İzmir

İZBETON AŞ'ye yönelik 'asfalt kaplama ve yol, inşaat yenileme işi' davasında tanıklar dinlendi

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZBETON AŞ'ye yönelik yürütülen asfalt kaplama ve yol yenileme işi soruşturması kapsamında açılan davada 44 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi.

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZBETON AŞ'ye yönelik yürütülen asfalt kaplama ve yol yenileme işi soruşturması kapsamında açılan davada 44 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Temmuz 2025 tarihinde İZBETON AŞ bünyesindeki taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. İhaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma ile nitelikli dolandırıcılık suçlamalarıyla 157 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da bulunduğu 139 kişi yakalandı, sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yürütülen hukuki süreç sonunda iş makinesi kiralama, asfalt kaplama işlemleri ve kooperatif yolsuzlukları iddialarını içeren üç ayrı iddianame hazırlanarak ilgili mahkemelerce kabul edildi. 'Asfalt kaplaması, yol ve inşaat bakım onarım ve yenileme işlerindeki' yolsuzluk soruşturması sonunda ise 'ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırmak' suçlarından aralarında eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da bulunduğu 44 şüpheli hakkında 3 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan ikinci iddianame, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 3. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmaya, farklı bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

Celsede söz alan engelli kadrosu çalışanı E.A, parke sevkiyatı bölümünde görev yaptığını ve işsiz kalma korkusuyla amirlerinin verdiği talimatları yerine getirdiğini belirterek, 'İşimi yapmaya devam ettim. Talep edilen malzemeye göre irsaliye düzenlenir. Önce üretime sonra muhasebeye gönderilir. Ardından hakediş hazırlanır. Gizli yaptığımız bir iş yok. Bunları yaparken de amirlerimin talimatıyla yaptım. Ben ve arkadaşlarımın bir sorumluluğu kesinlikle yok' dedi.

Mobbing ve baskı iddiaları

Tanık sıfatıyla dinlenen kantar görevlisi O.B, alana gelmeyen ve görmedikleri malzemelerin sevkiyatını yapmaları için kendilerine baskı kurulduğunu ifade etti. Bu yasa dışı talebi kabul etmediği için iş yerinde mobbinge maruz kaldığını savunan O.B, 'Beni çöpçü yapmak istediler, kabul etmedim, emekliye ayrıldım' diye konuştu.

Diğer bir kantar personeli olan S.K. de benzer iddialarda bulunarak yaşananları mahkeme heyetine aktardı. Araçların alana gelmediği durumlarda kendilerinden irsaliye kesilmesinin istendiğini anlatan S.K, 'Araçların gelmediği esnada görmediğim sevkiyatlara irsaliye kesilmem istenmişti. Olayla ilgili T.Ö.'ye bunu yapmayacağımı söyledim ve yapmadım. Bazı arkadaşlarımız işten kovulma korkusuyla itiraz etmediler' ifadelerini kullandı.

Dosya bilirkişiye gidiyor

Duruşmada söz alan diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları reddederek beraatlerini talep etti. Cumhuriyet savcısının adli kontrol tedbirlerinin devamı yönünde mütalaa vermesinin ardından mahkeme ara kararını açıkladı. Heyet, dosyada keşif yapılmasına ve ardından hazırlanacak raporun emekli bir Sayıştay denetçisine gönderilerek bilirkişi raporu alınmasına hükmetti. Sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasına karar veren heyet, adli kontrol şartlarının devamına ve yeni tanıkların dinlenmesine hükmederek duruşmayı 24 Haziran'a erteledi.