Sağlık

Prof. Dr. İrfan Koca: 'Bel fıtığı artık gençlerin de sorunu'

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda genç yaş grubunda bel fıtığı (lomber disk hernisi) vakalarında dikkat çekici bir artış yaşandığını belirterek, değişen yaşam alışkanlıklarının omurga sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.

Abone Ol

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda genç yaş grubunda bel fıtığı (lomber disk hernisi) vakalarında dikkat çekici bir artış yaşandığını belirterek, değişen yaşam alışkanlıklarının omurga sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.

Geçmişte daha çok orta ve ileri yaşlarda görülen bel fıtığı, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, kilo artışı ve uzun süreli ekran kullanımı nedeniyle gençlerde de giderek daha sık görülüyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda genç yaş grubunda bel fıtığı (lomber disk hernisi) vakalarında dikkat çekici bir artış yaşandığını belirtti.

'Bel fıtığına artık gençlerde de daha sık rastlıyoruz'

Prof. Dr. Koca, 'Eskiden daha çok orta ve ileri yaşlarda gördüğümüz bel fıtığına artık gençlerde de daha sık rastlıyoruz. Hareketsiz yaşam, uzun süre bilgisayar ve telefon kullanımı, düzenli egzersiz eksikliği ve obezite sıklığındaki artış bu değişimin en önemli nedenleri arasında yer alıyor' dedi.

'Hareketsiz yaşam ve kas güçsüzlüğü riski artırıyor'

Günümüzde gençlerin eğitim ve sosyal yaşam nedeniyle günün büyük bölümünü oturarak geçirdiğini belirten Koca, bunun omurgaya binen yükü artırdığını ifade etti. Koca, 'Omurga hareket etmek üzere tasarlanmış bir yapıdır. Uzun süre oturmak, ders çalışmak veya ekran karşısında vakit geçirmek bel ve karın kaslarının zamanla zayıflamasına neden olabiliyor. Omurgayı destekleyen kasların güç kaybetmesiyle birlikte diskler üzerindeki yük artıyor ve bel fıtığı gelişme riski artıyor' ifadelerini kullandı.

'Fazla kilo omurgayı zorluyor'

Sağlıksız beslenme alışkanlıklarının da önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Koca, fazla kilonun özellikle bel bölgesine binen mekanik yükü artırdığını söyledi. Koca, 'Fast-food tarzı beslenme, yüksek kalorili gıdaların sık tüketimi ve fiziksel aktivite eksikliği kilo artışına yol açıyor. Artan vücut ağırlığı zamanla omurgada yıpranmayı hızlandırabiliyor' şeklinde konuştu.

'Her bel ağrısı bel fıtığı değildir'

Bel ağrısının tek başına bel fıtığı anlamına gelmediğini belirten Koca, ağrının bacağa yayılması, uyuşma, karıncalanma veya kuvvet kaybı gibi belirtilerin varlığında uzman değerlendirmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Gençlerde tedavi başarı oranı daha yüksek

Bel fıtığında ameliyatın her zaman ilk seçenek olmadığını vurgulayan Koca, özellikle genç hastalarda tedaviye alınan yanıtın genellikle daha iyi olduğunu söyleyerek, 'Uygun hastalarda fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, kişiye özel egzersiz programları, manuel terapi, nöral terapi, proloterapi ve robotik lazer gibi ameliyatsız tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Genç yaş grubunda doku iyileşme kapasitesinin daha yüksek olması nedeniyle tedaviye verilen yanıt da genellikle daha yüz güldürücü olmaktadır. Bu sayede hastaların önemli bir kısmı cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymadan günlük yaşamlarına dönebilmektedir' ifadelerine yer verdi.

'Omurga sağlığını korumak mümkün'

Prof. Dr. Koca, gençlerin omurga sağlığını korumak için düzenli egzersiz yapmaları, ideal kilolarını korumaları, uzun süre aynı pozisyonda oturmaktan kaçınmaları ve günlük yaşamda hareketliliği artırmaları gerektiğini belirtti. Koca, 'Genç yaşlarda kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıkları, ilerleyen yıllarda omurga sağlığının korunmasında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle genç yaşta ortaya çıkan ve uzun süren bel ağrılarının ihmal edilmemesi gerekiyor' diye konuştu.