Müminler birlik beraberlik içinde güçlü olmalı

Ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider.

Abone Ol

Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”

Hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun.”

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in bizlere öğrettiği değerlerden biri de kardeşliktir. Bu kardeşlik, farklı dilleri, farklı renkleri aynı inanç ve aynı idealler etrafında buluşturan iman kardeşliğidir. Bu kardeşliğin temelinde Yüce Allah’a kul, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’e ümmet olma bilinci vardır. Bu kardeşlikte bir olma, biz olma, güçlü olma gayreti vardır; sen ben davası gütmek, üstünlük yarışına girmek yoktur. Bu kardeşlikte birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmek vardır, parçalanıp dağılmak yoktur. Bu kardeşlikte muhabbet, merhamet, paylaşma ve yardımlaşma gibi güzel hasletler vardır; kin, nefret, şiddet ve düşmanlık yoktur.

Gücünü imandan alan bu kardeşlik anlayışı, asırlardır bizi millet olarak bir arada tutmuştur. “Eğer inanıyorsanız üstün gelecek olan sizlersiniz,” ayetine gönülden iman eden şanlı ecdadımız; Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de işte bu kardeşlik bağı ile üstün gelmiştir. Nice şehit kanıyla sulanan bu topraklar, İstiklal Harbi’nde bu kardeşlik ruhu ile kıyamete kadar bize vatan olmuştur.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” İlhamını bu ayetten alan milletimiz, asırlar boyu İslam’ın sancaktarlığını yapmış, insanlığa hizmet etmiştir. Her daim mazlumun yanında yer almış, hakkı tutup kaldırmanın, dünyaya adaleti ve iyiliği yaymanın gayretinde olmuştur. Bu gayreti devam ettirdiğimiz sürece Allah (c.c) bizi de yardımsız ve kimsesiz bırakmayacaktır.

“Müminler ancak kardeştirler,” ayetine sımsıkı sarılan ecdadımız, bütün zorlukları birlikte omuz omuza aşmıştır. Onlar canlarından geçmiş, bir karış topraktan vazgeçmemiş, mabetlerimize namahrem eli değdirtmemiştir. Bu birlik ve beraberlik anlayışını yaşattığımız müddetçe cennet yurdumuzda ezanlar dinmeyecek, şanlı bayrağımız yere düşmeyecektir.

Peygamberimiz (s.a.s)’den öğrendiğimiz, geçmişlerimizden miras aldığımız kardeşlik ruhunu zedeleyecek her türlü söz ve davranıştan kaçınalım. Aynı inanca, aynı tarihe, aynı ideallere sahip bir millet olarak, farklılıklarımızı zenginlik vesilesi sayalım. İstiklal ve istikbalimiz için geçmişine ve değerlerine sımsıkı bağlı, ahlak ve bilgiyle donanımlı nesiller yetiştirmenin gayretinde olalım. Bizi biz yapan milli ve manevi değerlerimize sahip çıkalım.

Bu vesileyle; üzerinde yaşadığımız bu toprakları canlarıyla bize emanet eden aziz şehitlerimizi, ahirete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Hayatta olan gazilerimize Yüce Rabbimizden sağlık ve huzur diliyoruz. Cenâb-ı Hak, birlik ve beraberliğimizi daim, devletimizi ve milletimizi payidar eylesin.

Hafta içinde yüreklerimizi dağlayan, hepimizi derin bir üzüntüye sevk eden, elem verici hadiseler yaşadık. Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Yüce Rabbimizden; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Cenâb-ı Hak, anne-babalarına ve yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin. Milletimizin başı sağ olsun.

Bugünler, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir”[1] buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir.

Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim.

Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır. Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır. Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım.

Yüce Rabbimizden; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere her birimiz için dünya ve ahiret huzuru niyaz ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.

Alemlerin rabbi olan hak din İslam’ı yaşam tarzı edininiz ki, zarar-ziyan görmeyesiniz. Allah’a kul olasınız. İnsanlığa insan gibi davranasınız. İslam dinini anlayıp, kavramayanlar, zalim oluyorlar! İnsanları mahvediyorlar. Dünyayı yaşanmaz yapıyorlar. Hemen her dönemde dünyada 40 kadar çatışma, savaş olmaktadır. Bazı savaşlar uzun sürmektedir.

Bugün 23.04.2026 günüdür. Rusya’nın Ukrayna’ya savaşı 24 şubat 2022 gününden beri şiddetli şekilde sürdürülmektedir. Yaklaşık 2 milyon insan öldü. Ölenler daha çok sivil, çocuk, kadın insanlardır. Zira Rusya daha çok Ukrayna’nın kentlerini füzelerle, insansız hava araçları ile vurmaktadır. Rusya’nın amacı; yayılmacılıktır. Toprak almaktır. Oysa 142 milyon nüfusu ile 17 milyon km2 toprağa sahiptir. Ama zalim şiddet göstermeden duramaz.

İsrail 07 ekim 2023 gününden beri Filistinlilere, Gazze’ye saldırmaktadır. Taş üstüne taş bırakmadı. Bunun yanında Ortadoğu’da, körfez ülkelerinden 7 ülkeye sürekli saldırıyor. Amerikan desteği, silahları kullanıyor. Amerikan başkanı Trump 80 yaşında olup, tutarsız, ölçüsüz, dengesiz, ne dediğini bilmeyen tiptedir. Bundan önceki de 80 yaşında olup, bunaktı. Amerikan başkanlarının hemen hepsi zalimdir. İşgalcidir. Siyonist Yahudi yanlısıdır. Emperyalisttir. Katliamcıdır. 9 milyonluk Siyonist İsrail, Amerika’yı kendi kötü emelleri için her zaman kullanıyor. Dünyada peşlerinden koşuyor.

İsrail’in kışkırtması ve ikna etmesi ile Amerika ile İsrail birleşerek, İran’a 28 Şubat 2026 günü

Saldırdılar. Füzeli saldırılar, uçaklarla saldırılar, bombalamalar 40 gün aralıksız sürdü. İran’ın hava savunma silahları olmadığından, 50- 100- 200 savaş uçağı rahatça, serbestçe İran’ı defalarca vurdu. Şu anda antlaşma yapmaya çalışıyorlar. İran’da İsrail’i ve Körfez ülkelerinde olan Amerikan askeri üstlerini ve diğer donanımı vurdu.

2025 yılı Haziran ayında da 12 gün Amerikan katliamcısı, İsrail soykırımcısı İran’ı vurmuştu. Zalim dünyada rahat yaşayabilmek için hem birlik berberlik içinde olmalı. Hem askeri yönden, ekonomi yönüyle sağlam olmalı. Yoksa ezilir, gidersin!