banner468
MAGAZİN Haberleri
Eda Kurt evdeki eski kıyafetleri yenilemek için 5 ipucu verdi
Eda Kurt evdeki eski kıyafetleri yenilemek için 5 ipucu verdi
17 Kasım 2020, 12:38
Kış sezonu yaklaşıyor. Giyim dolaplarında eski kıyafetler yerini yenilerine bırakıyor. Ancak tasarruf yapmak da mümkün. Eda Kurt, eski ayakkabı, kazak gibi giyim ürünlerini birkaç dokunuşla yenilemeye dair ipuçları verdi.Kış aylarına adım adım yaklaştığımız bu günlerde özellikle kadınlar, gardroplarındaki kışlık kıyafetleri elden geçirerek eksiklerini tamamlamaya başladı. Ancak korona salgını devam ederken alışveriş yapmak için fiziki mağazaları dolaşmak hala riskli. Bu süreçte kurtarıcı olan online alıverişe ise beden uyumsuzluğu ve iade gereksiniminin doğması gibi ihtimaller nedeniyle zaman zaman mesafeli yaklaşılabiliyor. İkilemler devam ederken gözler, yeniden değerlendirilebilecek eski kıyafetlere çevriliyor.Moda tutkunlarının sosyal medyada yakından takip ettiği Influencer Eda Kurt, evdeki eski kıyafetleri yenilemek için 5 ipucu verdi.“Uzun kazaklar elbise, boğazlılar bandana adayı”Kazakların ufak dokunuşlarla kolayca yenilenebileceğini söyleyen Eda Kurt, “Kazaklar, diğer parçalara oranla daha çabuk eskir. Ancak şekillerini değiştirerek veya kimi parçalarını aksesuar olarak değerlendirerek ömürlerini uzatmak mümkün. Örneğin uzun kazaklar, bellerine birer lastik dikilerek uzun çizmelerle kullanabileceğiniz kışlık elbiselere dönüşebilirler. Boğazlı kazaklar ise eğer bol kesime sahiplerse sıcacık birer bandana adayı. Boğazı birleşim yerinden keserek kenarlarını çözülmemeleri için hafifçe dikmeniz yeterli. Hatta dilerseniz, kollarını postallarınızın içine giyerek tozluk olarak da kullanabilirsiniz.” dedi.“Eski ayakkabıların kurtarıcısı zımbalar”Metal zımbaların ayakkabılar için en etkili yama yöntemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kurt, özellikle deri botları onarmanın mümkün olduğunu ifade etti. Kurt, “Kış aylarında, özellikle de yağışlı günlerde tercih ettiğimiz botlar, eğer kombinlerimize sık sık eşlik ediyorlarsa bir iki sezon sonra yıpranabiliyorlar. Onlardan hemen vazgeçmek yerine, hala moda olan metal zımbalarla yenileme yoluna gidebiliriz. Kolayca bulabileceğiniz ayakkabıya uygun yapıştırıcılar ile botlarınızın boğaz ve burun kısımlarına ve hatta gerekirse kenarlarına metal zımbalar yapıştırarak yıpranan kısımları gizleyebilirsiniz. Böylece botlarınıza parıltılı bir hareketlilik kazandırarak günlük kombinlerinizi daha şık hale getirebilirsiniz” diye konuştu.“Yamalarla hırkalara renk katın”Hırkaları yenilemek ve tarzlarını değiştirmek için farklı kumaşlarla birleştirme yönteminin tercih edilebileceğini belirten Kurt, “Serin kış günlerinde en çok giydiğimiz parçalardan bir diğeri de hırkalar. İlk yıpranan kısımları ise dirsekler. Kesimi ister bol ister dar olsun, dirsek yapamaları ile çok sevdiğimiz hırkalarımızı geri kazanmak mümkün. Bunu yaparken farklı kumaşlardan yararlanabilirsiniz. Eğer düz renk bir hırkanız varsa dirseklerine çiçek desenli kumaşlar dikebilir, desenli bir hırkanız varsa deri materyallerden faydalanabilirsiniz.” ifadelerini kullandı.“Pantolonları işlemelerle renklendirin”Eda Kurt, pantolonlarda işleme modasının da hala devam ettiğini hatırlatarak “Yaz aylarında daha çok kot şortlarda gördüğümüz işlemeler, kışın da kot pantolonlarınıza renk katmak için birebir. Üstelik ufak aşınmaları gizlemenin de en etkili yollarından biri. Ceplere, bacağın üst kısımlarına ve paçalara uygulayabileceğiniz bu yöntem için nakış iplikleri kullanabililir, yaprak ve çiçek gibi motifleri kolayca yapabilirsiniz. Motifleri kendiniz yapmak istemezseniz desenli hazır şeritler kullanabilir, cep kenarlarına, pantolonun yan dikişlerine veya paçalara bu şeritleri dikebilirsiniz” dedi.“Taytları bol pantolonlarla birlikte kullanın”Kadınların favori parçalarından olan taytların, eskidiklerinde sadece evde giyilmeye başlandığına da değinen Kurt, “Taytlar kadınlar için hem çok rahat hem de birbirinden farklı tarzlarda kombinler yapmaya imkan veren harika parçalardan biri. Ancak eskidiklerinde pürüzlenmeye başladıkları için birer ev kıyafetine dönüşüyorlar. Oysa kışın bizi soğuklardan koruyacak gizli yardımcımız olabilirler. Özellikle yaz aylarında giydiğiniz ince kumaşlı pantolonları kışın da kombinlerinizde kullanmak istiyorsanız, eski taylarınızı bu pantolonların altına giyebilirsiniz. Böylece hem kendinizi sıcak tutabilir hem de kimi yazlık parçaları yeniden değerlendirebilirsiniz” şeklinde konuştu.Pek çok ödülü varTemizlikyolda ile şu anda Suudi Arabistan başta olmak üzere Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail gibi birçok ülkeye SaaS teknolojisi ihraç eden başarılı girişimci Eda Kurt, profesyonel yaşamında pek çok ödülün de sahibi. 2014 yılında Temizlikyolda.com ile Webrazzi Ödülleri’nde Yılın Girişimi ödülünü alan Eda Kurt, 2015 yılında Startup 100’e girdi. Silikon Vadisi’nde pek çok teknoloji şirketinin kurucularıyla bir araya gelen genç girişimci, bugün 41 yatırımcısı ile Türkiye Startup ekosisteminin gıpta edilen isimleri arasında yer alıyor. Bu yatırımcılar arasında Temizlikyolda’nın %10 hissesini satın alan Yemeksepeti kurucusu Nevzat Aydın da bulunuyor.
VakıfBank’ın Gözde Kırdar belgeseline ABD’den iki ödül
VakıfBank’ın Gözde Kırdar belgeseline ABD’den iki ödül
16 Kasım 2020, 16:14
VakıfBank Spor Kulübü’nün efsane Kaptanı Gözde Kırdar için hazırladığı ’Gözde The Fighter’ isimli belgeseli, IMDb Qualifier New York Uluslararası Film Ödülleri ve Oniros Film Ödülleri’nde ’En İyi Spor Filmi’ seçildi. Belgesel, Venice Shorts Film Festivali ve Montreal Bağımsız Film Festivali’nde de adaylar arasında yer alıyor.VakıfBank Spor Kulübü’nün altyapısından yetişen ve aralıksız 19 yıl boyunca sarı-siyahlı formayı giyen Gözde Kırdar’ın voleybol kariyerini noktalaması vesilesiyle hazırladığı ’Gözde The Fighter’ belgeseli ABD’de iki ödül birden kazandı. ’Gözde The Fighter’, IMDb Qualifier New York Uluslararası Film Ödülleri ve Oniros Film Ödülleri’nde ’En İyi Spor Filmi’ kategorisinde ödüle değer görüldü.New York’ta izleyici karşısındaManhattan/New York’ta düzenlenen IMDb Qualifier New York Uluslararası Film Ödülleri (NYIFA) özel jürisi, farklı kategorilerde yarışan filmleri değerlendirerek kazananı belirliyor. ’En İyi Spor Filmi’ kategorisinde ödülünün sahibi olan Gözde Kırdar belgeseli, Times Meydanı’ndaki Producer’s Club’ta halka açık gösterimde izleyiciyle buluşacak.İki film festivalinde de adaylar arasında’Gözde The Fighter’ belgeseli bir diğer ’En İyi Spor Filmi’ ödülünü ise Oniros Film Ödülleri’nde aldı. New York’ta her üç ayda bir düzenlenen Oniros Film Ödülleri’nde jüri tarafından bu ödüle değer görülen belgesel, Venice Shorts Film Festivali ve Montreal Bağımsız Film Festivali’nde de adaylar arasında bulunuyor.Yakınları ve arkadaşları anlatıyorHazırlık ve çekimleri 2 yıla yayınlan belgesel, İstanbul ve Kütahya’da 12 kişilik bir ekip tarafından Türk spor belgeselleri arasına kazandırıldı. Binlerce dakikalık kayıttan elde edilen 25 dakikalık belgeselde Efsane Kaptan Gözde Kırdar’ı Yılmaz Kırdar (babası), Asiye Kırdar (annesi), Özge Kırdar (kardeşi), Fatih Kırdar (abisi), Mine Kırdar (yengesi), Alessandro Bracceschi (eşi), Giovanni Guidetti, Ferhat Köseoğlu, Sabri Kıhri, Kemal Abdik, Sabri Erdoğan, Tayfun Özeren, Neslihan Demir Güler, İpek Soroğlu, Milena Rasic, Pelin Falay, Kübra Akman, Gizem Örge, Serra Soylu Koşar, Cansu Özbay, Bahar Toksoy Guidetti, Naz Aydemir Akyol, Melis Gürkaynak, Zehra Güneş ve Can Dehrioğlu anlattı.Kırdar’ın 2 numaralı forması emekli edildiBelgeselin Türkiye’deki ilk gösterimi 4 Kasım 2019’da yapılan Gözde Kırdar’ın, 19 yılda 20 kupa kazandığı iki numaralı forması da emekli edilerek kulübün ana salonuna asıldı.
Sinoplu Bergen’den vefa örneği
Sinoplu Bergen’den vefa örneği
14 Kasım 2020, 12:24
’Acıların kadını’ merhum şarkıcı Bergen’in Sinoplu hayranı Bergen Turan Baş, Bergen’in Mersin’de bulunan kabrine giderek dua etti.Sinop’ta Orhan Turan Baş, ’acıların kadını’ Bergen’in çok koyu hayranı olunca 1989 yılında doğan kızına hiç düşünmeden onun ismini vermiş. Ancak 14 Ağustos 1989 tarihinde sanatçı Bergen’in ölüm haberini alan baba Orhan Turan büyük üzüntü yaşamış. Aynı zamanda ağır hastalıkla savaşan Baba Orhan Turan, 03 Aralık 1990 tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş.Yıllar geçmiş ve minik Bergen büyümüş, 24 Ekim 2020 tarihinde hayatını Sezer Baş ile birleştirmiş. Bergen eşinin düğün salonunda yaptığı sürprizle adeta şok yaşamış. Sezer Baş çok sevdiği eşiyle ilk dans müziğini organize ederek Bergen’in en popüler şarkısını çaldırmış. Tüm düğün salonu gözyaşlarına boğulurken Bergen ise hem çok duygulanmış hem de çok mutlu olmuş.Yıllardır babasının en sevdiği sanatçının adını taşıyan Bergen vefa örneği göstererek balayında Mersin Şehir Mezarlığı’ndaki Bergen’in kabrine giderek dua etti. Bergen Baş konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "1989 yılında ben doğunca babam bana çok sevdiği Bergen’in adını koymuş. Babam 1990 yılında vefat etmiş. Ailem babamın Bergen’i çok sevdiğini sık sık anlatırdı. Ben Bergen’in mezarını ziyaret etmeyi çok istiyordum. Çok şükür nasip oldu. 31 yıl sonra balayımda Bergen’in mezarını ziyaret ettim. Bergen’in ailesiyle tanıştım, hepsi bizi çok güzel karşıladı. Onlar da bu adı taşıdığım için çok mutlu olduklarını söylediler. Bergen anısına düzenlenen ödül törenleri oluyormuş. Beni de oraya davet ettiler" dedi.
Survivor yarışlarına yerli rakip
Survivor yarışlarına yerli rakip
12 Kasım 2020, 13:34
Atatürk Barajı’ndaki Eşek Adası’nda düzenlenen İrade Oyunları, Dominik Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen Survivor yarışlarına rakip oldu. Survivor yarışlarına benzeyen İrade Oyunları’nda da yarışmacılar doğa koşullarıyla büyük bir mücadele veriyorDominik Cumhuriyeti’nde çekimleri yapılarak özel bir televizyon kanalında yayınlanan Survivor Yarışları’na yerli bir rakip geldi. Atatürk Barajında bulunan ve Eşek Adası olarak bilinen 350 dönümlük adada 8 sporcu, survivor yarışlarının benzeri bir konsept ile doğa koşullarıyla kıyasıya mücadele veriyor. Daha önce Adıyaman’da düzenlenen İrade Oyunlarının finalistleri ise Eşek Adası’nda yarıştı. Adaya gelen 8 yarışmacı, bir taraftan oyunda rakipleriyle diğer taraftan zorlu doğa koşullarıyla mücadele ediyor. Kendi çadırlarını kendileri kuran, kendi sallarını yapan, yemeklerini doğadan elde etmeye çalışan yarışmacılar, düzenlenen yarışmalarda da oldukça zorlanıyor. Yaklaşık 20 günden beri adada yaşam mücadelesi veren sporculardan 5’i zorlu koşullara dayanamayarak elendi. Üç yarışmacının şuan mücadele ettiği adadan şampiyon olan yarışmacı 5 bin TL’lik büyük ödülün sahibi olacak. Yarışmanın yapıldığı adaya geçtiğimiz günlerde Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar beraberinde Gençlik ve Spor İl Müdürü Fikret Keleş ile ziyaret ederek İrade Oyunları ile ilgili bilgi almıştı.İrade Oyunlarının Organizatör Kenan Doğan, iki yıllık projelerini hayata geçirdiklerini dile getirerek, “İrade oyunları iki yıl önceki projemizdi. Birkaç arkadaşla planladık ve projelendirerek hayata geçirdik. Biraz yüksek maliyet isteyen projeydi. Korona virüs sebebiyle insanlar sürekli köylerine dönmeye başladılar. İzole bir ortamda yaşamaya başladılar. Bizde bunu bir fırsat bilerek adayı değerlendirelim dedik. Daha öncesinde küçük bir yarışma yaparak yarışmacıları belirledik, buraya getirdik. Yaklaşık 20 gündür burada yarıştalar, hayat mücadelesi veriyorlar” dedi.Yarışmacılar ise, teknolojiden uzak, doğa ile iç içe bir yaşam sürdüklerini ancak, yiyecek konusunda sıkıntı yaşadıklarını ifade etti.
Bu otomobil 50 yaşında, fiyatı ev değerinde
Bu otomobil 50 yaşında, fiyatı ev değerinde
12 Kasım 2020, 10:56
Elazığ’da klasik araba tutkunu Halis Yüksel,1970 model olan gözü gibi baktığı “Chevrolet” marka otomobiline 350 bin TL verilmesine rağmen satmadı.Kentte esnaflık yapan Halis Yüksel, 2015 yılında İstanbul’dan 22 bin 500 dolara 1970 model “Chevrolet” marka klasik bir otomobil aldı. Sadece hafta sonları otomobili ile gezen ve 8 aydır da garajda bekleten Yüksel’in aracına 350 bin TL verdiler ama satmadı. Aracını 400 bin TL’nin altında satmayacağını aktaran Yüksel, özenli bakımını yaptığını aktardı.Arabanın teknik özellikleri hakkında bilgi veren Halis Yüksel, “Bu arabayı, 2015 yılının Ocak ayında aldım. 22 bin 500 dolara aldım ama kur böyle değildi, 2,8 liraydı. O zamandan beri araba ben de, çok büyük bir masrafı olmadı. Sadece kaportasında ve boyasında eksik gördüğümüz yerlerinde restorasyon oldu. Genelde hafta sonları ya da güzel gezme havası olduğu zaman arabayı çıkarıp kullanıyoruz. Onun dışında genelde hep garajda. Arabanın her şeyi orijinal değişen bir parçası yok. 1970 yılındaki Chevrolet, 236 inc motor L6, 6 silindir otomatik 3 şanzıman modeli” dedi.“Arabaya taleplerin çoğu, batıdan geliyor”Aracına arsa takası ve villa tekliflerinin geldiğini ancak onu satmadığını dile getiren Yüksel, “Şehir içi trafiğinde düşük hızla giderken özellikle fotoğraf çekmeye çalışan, park halindeyken fotoğrafını çekenler oluyor. Bunları sosyal medyada paylaşıyorlar, biz de görünce hoşumuza gidiyor. Bugüne kadar araba, 300 ile 350 bin TL arasında fiyatlar gördü. Bizim aklımızdaki fiyat ise 400 bin TL ve bu fiyat gelirse büyük ihtimalle satabiliriz. Arabaya taleplerin çoğu, batıdan geliyor. Özellikle Ege bölgesinde İzmir, Balıkesir ya da Marmara bölgesinden İstanbul’dan arsa takası, villa ve yatırımlık yerler çok geliyor” diye konuştu.“Bakımlarını yaptıktan sonra hiçbir problem yaşamazsınız”Arabasını 8 aydır ilk kez garajdan çıkardığını belirten Yüksel, “Pandemi dönemi ve sıkıntılı zamanlar olduğu için arabayı garajdan çıkarmadım. Gördüğünüz gibi tek marşta hiç problem olmadan direkt çalıştı. Arabayı ilk alıp Elazığ’a getireceğim zaman çekici ile mi getirelim diye aile arasında istişarede bulunduk. Sonra dedim ki, İstanbul’dan Ankara’ya otobandan giderim, bir sıkıntı çıkarsa çekici çağırırım. Arabaya binip 100 kilometre gittikten sonra araba daha farklı güven vermeye başladı. Yolda gidişi ve verdiği haz çok güzeldi. O dönem 45 yaşındaydı ve o yaştaki bir araba gibi değildi çok ayrı bir his ve sürüş tadı vardı. İstanbul’dan Elazığ’a sadece yakıt için durduk. Biz bununla Doğu ve Karadeniz bölgelerine gezilere gittik, bakımlarını yaptıktan sonra hiçbir problem yaşamazsınız” şeklinde konuştu.
Ünlü isimler Güven Kıraç ve Erkan Can’dan "Açık Hava Araç Müzesi"ne ziyaret
Ünlü isimler Güven Kıraç ve Erkan Can’dan "Açık Hava Araç Müzesi"ne ziyaret
11 Kasım 2020, 12:19
Ünlü oyuncular Güven Kıraç ve Erkan Can, Karabük Üniversitesinde açılan Türkiye’nin ilk ve tek "Araç Müzesi"ni ziyaret etti."Erkan Can ve Güven Kıraç Karavanda" programının çekimleri için Karabük’ün Safranbolu ilçesine gelen iki ünlü isim, KBÜ kampüsünde uçak, tren, klasik otomobil, kamyon, otobüs, motosiklet ve traktörlerin yer aldığı "Açık Hava Araç Müzesi"ni ziyaret ederek, hem müze hem de okul hakkında bilgi aldı.Erkan Can ve Güven Kıraç, "Burada bulunan araçların hepsinin bir hikayesi olduğunu biliyoruz. Bu araçların korunması güzel. Geleceği taşınması lazım. Gençlerimiz bu araçları tanısın. Burada görüyorum ki, gençlerimiz burayı ziyaret ediyor. Türkiye’de birçok müze var. Ancak onlar başka segmentte. Buradaki araçların hepsinin bir hikayesinin olması burayı diğer müzelerden ayıran bir özellik. Açık havada olması da çok şık. Belki yaşayan sahipleri vardır. Kendileri de gelip ziyaret ediyorlardır. Uçak var, tren var. Kıymetli şeyler. Kolleksiyonerlik önemli bir şey, müzecilik önemli. Kampüste bir hareket var. Bu heykeller ve araçlar kampüse bir hareket kazandırmış. Güzel bir çalışma olmuş" dedi.KBÜ Prof. Dr. Refik Polat da "Karavanda ekibini üniversitemizde görmekten mutluluk duyduk. Müze ile ilgili yaptığımız çalışmanın amacına ulaştığını gözlemliyoruz. Karabük ve Karabük dışından ziyaretçiler, gençlerimiz, çocuklarımız gelerek müzeyi geziyor. Eski nostaljik araçları, eski oyunları bu alanda görüyorlar. Bizim hedefimiz de zaten buydu. Üniversite ile halkın birleşmesi anlamında da önemli ve güzel bir çalışma oldu. Halkımızla kampüsün güzelliklerini paylaşıyoruz. Sizlerin de ziyaretinizden dolayı memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.Nostaljik araçlara ilgi duyan Güven Kıraç ve Erkan Can, Açık Hava Araç Müzesi’ndeki araçları tek tek gezerek inceledi.

site sağ üst köşeye bayrak ekle