine neden olacak olayı yapıp; ben, Allah’a güveniyorum, yaparım, dememeli. Her işi akla, bilime, dine- imana uygun yapmalı. Bir iş yaparken, önlemini, tedbirini almalı. Güvenliğini almalı. Her ne gerekiyorsa, detayına kadar yapmalı. Ondan sonra tevekkül etmeli. Kısacası ahmakça, salakça, akılsızca davranmamalı.

Müslüman, bilgili, bilinçli, uyanık, dikkatli olmalı. Hak ve hakikat ile yaşamalı. Bilgiyi yaşantısı ile birleştirmeli. Bugün bilgiden, bilinçten ve duyarlılıktan uzak olan binlerce kişi boş yere, kaza ile bela ile gitmektedir. Hem de kul hakkına girerek gitmektedir. İlke, kural, kaide, esas, adap tanımadığı için, başkalarına da zarar vererek, göçmektedir. Bu günahtır. Günahı terk etmeli. Pişmanlık duyup, hakta kalmalı. Pişmanlık duyup, hak ile yaşamalı. Bir daha yanlış, hata, kusur yapmamaya çalışmalı. Kul hakkı ile göçmemeli. Yanlış yapmamaya pişman olup, tövbe etmeli.

İnsanlara, varlıklara, hayvanlara sahip çıkmalı. Hastalandığında, darda olduğunda yardıma, ziyarete gitmeli. Öldüğünde, cenazesine katılmalı. Zor duruma düştüğünde yardımına koşmalı. Her güç durumda yardım etmeli. Uyarmalı. Gerektiğinde tebrik etmeli. Teselli etmeli. İnsanlık görevini yapmalı.

Affetmeyi, bağışlamayı becermeli. Allah’a iman edip, emir ve yasaklarına eksiksiz uymalı. Sürekli sevap alıcı işler, görevler, ödevler yapmalı. Amel defterinin kapanmaması için ne gerekiyorsa, yapmalı. Dünyada huzurlu, mutlu olmaya çalışmalı. Dünyada iken ahireti hazırlamalı. Kolay, rahat olacak işler yapmalı. Cennet yoluna girmeli. Cehennem yolunda yaşamamalı. Cehennem yoluna girmemeli. Hak ve hakikati, ilmi, irfanı, dini, imanı öğretmeli. Helal kazanç içinde olmalı. Helal kazanıp, helal harcamalı. Allah’ı bilip, O’nun emri ile yaşamalı. Allah’tan uzak kalmamalı. Rabbimiz ile birlikte olmalı. Cehennem ateşinden korunmayı öğrenmeli. Cehenneme götürücü eylemleri öğrenmeli. Günahın küçüğünü de işlememeli. Günah işlememeli. Günahlar, sevapları siler, yok eder. Herkesin onuruna saygı duymalı. Sevgisiz, saygısız olmamalı.

Cennete ve cehenneme götüren yolları öğrenmeli. Haram, günah içine düşmemeli. Düşersek, pişman olarak hemen çıkmalı. İlimle, irfanla, bilimle, sanatla, meslekle, onurla, hak ve hakikat ile yaşamalı. Milli, manevi, dini, ilmi değerlere bağlı yaşamalı. Görgü kurallarını bilip, yaşamalı. Kaba saba olmamalı. Hak ile halk ile kaynaşarak, barış içinde yaşamalı. Barışı sağlamalı.

Akraba, dost, arkadaş, komşu, millet, halk, insanlar, hayvanlar, doğa ile barışık yaşamalı. Küs, dargın, kötü olmamalı. Dilimizi en güzel şekilde, anlamlı, açık, net, iyi, incitmeyen şekilde kullanmalı. Dilini doğru kullanmayandan, pek bir değer, önem, sevgi, saygı, anlayış, güzellik, iyilik, yararlılık çıkmaz. Barışı da bozar. İşlerini çıkmaza sokar.

İyi insan olmak, ancak ilmi, irfanı, dini yaşamakla olur. Bunu mutlaka ama muhakkak başarmalıyız. Birey, aile, toplum, devlet olarak, insanlık olarak, muhakkak başarmalıyız. İnsanlar bunu başaramadığından, beşeri ve doğal afetleri dünyada yaşamaktadır. Bunun devamı da cehennem olmaktadır.

Akıllı olmalıyız. Hiçbir varlığa zarar vermemeliyiz. Bugün, iklim değişikliği, doğaya, dünyaya, evrene verdiğimiz zarardan kaynaklanmaktadır. Bu gidişle, dünya belki de yaşanılmaz olacak. Hayat bitecek. İnsanlar başka gezegenlerde yaşama çalışması yapmaktadır. Yine aklını doğru kullanamamaktadır. Başka gezegenlerde yaşama çalışması yapacağına, bu dünyada insan gibi yaşamayı becerse, daha yararlı olur.

 Biz dünyanın varlıklarıyız. Başka dünyada rahat, huzur, mutluluk bulamayız. Aklı doğru kullanırsak, hiçbir zarar görmeden, iki dünyada yaşamayı sürdürürüz. Aksi halde iki âlemde de perişan, rezil, felaket görürüz, Allah cc. Korusun. Herkes aklını başına almalı.